Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Tülay Hatimoğulları: 'Milyonlarca yurttaş serbest bırakılmalarını talep ediyor'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Yurttaşlar, seçilmişlerin, İmamoğlu'nun, Yüksekdağ'ın, Demirtaş'ın, Atalay'ın serbest bırakılmalarını talep ediyor" dedi.

Haber Giriş Tarihi: 14.04.2026 16:32
Haber Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 16:37
Kaynak: Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
Tülay Hatimoğulları: 'Milyonlarca yurttaş serbest bırakılmalarını talep ediyor'

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Bakanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. "Yurttaş, seçme ve seçilme hakkının korunmasını istiyor" diyerek iktidara seslenen Hatimoğulları, "Milyonlarca yurttaş, seçilmişlerin, Ekrem İmamoğlu'nun, Figen Yüksekdağ'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Can Atalay'ın haksız ve hukuksuz biçimde hapiste tutulduğuna inanıyor ve serbest bırakılmalarını talep ediyor" dedi.

Gülistan Doku çağrısı: "Ucu nerye dokunursa dokunsuz soruşturulmalı"

Hatimoğulları, konuşmasının başında, "Gülistan Doku'nun akıbeti 6 yıldır karanlıkta. Nihayet dün üstü örtülmüş bu soruşturma için bir soruşturma başlatıldı ve gözaltılar gerçekleştirildi. Gerçekler yıllardır karanlıktaydı, bu karanlığı kim yarattı? Ucu nerye dokunursa dokunsun soruşturulmalı, herkes hukuk önünde yargılanmalı. Aynı soruşturma Rojin Kabaiş için de yapılmalı" çağrısında bulundu.

"Savaşa hayır demeyi sürdüreceğiz"

ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan İran savaşına dair konuşan Hatimoğulları, "Hakkında idam kararı bulunan bütün muhalifler için bu kararlar kaldırılmalı, İran’daki siyasetçiler serbest bırakılmalıdır. Demokratik ve adil yönetimler dış müdahalelere karşı her zaman daha güçlü olur; aksi ise er ya da geç kırılmayı beraberinde getirir. Bizler DEM Parti olarak, ülkemizde olduğu gibi bölgede de halklar için barışı, eşit yurttaşlığı, demokrasiyi ve özgürlükleri haykırmaya devam edeceğiz. 'Savaşa hayır' demeyi sürdüreceğiz" dedi.

"Milyonlarca yurttaş seçilmişlerin göreve iadesini istiyor"

Gelişmelere dair günler süren toplantılar gerçekleştirdilerini hatırlatan Hatimoğulları, "Bir yandan ülkenin sorunlarına çözüm üretmek, bir yandan da barış sürecini başarıya ulaştırmak için var gücümüzle çalışma kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik" dedi. Hatimoğulları, şöyle devam etti:

"Milyonlarca Kürt ve dostları, bu ülkenin hak ve vicdan sahibi yurttaşları, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini istiyor. Milyonlarca yurttaş, seçilmişlerin, Ekrem İmamoğlu'nun, Figen Yüksekdağ'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Can Atalay'ın haksız ve hukuksuz biçimde hapiste tutulduğuna inanıyor ve serbest bırakılmalarını talep ediyor. Ülkenin tamamına yakını Türkiye'de demokrasinin kırıntısının kalmadığını söylüyor ve demokrasi istiyor. Ülkenin üçte ikisinden fazlası, yargının adil olmadığını, tamamen siyasi saiklerle karar verdiğini düşünüyor ve bağımsız yargı talep ediyor. Aleviler ise hâlâ çok güçlü bir asimilasyon politikasıyla karşı karşıya ve her yerde ötekileştiriliyor. Aleviler, inançlarının Kültür ve Turizm Bakanlığının kenar süsü olmasını değil; inançlarının kabulünü, cemevlerinin ibadethane sayılmasını ve en önemlisi eşit yurttaşlık hakkı temelinde haklarının ve varlıklarının tanınmasını istiyor. Yurttaş, seçme ve seçilme hakkının korunmasını istiyor. Seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine iade edilmesini istiyor."

"İktidarı meşru kılan, polis ve yargı gücü değildir"

Baskıların süreci olumsuz etkilediğini vurgulayan Hatimoğulları, "İktidara önerimdir, bu konularda sahici araştırmalar yapsınlar. Sonuçlarını kamuoyuyla paylaşırlar mı emin değilim. Bir iktidarı meşru kılan şey polis ve yargı gücü değildir, halkın sesine kulak vermesidir ve yurttaşın rızalığını almasıdır. Demokrasi herkes içindir diye yola koyulduk. Kim ne derse desin biz bu odaktan ayrılmayacağız. Biz demokratik cumhuriyete giden yolu ardına kadar temizlemek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.

1 Mayıs çağrısı

1 Mayıs'a da çağrı yapan Hatimoğulları, "1 Mayıs, milyonlarca emekçinin adalet çağrısıdır. Merdiven altı atölyelerde güvencesiz ve düşük ücretle çalışan, emeği görünmeyen kadınların sesini yükselttiği mücadele günüdür. Bu çağrı İstanbul'undur, Ankara'nın, İzmir'in, Amed'in, Van'ın, Batman'ındır. 1 Mayıs, dayanışma ve mücadele günüdür. 8 Mart'ın direnci ve Newroz'un ruhuyla 1 Mayıs'ta zafere bir adım daha yaklaşacağız. Zafer için bir adım atmak üzere Eş Genel Başkanlar olarak bizler, MYK üyelerimiz, vekillerimiz ve tüm örgütlerimizle 1 Mayıs alanlarında olacağız. Bütün ezilenleri, kendi sözüyle, kendi rengiyle, kendi bareti ve flamasıyla yan yana durduğu Taksim 1 Mayıs'ında buluşmaya davet ediyoruz. Son olarak iktidarı Taksim sendromundan kurtulmaya çağırıyoruz. 1 Mayıs'ı işçilere ve ezilenlere açmak toplumsal barış için büyük bir adımdır. Taksim 1 Mayıs'a açılmalıdır."

Kaynak:Evrensel

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.