BAOB (Bursa Akademik Odalar Birliği) bir araya gelen emek ve meslek örgütleri elektrik zamlarına tepki göstererek, ‘Elektrik değil faturası çarpıyor’ dedi.
Yapılan ortak açıklamayı Elektrik Mühendisler Odası Bursa Şube Başkanı Burak Özgen okudu.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) açıkladığı yeni elektrik tarifesiyle, bugün (4 Nisan 2026) geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 25 zam yapılmıştır diyen Özgen, “Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) hesaplamalarına göre, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standartlarını korumak için aylık 230 kWh enerji tüketeceği varsayılmaktadır. Günlük ortalaması 8 kWh'i geçmeyen bu tüketim için aile bütçesinden ayrılması gereken 595,8 TL, bu zamla birlikte 744,7 TL'ye yükselmiştir. Nisan 2026 itibarıyla oluşacak düşük tüketimli konut faturasının yalnızca yüzde 15,2'si enerji bedelinden oluşacaktır. Faturanın yüzde 74,8'ini ise dağıtım bedeli oluşturmaktadır. Fon ve vergilerin oranı ise yüzde 9,8'de kalmaktadır. Son tarife değişikliğiyle, zaten yüksek düzeyde olan dağıtım bedelinin payı artarak yüzde 75'e yaklaşmıştır. 2022 yılında 4 kişilik bir ailenin asgari tüketim faturasının toplamında yüzde 22 düzeyinde olan dağıtım bedelinin, Nisan 2026'da faturanın yüzde 74,8'ine ulaşması kabul edilemez” dedi.
1 Nisan 2021'de 230 kWh enerji tüketen 4 kişilik ailenin elektrik asgari faturası 183,4 TL iken aradan geçen 5 yıllık dönemin sonunda, 4 Nisan 2026 itibarıyla yüzde 306 artışla 744,7 TL'ye yükseldiğini vurgulayan Özgen, “Aradan geçen 5 yıllık süre içinde enerji maliyetleri daha kabul edilebilir düzeylerde artarken, dağıtım bedelinin katlanarak faturayı yuttuğu görülmektedir. Özetle, dağıtım bedelindeki bu fahiş artışlar yaşanmasa, dağıtım bedelleri de enerji bedeli seviyesinde artırılsaydı, fatura toplamına yansıyan artış yüzde 24,5 ile sınırlı kalırdı. Bu durumda, 1 Nisan 2026 itibarıyla aynı tüketime sahip konutlara 744,7 TL yerine 228 TL fatura edilirdi. Aradaki 516 TL'lik fark, elektrik dağıtım özelleştirmelerinin yurttaşlara yarattığı yükün son 5 yıllık kısmı olarak nitelendirilebilir. Bu rakamlar, enerji üretim maliyetlerinin artmadığı koşullarda bile dağıtım bedeline zam yapıldığını ve özellikle dar gelirli vatandaşlardan dağıtım şirketlerine kaynak aktarıldığını kanıtlamaktadır. Doğal olarak faturanın en önemli kalemi olması gereken enerji bedelinin, dağıtım bedelinin çok gerisinde kalması, piyasanın çarpık bir biçimde yapılandığını gözler önüne sermektedir” dedi.
Yurttaşların hayatını olumsuz etkileyeceği kesin olan ve iğneden ipliğe her şeyin zamlanmasına neden olması beklenen, enflasyon oranını artıracağı kesin olan bu zam kararı, gece saatlerinde EPDK'nın sitesine konulan basit bir metinle duyurulduğunu ifade eden Özgen, “Fatura yükü altında ezilen ve karanlığa mahkûm edilen hanelerin arttığı günümüzde, enerji politikaları "sosyal tarife" esasıyla yeniden düzenlenmelidir. Enerjiyi bir kår kapısı olmaktan çıkarıp halkın hizmetine sunmak için kamunun doğrudan yatırım yapması gerekir. Maliyetleri düşürmek için özel şirketler yerine devlet doğrudan yatırım yapmalı, dağıtım şirketlerine kaynak aktarımı durdurulmalıdır. Tarifeler; ticari ve siyasi çıkarlardan uzak, üretimi ve ekonomiyi destekleyecek özerk bir yapı tarafından belirlenmelidir. Enerji güvenliğini sağlamak için özelleştirilen tüm üretim ve dağıtım tesisleri acilen kamulaştırılmalıdır. İşlevini yitiren EPDK kapatılmalı; yerine kamulaştırma sürecini yönetecek, halkın çıkarını gözeten bir Kamulaştırma İdaresi Başkanlığı kurulmalıdır” çağrısında bulundu.
Kaynak: Haber Merkezi