19'uncu duruşmada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Danışmanı Necati Özkan'ın savunmasına başlanmıştı. Ancak savunma yarıda kalmış ve mahkeme başkanı duruşmayı bugüne ertelemişti. Bugünkü duruşmada Necati Özkan savunmasını tamamladı.
Davada yaşananlar dakika dakika haber içerisinde.
"Seçim kazanmak, seçim kampanyası yürütmek suç değildir" diyen Necati Özkan, İBB davasının toplumun her kesiminin gözünü diktiği çok özel bir dava olduğuna işaret etti. Özkan, "Çünkü bu davanın seyri ve neticesi ülkemizde demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve hürriyetlerin, hatta ekonominin seyrini belirleyecektir" ifadelerini kullandı.
Özkan, aleyhinde beyanlar veren Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan cezai hükümler uygulanmasını da talep etti.
Özkan savunmasını bitirirken, mahkeme heyetine "Tarihin doğru tarafında yer alın" diyerek çağrı yaptı.
Özkan, savunmasında şunları söyledi:
"Ben casuslukla suçlanıyorum. Üstelik Hüseyin Gün hiçbir ifadesinde benden veri aldığını söylemiyor. Kendisi de casus olduğunu kabul etmiyor. Hakikat tutarlıdır. Ben Hüseyin Gün'e bağlı bir örgüt üyesi isem hangi veriyi almış benden de istihbarat örgütlerine servis ettirecek kim? Ne için? 2 bin dolar mı alacağım?"
"Sayın İbrahim Kalın, MİT Başkanı. 'Heideger'in kulübesine yolculuk' diye kitap yazdı. Kitaptan okuyor: 'Akşam evinizdesiniz telefon çalıyor, sevdiğiniz bir arkadaş arıyor. Canhıraş bir şekilde konuşuyor, şu anda Madagaskar adasındayım araba kullanıyorum. Arka koltukta bir fil bir zürafa bir balina konuşuyor. Türkçe konuşuyorlar ama benim Türkçe bildiğimi anlamıyorlar.' Diyor ki Sayın Kalın, buradaki ilk cümle hariç bütün cümlelerin yanlış olduğunu anlamak için oraya gitmem gerekmez. Bu iddianame gibi bir saçmalığı anlamak için doğruluk kontrolü yapmak gerekmez. Ama ben casusluk davasından tutukluyum."
"Hayatım boyunca hukuka ahlaka aykırı hiçbir iş yapmadım. Ergun Özbudun'dan Anayasa hukuk dersi aldım. 12 Eylül sonrası 'İçinden hukuku çıkartırsın devlet dediğin çeteden başka bir şey olmaz' bunu kafamıza çakıyordu."
"Lütfen kusura bakmayın sayın iddia makamı ama bu iddianame tam bir fiyasko, asrın fiyaskosu. Bir iddianamenin delile dayanması lazım, akla yatkın olması lazım. Bu iddianame hukuku bükmesi ile tarihe geçecek. Montesquieu 300 yıl önce 'İstibdat yönetimleri korkutur, sınırsız yetkileriyle' demişti. Bu dava çok büyük bir dönüm noktasıdır. Aziz Atatürk'ün dediği gibi, 'Korku üzerine egemenlik kurulamaz'."
Necati Özkan'ın savunması sürüyor.
Hüseyin Gün'ün İstanbul Senin uygulamasında hiçbir yetkisi, ilgisi, bilgisi olmadığını ifade eden Özkan, "Söz konusu şahısla 3 Eylül 2019 tarihinden sonra temasım, bir iş birliğim olmadığı tüm dosya içeriğinde nettir" dedi.
Hüseyin Gün'le baz eşleşmelerine ilişkin de konuşan Özkan, seçim koordinasyon merkeziyle Hüseyin Gün'ün evinin çok yakın olduğuna dikkat çekti. Özkan, "Ben bu beyefendiyle 300 tane HTS vermişsem az vermişim. Çünkü bütün hayatı benim orada geçiyor" diye konuştu.
İmamoğlu'nun söz almasının ardından Necati Özkan geçen hafta yarım kalan savunmasına devam ediyor. Özkan, itirafçı patron Adem Kameroğlu'nun iddialarına yanıt verdi:
"Tanıtımını yapmış olduğum projelerin bir kısmında, aynı zamanda yatırımcı oldum. İndirimli fiyatla, peşin ve topraktan girme prensibiyle gayrimenkul yatırımları yaptım. Projeler tamamlanır tamamlanmaz da tümünü sattım. Elde ettiğim geliri her seferinde maliyeye bildirdim ve vergilerimi eksiksiz ödedim. İlgili dilekçemde tüm bunların delillerini sundum.
Kameroğlu'nun etkin pişmanlık ifadesinde 'İnşaatım da bitmek üzereydi ve iskan başvurusu aşamasındaydı. O yüzden dört daire verdim' derken alenen bir başka yalan söylüyor. Zira inşaat 2017'de değil tam dört yıl sonra ekim 2021'de tamamlandı. İskan ruhsatı ise mayıs 2023'te alındı."
Son duruşmada yaşanan gerginliğin ardından duruşma savcısının kendisini tehdit ettiğini ifade eden İmamoğlu, "Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz' bir tehdit cümlesi. Bu tehdit cümlesinin sahibi kimdir?" dedi. "Hangi örgüt adına, hangi kurum adına tehdit edildim? Tehdit hangi kapsamda? Can güvenliği mi, mal güvenliği mi, aile güvenliği mi? Bu aleni tehdit karşısında bir işlem yapacak mısınız?" diye sordu.
Mahkeme başkanı, "Bizim alacağımız bir tedbir yok" diye yanıt verdi.
İmamoğlu da "Tedbiri ben alacağım, gerekeni yapacağımdan kuşkunuz olmasın. Arkamızda millet var" ifadelerini kullandı.
Beyoğlu Belediyesine yönelik hazırlanıp İBB dosyasıyla birleştirilen iddianameyi soran İmamoğlu, "Ne zaman katılacağı konusunda bilgi sahibi olmadığı söylendi. Bir eylem eklenmedi. Yeni bir eylem mi oluşacak mevcut eyleme mi eklenecek?" dedi.
İmamoğlu, 11 aydır iddianamesi yazılmadan hapiste tutulan isimlere de değinerek, "Türk yargısı bu insanları unutabilir mi zindanda? Şoförüm, haklarında beyan yok, hâlâ tutuklu. Akıl almaz bir iş" dedi.
İBB davasının 6'ncı duruşma haftası başlıyor. Tutuklular alkışlarla salona giriyor.
Kaynak:Evrensel