CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.
İdamlarının 54. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı mezarları başında andıklarını belirten Özel, “Onlardan bize miras kalan bir cümle; yaşasın tam bağımsız Türkiye, kahrolsun emperyalizm” dedi.
Özgür Özel'in konuşmasında öne çıkan vurgular şu şekilde:
"Biz o gün (Ergenekon davalarında) doğruları savunurken, onlar 'Ateş olmayan yerden duman çıkmaz' demişti. Biz yine doğruları savunduk. Buradan şerh düşüyorum. Bir daha çıkacağım ve bugünü hatırlatacağım. Onursal'ı, Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret edersin, ta Balyoz'dakiler gibi, kendi dertlerine yanmaz, infaz koruma memurlarının sorunlarını anlatırlar."
"Cumartesi 108. eylemde Rize'de bulunduk. Saldırılara en güzel cevabı yıllardır o meydanı o boyutta dolduramayan Rizeliler verdi, teşekkür ediyorum. Meydan meydan demokrasi verenlere, sandığa, seçme hakkına ve seçtiklerine sahip çıkanlara helal olsun."
Grup toplantısında CHP'li yöneticilerin il ziyaretlerine ilişkin hazırlanan sinevizyon gösterildi.
"Yıllık enflasyon yüzde 32.4'e yükseldi. Bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. 4 ayda 1 yıllık enflasyona ulaşmış durumdayız. Bir aylık enflasyonumuz yüzde 4.2 olarak gerçekleşti. Dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla."
"Açlık sınırının 35 bin yoksulluk sınırının 113 bin olduğu ülkede 28 bin liraya ev geçindirenlerin, 20 bin liraya hayatta kalan emeklilerin ülkesi. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor, gelmeye devam ediyor. En önemli sorunlarımızdan biri de gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı gıda enflasyonuyla boğuşuyoruz."
"Çalışan birinin çalışarak ev araba alması mümkün değil. Öyle bir dönemdeyiz ki anneden babadan miras değilse ev ve araba hayal. Evlatlarına kendi ülkelerinde hayal kurdurmak için iktidara talibiz."
"Bu düzende en büyük sorunlardan biri vergi düzeni. akp'den.com'da, bir telefon her şeyiyle geliş fiyatı 65 bin lira. Bu telefonu sepete eklemeye kalkınca, vergiler toplamı 67 bin lira. Hepinizin bildiği yarım elmalı şirketin 65 liralık telefonu bizimkiler 67 bin liralık vergi koyuyorlar. Genç bir arkadaşımız 133 bin lira ödemek zorunda. Gönder AKP'yi alırsın bu fiyata (65 bin lira)."
"Bu siteye erişim engeli getirdiler bir gün içinde. akp2den.com'u açıyoruz, onu kaparlarsa 3'ten, 4'ten, hadi onu da engelleyin. Erişim engelinin gerekçesi milli güvenliği tehdit. Cep telefonundaki vergiye isyanı milli güvenliğe tehdit görüyorlar. Yazıklar olsun sizin gibilerin milliyetçiliğine. Bir devlet bir partinin bu kadar organı haline getirilirse daha ne diyelim."
"Mühendisler, teknisyenler; dünyadaki meslektaşlarının dörtte biri maaşlara çalışıyorlar, üç katı pahalı ülkede yaşıyor. 70 bin lira maaş alan teknisyenden 180 bin lira vergi kesiliyor yılda. 80 bin lira alan mühendisin yılda üç maaşı vergiye gidiyor. Ama Ak Parti dışarıda paran varsa, nasıl kazandıysan kazan yüzde 5'inden biraz azını verirsen parayı getirirsin istediğini yaparsın diyor. Uyuşturucu baronu yakalamışlar, varlık barışından yararlandım diyor."
"Baron 14 yaşındaki çocuğa suç işletiyor. 14 yaşındaki çocuk abiler içeride bana dışarıda babama bakıyor. Ahmet Minguzzi'yi bıçaklayanların aldığı cesaret kirli paradandır."
"Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşı 250 bin liraydı. İyi bir koç 150 bin liraydı. Aynı koç 45 bin lira, emekli maaşı 20 bin lira. İki emekli bir araya gelse bir koç alamıyor. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde elinde 28 bin lira var. CHP 2015'te her emekliye bir maaş ikramiye demişti. Ak Parti veremezsiniz dedi, 7 Haziran'da iktidarı kaybetti, 1 Kasım'da söz verdi. 2018'de bir maaş vermediler ama 1000 lira verdiler. Emekli ikramiyesi bir koç alıyordu. O gün 1000 lira olan emekli ikramiyesini 4 bin lira olarak verecekler. 2018'de bir koç alan 1000 lira 2026'da bir but alıyor. Kırmızı ette krizin içindeyiz. Son beş yılda et fiyatları yüzde 1124 artmış. Et Kurumu et ithal ediyor."
"14 Mayıs'ta çiftçiler günü. Arjantin, Güney Sudan, İran dışında gıda enflasyonu bizden yüksek olan ülke yok. Son 20 yılda Trakya kadar tarım alanını kaybettik. Gençler topraktan koptu. Ortalama çiftçi geliri 19 bin lira, en düşük emekli maaşından düşük. 28 bin liraya sanayide çalışmaya razı. Süt-yem meselesi bütün süt hayvanlarını kesime götürecek düzeye gitti. Öyle bir noktaya gittik ki çiftçi ekmeyi dikmeyi bırakıp büyükşehirde bulabildiği işe kendini artmaya çalışıyor."
"Yılın üç ayında iktidar faize 876 milyar lira ödedi, çiftçiye 60 milyar lira ödedi. Kendi çıkardıkları kanun yüzde 1 destekleme, bütçeye binde 2 koyuyorlar. Kanunlarına aykırı bütçe yapıyorlar. Otoyollara, köprülere geçiş garantisi, şehir hastanelerine hasta garantisi veriyor. Bizim onlara hiçbir garantimiz yok, bizim garantimiz çiftçileredir."
"47 yıl sonra gelen birincilik ve iktidara doğru çıkan yürüyüş. Yüzde 45'le seçilen belediye başkanlarının yüzde 58'lik beğenileri. Kimi illerde yüzde 70'e varan vatandaş memnuninyeti. İstanbul'u kazananın Türkiye'yi kazanacağını görmeleri. Cumhuriyetin bir sonraki cumhurbaşkanına mevcut cumhurbaşkanınca darbe girişimi. Her gün saldırı altındayız. Saldırılar partimizin kurumsal kimliğine döndü. CHP'ye kapatma davası yollandı. Büyük taarruzla karşı karşıyayız. Bunlar daha önce yaşanmamış şeyler. Niçin bunlar yaşanıyor, nasıl yaşanıyor? Bugün ortaya öyle bir şey çıktı ki... Ankara'ya yeniden yollanan, hakimken bütün siyasi kararları veren birinin İstanbul'a gittiğindeki planı. Kişi kendinden bilir işi. Para alıyorlar, kasalara koyuyorlar, kasaları akrabalarının bahçesine gömüyorlar. Nereden bildin bu işi, kişi kendinden bilir işi. Geldiler, kazdılar, bir kuruş bulamadılar."
"Cebeci hafriyat. Orası Enerji Bakanlığının yeri. Denetimi onun sınırları içinde olan Ak Partili belediye yapıyor. Ayrıca bir protokol var, yüzde 20 bize olacakken yüzde 10 valiliğe verilmiş. İddianame çıktı, durdu, bugüne geldi. Cebeci hafriyat alanına döküm yapan kişi, Murat Gülibrahimoğlu, seçim günü il başkanı olan kişinin ortağı. Buz gibi Ak Partili arkadaş. Bu işten bir iftira atacaksın ve etkin pişmanlıktan yararlanacaksın demişler. Biz buraya kaçak döküm yapıyorduk, günde 5 bin fazladan kamyon... Adam bu iftiraları atmak yerine doğruları söylemeye başlıyor. Adam ne yaptıysam Ekrem'e değil Ak Partiye yaptım diyor. Bugün yurt dışında olduğu için itirafçı yapılamamış ama şirketindeki birini alıp itirafçı yapmaya çalışmışlar ama bakın ne çıktı. Ekrem İmamoğlu muhasebeci Toruner'e soruyor: Vergi inceleme raporunuzda 44 milyon liraya yakın market kartı alışverişi görüyorum, üç harfliler. Savcı bizim arkadaşlarımız market kartı dağıtıyoruz diye suçluyor, siz 44 milyon liralık kartları nerede kullandınız diyor. Yener Toruner, kamu kurumlarına, Ak Partili belediyelere ve teşkilata verdik. Soru: Teşkilat derken, cevap: Ak Parti İstanbul İl Başkanlığına verdik. Soru: CHP'ye verdiniz mi? Cevap: Gönlümden geçti ama vermedik..."
"Kuzey İstanbul şirketi dört araç tahsis etmiş. Başsavcılığa. Soruyorlar kime verdiniz? Akın Gürlek'e. Ekrem Başkan'a iftira attırmaya çalıştığı firmadan Akın Gürlek'e araç verilmiş. Bu plakalı araçların Ankara'da yediği araçlar var; İstanbul Cumhıriyet Başsavcılığı yazıyor tutanakta. Bu firma Ekrem Başkan'a iftira atacaktı. 41 milyon 666 bin lira, KDV ile 50 milyon lira. Kalyon Ajansa ödendiğini biliyor savcı. Kalyon Ajans Murat Kurum'un kampanyasını yapan ajans. Bir sesli araçtan rüşvet çıkaranlar buradan tarihin en büyük zimmetini (tapular) örtbas etmeye çalışıyorsa en fazla iki yıl edersiniz."
"Tapuların 16'sını da Murat Kurum bildirmiş zaten. Murat Kurum çık, bu tapular hiçbir zaman Akın Gürlek'in üzerinde olmadı de. Anadolu'da devlet kurduğumuz bugüne yapılan en büyük zimmet ve yolsuzluğun üzerini kapatamazsınız. Hesabını vereceksiniz."
Kaynak:Evrensel