Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Bursa'da 'derhal devletleştirme' etkinliği: 'Kırıntıları değil, ülkeyi istiyoruz'

Madenden, eğitme sağlıktan enerjiye derhal devletleştirme ve Bursa fabrikalar arası dayanışma ağı kuruluş etkinliği gerçekleştirildi.

Haber Giriş Tarihi: 18.05.2026 14:02
Haber Güncellenme Tarihi: 18.05.2026 14:28
Kaynak: Haber Merkezi
Bursa'da 'derhal devletleştirme' etkinliği: 'Kırıntıları değil, ülkeyi istiyoruz'

TKP'nin "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye; derhal devletleştirme" başlıklı açıklamasının ardından bir halk toplantısı da Bursa'da yapıldı. Etkinlikte Bursa Fabrikalar Arası Dayanışma Ağı'nın kuruluşu ilan edildi.

Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye; derhal devletleştirme" başlıklı açıklamasının ardından çeşitli illerde yapılmaya başlanan halk toplantıları devam ediyor. Halk toplantılarından biri de dün Bursa'da yapıldı.

"Güzel günler getirirsek gelecektir"

Etkinlikte konuşan TKP Bursa İl Başkanı Samet Topsever, "2026 yılının ilk dört ayında en az 622 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Patronların sermayeleri daha da şişsin diye dil, renk, inanç farketmeksizin fabrikalarda, plazalarda, okullarda, sokaklarda sömürülüp kanımız emildiği yetmiyormuş gibi yaşamlarımız da vampir sermaye sınıfı tarafından elimizden alınıyor" dedi.

Güzel memleketimizi 3-5 sermayedarın cenneti, emekçilerin cehennemi olmaktan çıkarmak için işçi sınıfının yönettiği bir cumhuriyeti kazanmamız gerektiğini ve bunun için de örgütlenmek gerektiğini anlatmak için buradayız diyen Topsever, "Üzerinde yaşadığımız, bağımsızlığı ve cumhuriyeti için büyük bedeller ödenen ülkemizin madenleri ve tüm doğal zenginlikleri yerli-yabancı sermaye tarafından sömürülüyor. Bugün, bir avuç sömürücü para babasının kesesinin dolması uğruna an be an bizlerden çalınan tüm doğal zenginliklerin ve madenlerin, işçilerin mezarda değil iktidarda olduğu sosyalist bir Türkiye’de emekçi halkımızın refahı için değerlendirilecek zenginlikler olarak, planlı bir ekonominin kıymetli halkaları olması gerektiğini anlatmak için buradayız. Hastanelerimiz kimsenin kar teknesi ve yurttaşlarımız da kimsenin müşterisi değildir, işçilerin cumhuriyetinde hiç bir sağlık emekçisi ne kölelik koşullarında ne de canı tehlikede kalarak çalışmak zorunda kalmayacaktır. Buradayız çünkü bu karanlığı yırtıp atacak biricik iradenin kırıntıları değil ülkeyi isteyen bir işçi sınıfının sahneye çıkmasından geçtiğinin bilincindeyiz. Hep birlikte bunu yaratacağız çünkü biliyoruz ki güzel günler getirirsek gelecektir" dedi.

"Grev hakkı istiyoruz"

İşçi Temsilcileri Meclisi (İTM) Bursa Delegesi Uğur Ataş ise şunları söyledi, "Biz geçim sıkıntısı yaşarken bir avuç insan zenginlik içinde yaşıyor. Bunun adı açıktır; Sömürü düzeni. Tarih bize şunu söylüyor: Hiçbir hak bize kendiliğinden verilmedi. Hepsi mücadele ile kazanıldı. Bursa’da BOSCH fabrikasında binlerce işçinin işten çıkarılacağı açıklandı. Kimse buna ses çıkaramıyor. İşsizlik artıyor, ücretler eriyor, çalışma koşulları ağırlaşıyor. İşçiler rekabet etmez dayanışır, bölünmez birleşir, birlikte güçlüdür. Bu yüzden biz diyoruz ki Örgütlenme, sendikalaşma ve grev hakkı istiyoruz. İşçi sınıfının siyaset yapma hakkını istiyoruz. Eşitlik istiyoruz sömürünün son bulmasını istiyoruz. İşte İTM bu yüzden yola çıktı. Üreten biziz güç bizde yan yana geleceğiz ve kazanacağız."

"Birlikte kazanacağız"

Nazım Hikmetin anıt mezarının olduğu bir köyden geliyoruz ve o köylülerin sizlere selamını getiriyoruz diyen Kıranışıklar köy temsilcisi Osman Atak, “Köyümüz Bursa da bir ihtiyaca karşılık gelmemesine rağmen merasına el konularak cezaevi yapılmasıyla karşı karşıya. Nazımın anıt mezarının olduğu köyü talan ediyorlar, belki de bu yüzden Kıran Işıklar Köyüne o cezaevini yapıyorlar. Biz sesimiz duyurmak ama en çok da sizlere teşekkür etmek için geldik %70’in üzerinde CHP’ye oy çıkan bu köyde yaşanan talana karşı yanımızda TKP durdu TKP’iler durdu. Birlikte kazanacağız.

"Biz kırıntıları değil ülkeyi istiyoruz"

Türkiye Komünist Partisi Merkez Komite Üyesi Alpaslan Savaş, "Madenden eğitime, sağlıktan enerjiye derhal devletleştirme" başlıklı açıklamaya işaret ederek, "Çünkü çok önemli bir sorunun çözüm kaynağı olarak görüyoruz bunu. Madencilikten diğer sektörlere ülkenin dört bir yanında yağma var, soygun var" diye konuştu.

Her sorunun merkezinde emek-sermaye çelişkisi olduğunu vurgulayan Savaş, şöyle konuştu: "Çalışma koşulları güvenceye alınsa da, ücretler yatsa da işçiler sömürülmeye devam ediliyor. Biz eşitlik istiyoruz, işçi sınıfı için özgürlük istiyoruz. Örgütlenme özgürlüğü istiyoruz. 365 gün emek sermaye çelişkisi yokmuş gibi siyaseti dizayn edecekler bir günde işçi sınıfının sorunları var deyip konuşacaklar hayır. Biz kırıntıları değil ülkeyi istiyoruz. İşçi sınıfı siyasetin konusu olursa ülkeyi isteyebilir. Adına ne derseniz deyin bugün yaşadığımız sorunların kaynağında emek sermaye çelişkisi vardır. Türkiye’nin sorunlarında kurtulması için sermaye sınıfından kurtulması gerekmektedir. Şimdi büyük Türkiye anlatıları var. Büyük Türkiye böyle olunmaz. Büyük Türkiye AB kapılarında AB ordusunun parçası olmakla olunmaz, Büyük Türkiye Trump’ın peşinde olunmaz. 2 önemli gündemimiz var 4-12 Temmuz arasını NATO haftası ilan ettik. 5 Temmuz’da Ankara’da NATO karşıtı mitingimiz var. Bir de 64 yıldır ABD ablukasına direnen Küba halkının bu direnişine destek vermek için “Küba için güneş topluyoruz” kampanyamız var."

Kaynak: Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.