Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Emek Partisi, TBMM'de kadın işçilerle buluştu

Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve Emek Gençliği MYK Üyesi Bilgesu Kiper, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi TBMM'de kadın işçilerle buluştu.

Haber Giriş Tarihi: 03.03.2026 17:21
Haber Güncellenme Tarihi: 03.03.2026 17:23
Kaynak: Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
Emek Partisi, TBMM'de kadın işçilerle buluştu

Emek Partisinin (EMEP) TBMM'de kadın işçilerle bir araya geldiği buluşmada "Yoksulluğa, şiddete, savaşa karşı mücadelemiz var" diyen kadınlar, grev ve direniş alanlarında yaşadıklarını anlattılar. Buluşmada konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, "Bu yolu yürürken mücadelenizle, dayanışmanızla ve direncinizle; sadece kendiniz için değil, 8 Mart öncesinde ekmek, barış ve özgürlük isteyen bütün kadınlar için bu yolu açıyorsunuz" dedi. 27 yıllık TAPETEN işçisi Nesrin Uykur da kadın işçilerin mücadeleden başka çaresi olmadığını anlatıp, "181 gündür direniyoruz. Ardına saklanacağımız bir sürü bahanemiz var ama direnmeye devam ettik" diye konuştu. Buluşmanın ardından Mecliste basın toplantısı düzenlendi.

Digel Tekstil, Şık Makas, TAPETEN, Smart Solar, GM Teknik…

Digel Tekstil, Şık Makas, TAPETEN, Smart Solar, Sağlık-İş ve GM Teknik’ten işçilerle beraber Almer ve Nova Kalıp’ta çalışmış eski fabrika işçilerinin de katıldığı buluşmada EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve Emek Gençliği MYK Üyesi Bilgesu Kiper de yer aldı.

EMEP'in 8 Mart’a dair hazırladığı videonun gösterimiyle başlayan etkinlikte, açılış konuşmasını Sevda Karaca yaptı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen kadınları selamlayan Karaca, "Mücadele alanlarından geldiniz, zorlu koşullarda ayakta durmaya ve hayatta tutmaya çalıştınız. En çok da bu mücadelenin büyüttüğü özgürlükten, dayanışmadan geldiniz. Bu dayanışmayı buraya taşıdığınız için hepinize teşekkür ediyoruz" dedi.

"Bütün kadınlar için yol açıyorsunuz"

Buluşmaya katılan kadınların, ülkede değişim, ekmek, barış ve özgürlük isteyenlerin yürümesi gereken yolu gösterdiğini vurgulayan Karaca, şöyle devam etti: "Bu yol baskıyla, devletin bütün olanaklarını patronlara seferber etmesi nedeniyle çok büyük zorluklarla dolu bir yol. Ama siz bu yolu yürürken mücadelenizle, dayanışmanızla ve direncinizle; sadece kendiniz için değil, 8 Mart öncesinde ekmek, barış ve özgürlük isteyen bütün kadınlar için bu yolu açıyorsunuz."

"Saray programına karşı, işçi kadınların programı"

Bugün her bir kadının şiddetle mücadele ettiğini belirten Karaca, "'Aile Yılı' diye, 'Aile 10 Yılı' diye programlar yaratanlar, bizim yoksulluğumuzun aile içinde derinleştirdiği sorunları, eşitsizliği, şiddeti görmezden geliyolar" diye konuştu.

Her 8 Mart’ta Emek Partisi olarak kadınların tek güvencesinin birlikte mücadele olduğunu vurguladıklarını ifade eden Karaca, "Meclisten bir kez daha kadınlara sesleniyoruz: Yan yana olduğumuzu hissettirebilmek için bir kez daha bize yoksulluk ve şiddet dayatanlara karşı, özgürlük fikrimizi, duygumuzu ve ihtiyacımızı elimizden almaya çalışanlara karşı, Saray programına karşı, işçi ve emekçi kadınların programını konuşucağız" dedi.

"İki yaz, iki kış geçirdik ama vazgeçmiyoruz"

Karaca’nın ardından farklı illerden gelen kadın işçiler konuştu. 7 yıllık Digel Tekstil işçisi Bahar Tunçer, "Alman menşeili bir firma Digel. Almanya’da işçilere reva gördüklerini bize burada reva görmediler" diyerek insanca çalışma koşulları istediklerini vurguladı. Tunçer, "410 gündür kolay şeyler yaşamıyoruz. Bu sürede iki yaz, iki kış geçirdik. Geri adım atmadık, atmayacağız" dedi.

"İsimler değişiyor, yaşananlar aynı"

Digel Tekstil’den Rümeysa Kişi de fabrikada yaşanan tacizleri anlatıp, "Direnmekten başka bir yolun olmadığını öğrendim" dedi. Eyleme "Sefalet ücretine hayır" diyerek başladıklarını ancak kadın temelli sorunlar da yaşadıklarını aktaran Kişi, "Bu sorunları raporlaştırdık. Digel, 2017’de cinsel istismarla, tacizle anılan bir fabrika. Bu tacizi yapan kişi gönderildi ama isimler değişiyor, yaşananlar aynı" diye konuştu.

Digel'de 20'den fazla kadının benzer şikayetlerde bulunduğunu ifade eden Rümeysa Kişi, "Sendika olmazsaydı yapamazdık. Direnişte, sadece kendi fabrikamızda değil, bu durumları anlatınca diğer işçilere örnek olduğumuzu öğrendik" ifadelerini kullandı. Tacizleri ortaya çıkarınca ne sendikaya ne de kendilerine herhangi bir dava açılmadığını söyleyen Rümeysa, "Çünkü doğru, çünkü kabul ediyorlar" dedi.

"Haklarımızı alana kadar direneceğiz"

Şık Makas işçisi Sare Karaca da yaşadıklarını şöyle anlattı: "Çalışmaktan başka çarem yoktu, 3 çocuğumla yalnız yaşıyordum. Şefin hakaretleri ve ağır baskılarına rağmen 2 yıl çalıştım. Son 6 ay maaşlarımız gecikiyordu. Asgari ücret, ev kiramızın hemen üstündeydi, elimizde bir şey kalmıyordu. Üzerine kod 22 ile işten çıkarıldık. Hiçbir suçumuz günahımız yoktu. BİRTEK-SEN’i tanımıyorduk. İyi ki Mehmet (Türkmen) Başkan’ı tanıdık. Zamanla içerideki ücretlerimizi aldık, Kod 22'yi kaldırdık. Bütün haklarımızı alana kadar direneceğiz."

"Güçsüz değiliz"

Ankara TAPETEN'de direnişi sürdüren işçilerden Nesrin Uykur, kadın işçilerin mücadeleden başka çaresi olmadığını anlattı ve şunları kaydetti: "27 yıllık TAPETEN işçisiyim. Haksızlığa maruz kaldık, 181 gündür direniyoruz. İçeride mobbing, düşük ücretler vardı ama biz uzatılan eli tuttuk. Ardına saklanacağımız bir sürü bahanemiz var ama direnmeye devam ettik. Biz o kadar güçsüz değiliz. Birlikte direnen herkesi görüyoruz. Cesaretleri için herkesi tebrik ediyorum."

"Türkiye işçi sınıfı tarihine adımızı yazdırdık"

Kocaeli Smart Solar’dan Arzu Doğan da 113 gün süren grevlerinin 12 Şubat'ta kazanımla sonlandırdıklarını aktardı. "Sonuna kadar giderdik" diyen Doğan, şöyle devam etti:

"Başardık evet. Birleşik Metal İş'e bağlı işçileriz. Haziran 2025'te ikinci toplu sözleşmemiz olacaktı fakat patron yanaşmadı. Bize direnme hakkı doğdu. Patron bu süreçte devletin desteği ile grev kırıcılığı yaptı. Polisin gücüyle karşılaştık. Vazgeçmedik. Önce 44, ardından 3 arkadaşlarımızı işten çıkardılar. Ama onları geri aldırdık. 260 kişi dayanışma ve birlik ile vazgeçmedik. Sınıf dayanışmasını öğrendik. Sendikaya uzak duran arkadaşlarımız da öğrendi. Biz işçi sınıfıyız, kendi haklarımız için mücadele ettik. Patron sendikalaşmaya izin vermedi ama 'Gücümüz birliğimizden gelir' diyerek yola çıktık. Biz kazanınca diğer işçilerin de kazanacağını biliyorduk. Şimdi mücadeleye içeride devam ediyoruz."

Smart Solar’dan bir diğer işçi Zuhal Şen de, "Bizim bizden başka kimsemiz olmadığını biliyorduk. Çok baskılar gördük. Kod 46 ile işten çıkarıldık. Ama adımızı bir paragrafta da olsa Türkiye işçi sınıfı tarihine yazdırdık" dedi.

"28 yılda sorunlarımıza çözüm bulunmadı"

28 yıldır işçi olduğunu ifade eden Sağlık-İş’ten Senem Yıldız da Kayseri Erciyes Üniversitesindeki ağır çalışma şartlarına değindi. Yıldız, "Uzun süreli çalışma saatleri bizi yoruyor. Memurların çalışma saatlerine sahip olmak istiyoruz. Süt izni, kreş ve bakım hizmetleri, gece çalışması… Becayiş ve tayin hakkının yanı sıra vergide adalet istiyoruz. Verginin yüzde 10’a düşürülmesini istiyoruz. İşlerimizin ağır iş sayılmamasına itiraz ediyoruz" dedi.

Sağlık-İş’ten bir başka işçi Yıldız Cura da, "Yoruldum diyemiyoruz, iki katı iş yükleniyor. Bize bir selam dahi verilirken yüz ifadelerinde başka görüntüler görünüyor" diye konuştu. Kadın işçilerin kadın kimliğinden dolayı pek çok sorunla yüz yüze geldiğini ifade eden Cura, "Hiçbir yere üye değilim ancak şimdi Emek Partisine üye olmak istiyorum" dedi.

7 yıl ALMER Tekstil’de çalıştığını ifade eden Meral Tayyar, mücadelelerini "Diğer fabrikalarda 5 yevmiye daha fazla para veriyorlardı. Biz de bir pazar birleşerek mesaiye gitmedik. Böylece direnişe başlamış olduk" sözleriyle aktardı. Tayyar’ın ardından konuşan kadınlar da direnişin kendilerine neler kazandırdığından bahsetti. Yaklaşan 8 Mart'a da değinerek, ancak birleşerek ve mücadele ederek kanabileceklerinin bilincinde olduklarını anlattılar.

Gürkan: Anlattıklarınız onur mücadelesidir

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan da "8 Mart’a giderken bu anlamlı buluşmada, mücadele tarihinin, güncel bi parçası haline geldiniz. Cesaretiniz, aklınız, yüreğiniz için teşekkür ediyorum. Her birinizden çok şey öğreniyoruz. Evrensel’den, Ekmek ve Gül’den her birinizi takip ediyoruz; neler yaşadığınızı biliyoruz. Anlatımlarından şu sonucu çıkarıyoruz; örgütlenme mücadelesi, haklarına sahip çıkma mücadelesi, çalışma ve yaşam koşullarımızı iyileştirme mücadelesi olduğu gibi varlığımızın da tanınması mücadelesidir, onur mücadelesidir" dedi. Gürkan, kadınların yaşadığı şiddetin arkasında köklü sistem olduğunun altını çizdi.

Kaynak:Evrensel

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.