Gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin davasının avukatlarından Nesrin Hatipoğlu Acar hayatını kaybetti. Trabzonlu olan Nesrin Hatipoğlu Acar, 59 yaşındaydı ve 90’lı yıllarda cezaevleri ile gözaltında kayıplar dosyalarında yürüttüğü insan hakları mücadelesiyle tanınıyordu.
Acar’ı, üniversite yıllarından bu yana yürüttüğü mücadeleyi anlatan arkadaşı ve meslektaşı Nuran Paylaşan, “Hukuksuzluğa uğrayan herkesin yanındaydı” dedi.
Gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in avukatlarından Nesrin Hatipoğlu Acar hayatını kaybetti. Uzun süredir tedavi gören Acar’ın cenazesi yarın saat 14.30’da Ankara Gölbaşı Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Nesrin Hatipoğlu Acar’ı, üniversite yıllarından bu yana tanıyan arkadaşı ve meslektaşı avukat Nuran Paylaşan, hem hastalık sürecini hem de Acar’ın meslek yaşamını anlattı.
Paylaşan, Acar’ın hastalığının yaklaşık 17 yıl önce başladığını belirterek şunları söyledi: “Nesrin’in 17 yıl öncesinde aslında hiçbir şeyi yoktu, sapasağlamdı. Birden bir kan hastalığı ortaya çıktı. O dönem doktor bir ilaç vermişti, ilacı yanlış kullanmıştı, fazla kan aldı. Sonra uzun yıllar iyiydi ama son bir yıldır sürekli kan alıyordu. Vücudu kan üretmiyordu, kemik iliği savunma hücrelerini üretmiyordu. En son İstanbul’da kan aldı, ondan sonra enfeksiyon oldu. Hastaneye yattı. CRP değeri normalde 5-6 olunca yüksek sayılırken onunki 480-490’lara çıkıyordu. Antibiyotiklerle biraz düşürdüler, iki kez hastaneden çıktı ama enfeksiyondan kurtulamadı.”
Tedavi sürecinin ağırlaştığını anlatan Paylaşan, “Kemoterapiye benzer ama daha farklı bir tedavi uyguladılar. Yılbaşından önce değerleri biraz düzelmeye başlamıştı, sohbet ediyorduk, ‘yılbaşından sonra çıkar mı’ diye umutlanıyorduk. Ama yeniden kötüleşti. Dün entübe edildi. Beyin kanamasından sonra beyninde hasar oluştu. Kalbinin durduğunu söylediler. Gittiğimizde vefat ettiğini öğrendik” dedi.
Paylaşan, mesleğe ilk başladıkları dönemde ortak olduklarını belirterek, “O süreçte Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) dosyalarına baktık. Bir süre sonra sendikaların avukatlıklarını üstlendik. Ardından Sosyal Sen’in avukatlığını yaptık. Daha sonra Nesrin bilirkişilik yapmaya başladı ve aktif olarak avukatlık yapmıyordu; yani avukatlığı bırakmıştı” dedi.
Paylaşan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kişiliği çok şen şakrak, inanılmaz neşeli bir insandı. Üniversite ikinci sınıftan beri arkadaşımdı. Öğrenci derneğinde tanıştık. O dönemde ben derslere girip not tutuyordum, fotokopi çektiriyor, onları dağıtıyorduk. Sonrasında Nesrin avukat oldu, ben okulu uzattım. O süreçte ÇHD başladı. Daha sonra ben de mezun oldum ve Nesrin’le birlikte çalışmaya başladık. Yaklaşık dört yıl beraber çalıştık. İnanılmaz, çok farklı bir insandı. Hiç para almadan DGM dosyalarına baktı. Eve yürüyerek gelip giderdi. O dönem hepimiz parasızdık. Hukuksuzluğa uğrayan herkesin yanındaydı. Cezaevleri, toplu davalar, ölüm oruçları… O dönem parasızdık ama vazgeçmedik. Nesrin hiç vazgeçmedi.”

Kenan Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin, Nesrin Hatipoğlu Acar’ın vefatına ilişkin şunları söyledi: “Bu akşam içimi acıtan bir haber aldım. Ankara Barosu avukatlarından Nesrin Hatipoğlu’nu kaybettiğimizi öğrendim, çok üzgünüm. Nesrin, 1994’te Kenan Bilgin’in gözaltına alındığı süreçte avukatımızdı. O süreçte tanıdım onu. Hep yanımızdaydı. Kenan’ı bulmak için sorumluların kapılarını tek tek dolaştık. Kenan’ın nerede olduğunu öğrenebilmek için gece gündüz kapı kapı gezdik. Eli boş döndüğümüzde bize sarılıp ağladığını hiç unutmuyorum. Cesaretine, çalışkanlığına hayran kalmıştım. Çok üzgünüm, çok erken oldu. Bu ülkede sizin gibi avukatlara çok ihtiyaç var. Güle güle sevgili avukatım. Selam olsun, toprağın incitmesin. Yakınlarına ve sevenlerine sabır dilemekten başka yapılacak bir şey yok. Çok erken bir ölüm oldu.”

Kenan Bilgin’le birlikte gözaltına alınan Yayıncı Cavit Naci Tarhan, Nesrin Hatipoğlu Acar’ı şu sözlerle anlattı: “Nesrin Hatipoğlu, 90’ların başında genç avukatlarımızdan biriydi. Bir grup genç avukat vardı ve cezaevleriyle yakından ilgilenen arkadaşlarımızdı. Nesrin’in neslinin ayırt edici özelliklerinden biri şuydu: Haftanın kaç günü avukat görüşü varsa mutlaka cezaevlerini ziyaret ederdi. Cezaevindeki arkadaşlarının sorunlarını, sıkıntılarını dinler, aynı zamanda davalarını takip ederdi. Kenan Bilgin davasını en sıkı takip eden arkadaşlarımızdan biriydi Nesrin. Gerek ailesiyle gerek arkadaşlarıyla gerek tanıklarıyla tek tek görüşür, onlardan fikir alır, davayı adım adım takip ederdi. Yanlış hatırlamıyorsam, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kayıp davası için Ankara’da kurulduğunda da Nesrin Hatipoğlu bu davayı orada en iyi şekilde takip eden, savunmanlık yapan avukatlardan biriydi. Üzgünüm.”
Av. Kamil Tekin Sürek ise Nesrin Hatipoğlu Acar’ın İHD ve ÇHD çalışmalarında yer aldığını, Kenan Bilgin’in gözaltında kaybedilmesine ilişkin süreci Ali Uluk ile birlikte takip ettiklerini, AİHM’in ihlal kararı verdiğini ve Ankara’da yapılan duruşmalara birlikte katıldıklarını aktardı.
Kaynak: Haber Merkezi