Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Metal işçisi 2026’ya borç ve işten atılma korkusuyla giriyor

Bursa’daki işçi duraklarında metal işçileri, patronların rutine çevirdiği işten atmalar, düşük ücretler ve borçluluk sarmalını anlattı. Aynı işi daha düşük ücretle başka fabrikalarda yapmaya zorlanan işçiler, MESS sürecinde güvencesizlik yaşıyor.

Haber Giriş Tarihi: 19.12.2025 14:33
Haber Güncellenme Tarihi: 19.12.2025 14:35
Kaynak: Haber Merkezi
Metal işçisi 2026’ya borç ve işten atılma korkusuyla giriyor

2026 yılına sayılı günler kala bir yandan asgari ücret görüşmeleri, bir yandan metal iş kolunda MESS grup toplu iş sözleşmesi sürerken, işçilerin yeni yıla dair beklentilerini konuşmak için Bursa’daki işçi duraklarında işçilerle bir araya geldik. Gece vardiyasına giden işçilerle yapılan sohbetlerde borçluluk, işten atılma korkusu, düşük ücretler ve sendikal güvensizlik öne çıktı.

Durakta konuştuğumuz işçilerden biri, maaşı yüksek olduğu için işten çıkarıldığını, şimdi ise aynı işi daha düşük ücretle başka bir fabrikada yaptığını anlattı. 2026’dan tek beklentisinin borçsuz bir yıl olduğunu söyleyen işçi, “Borçlarımız bizi her şeye mahkum ediyor” dedi.

"Her şey patronların iki dudağı arasında"

Tekstil işçisi, çalışma koşullarına dair yaşadığı sıkışmayı şu sözlerle anlattı: “Niye her şeyimizi patronlar belirliyor? Maaşımızı, iznimizi, çalışma saatlerimizi… İnsanlar uyurken ben işe gidiyorum. Her şey patronların iki dudağı arasında olmamalı. Gerektiğinde işçiler birlik olmalı, patronlar adaletli değil. Bizim fabrikada sendika yok ama bazen birleşiyoruz, istediğimizi alıyoruz.”

“Mutsuz olduğum bir yerde, mutsuz olduğum bir işte çalışıyorum” diyen işçi, bunu da içeride kalan tazminatına bağladı: “Tazminat patronun elinde. O yüzden çalışmaya devam ediyorum. Bu durum beni patrona bağlıyor.”

Borçların işçileri sessizliğe ittiğini vurgulayan işçi, “Hep bir biat kültürü var. Evde baba yanlış yapsa da ses çıkarmazsın, susarsın. Fabrikada da patronun yanlışları oluyor ama borcun var diye susuyorsun” ifadelerini kullandı.

"Bütün bir yıl borç ödemekle geçti"

Borusan’da çalışan ve yeni evlendiğini söyleyen bir işçi ise 2025’in kendisi için ağır geçtiğini anlattı: “Bütün bir yıl borç ödemekle geçti. Banka promosyonu var, onu alınca biraz rahatlarım diye düşünüyorum. Borçları kapatmak için hafta sonları ek iş yapıyorum. Eşim sonradan işe girdi, az da olsa rahatladık ama yine yetmiyor. Sürekli yeni bir masraf çıkıyor.”

"2026 borçsuz bir yıl olsun"

2026’dan beklentisini “borçsuz bir yıl” olarak özetleyen genç işçi, kira ve faturaların geldiği noktaya dikkat çekti: “Kiradan kurtulmak istiyorum, insanca yaşamak istiyorum. 17 bin lira kira ödüyorum. Kış geldi, faturalar coştu. Sosyal hayat yok denecek kadar az. Ayda yılda bir dışarı çıkıyoruz, geçen hafta sonu eşimle çıktık 6 bin liraya yakın harcadık. Bunu her hafta yapabilir miyim? Zam alıyoruz ama hemen her şeye zam geliyor, değişen bir şey olmuyor. Doğal gaz faturası 2 bin 390 lira geldi, evde kimse yokken bile.”

"Yüksek ücretli işçi sene sonu korkuyor"

Geçen yıl aralık ayında maaşı görece yüksek olduğu için işten çıkarıldığını söyleyen metal işçisi, şimdi MESS grubuna bağlı başka bir fabrikada çalıştığını belirtti: “Şimdi yine aynı sektörde, aynı işi ama daha düşük ücretle yapıyorum. Bu işçilerin kaderi. Sistem böyle. Sene sonu gelince yüksek ücret alan işçiler işten atılma korkusu yaşıyor. Her yıl daha kötüye gidiyor. MESS’in yüzde 10 teklifi çok komik.”

Sendikalara dair eleştirilerini de dile getiren işçi, “Ben milliyetçi biriyim ama Türk Metal’le olacak iş değil. Evrensel gazetesini de tanıyorum; hedefimiz aslında aynı ama yollarımız farklı. Günün sonunda istediğimiz şey aynı” dedi.

"Birlik olmayınca MESS yüzde 10’la geldi"

Tek maaşla iki çocuğunu büyütmeye çalıştığını anlatan işçi, asgari ücretle geçinmenin imkansız olduğunu vurguladı: “Herkes kredi kartıyla günü kurtarıyor ama sonunda patlıyor. 2015’teki eylemler bize kazanım sağladı ama birlik dağılınca kalıcı olmadı, birçok arkadaşımızı işten attılar. O birlik kalsaydı bugün başka şeyleri konuşuyor olurduk. Şimdi dağınık olduğumuz için MESS yüzde 10’la karşımıza geliyor.”

Sendikalara ve siyasete güvenmediğini söyleyen işçi, “Yıllarca benden aidat aldılar, işten çıkarıldığımda bir kere bile aramadılar. Şimdi gel de işçiyi savunduklarını söyle” diye konuştu.

Emekli oldular, sözleşmeli geri döndüler

2015 Metal Fırtına döneminde Renault’da çalışan, emekli olduktan sonra çıkarılan ancak bugün yeniden sözleşmeli olarak çalışan metal işçilerinden biri, “Geçinemediğimiz için çalışıyoruz. Herkes ‘sendika olsun’ diyor ama sendikayı zaten patron kurmuş. Bizim dönemimizde ne ürettiğimizi, bunun fabrikaya ne kazandırdığını biliyorduk. Ona göre tepki veriyorduk. Şimdi fabrika genç işçiyle dolu, günü kurtarma derdindeler, gelecek beklentisi yok” dedi.

Bir başka Renault işçisi ise sözleşmeli çalışmanın geldiği noktaya dikkat çekti: “Eskiden 11 ay sözleşme olurdu, sorun yoksa kadroya geçerdin. Şimdi 6 ayda bir yeniliyorlar. Çıkan yasalar işçi için değil patron için. Sözleşmeli olduğumuz için promosyon verilmedi ama bordroya bakıyorsun sendika aidatı kesilmiş. Madem bize bir şey yok, neden aidat kesiliyor?”

9 yıldır Beyçelik Fabrikasında çalışan bir işçi, ne asgari ücretten ne de MESS grup sözleşmesinden beklentisi olduğunu söyledi. “Yüksek zam isterim ama vermezler. Verseler de bu sefer eski işçileri çıkarırlar. Düşük zam da verseler mecbur çalışacağım” diyen işçi, yüksek zam-işten çıkarma tehdidinin hem patronlar hem de sendikalar tarafından bir baskı aracı olarak kullanıldığını dile getirdi.

Uğur Ökdemir

Kaynak: Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.