Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği (SAHADER), söz konusu düzenlemenin özellikle sağlık çalışanları açısından ağır, orantısız ve keyfiliğe açık sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
SAHADER tarafından yapılan değerlendirmede, aday memurluk sürecinin amacının kamu personelini eğitmek ve mesleğe uyumunu sağlamak olduğu hatırlatılarak, yeni düzenleme ile bu sürecin bir deneme ve uyum dönemi olmaktan çıkıp, açık bir tasfiye mekanizmasına dönüştürüldüğü ifade edildi.
Uyarma ve kınama gibi hafif disiplin cezalarının dahi ilişik kesmeye varan sonuçlar doğurmasının, hukuk devleti ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
SAHADER, aday memurun ilişiğinin kesilmesinin zaten başlı başına ağır bir yaptırım olduğunu, bunun üzerine getirilen 3 yıl devlet memurluğuna atanamama hükmünün ise fiilen meslekten geçici men anlamına geldiğini belirtti.
Dernek açıklamasında şu ifadelere yer verildi, “Bir yıllık adaylık sürecinde yapılan bir hata, ya da amir takdirine dayalı bir disiplin cezası nedeniyle bir kamu çalışanının üç yıl boyunca tüm kamu kurumlarından dışlanması, disiplin değil açık bir cezalandırmadır. Sağlık alanında uzun süredir ‘sarı sendikal yapılanmanın’ kurumlarda yönetici konumunda olduğuna dair yaygın bir kanaat bulunduğu, bu düzenlemenin çok tehlikeli sonuçlar doğurabilecek.”
Kurumlarda yönetici konumunda olduğu düşünülen sarı yapılanma dikkate alındığında, bu düzenleme ya memurların belli bir sendikaya geçmeye zorlanmasına ya da geçmeyenler açısından açık bir memur kıyımına zemin hazırlayacaktır vurgusu yapılan açıklamada, “Yoğun iş yükü, personel eksikliği, uzun çalışma saatleri ve yüksek stres altında çalışan sağlık emekçilerinin hata yapma riskinin zaten yüksek. Bu koşullarda aday memurların hak aramaktan çekinir hale geleceği, amir baskısına açık hale getirileceği, sendikal tercihlerinin dolaylı baskı unsuru haline getirileceği” ifade edildi.
Açıklamada, disiplin cezalarına karşı yargı yolunun teorik olarak açık olduğu ancak uygulamada önce cezanın uygulandığı, yargı sürecinin ise yıllar sürdüğü hatırlatıldı. Bu durumun, dava sonunda haklı çıkan memur açısından dahi geri döndürülemeyen ekonomik, mesleki ve psikolojik kayıplara yol açtığı belirtildi.
SAHADER, düzenlemenin uzun vadede kamu personel rejimini zayıflatacağına ve memur güvencesini aşındıracağına dikkat çekerek, bunun kamu hizmetinin niteliğini de doğrudan olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Açıklama şu çağrı ile sona erdi, “Disiplini sağlama bahanesiyle kamu çalışanlarının geleceği ipotek altına alınamaz. Aday memurların kaderi, sendikal aidiyetlere ve amirlerin keyfi değerlendirmelerine bırakılamaz. Bu düzenleme geri çekilmeli, kamu hizmetinde tarafsızlık ve liyakat ilkesi korunmalıdır.”
Kaynak: Haber Merkezi