Hakkâri’nin Gazi Mahallesi’nde yaşanan ve bir psikoloğun ağır yaralandığı saldırının ardından Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şubesi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği ve Türk Psikologlar Derneği, Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Yapılan eyleme DİSK, KESK, Bursa Tabip Odası, CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala'da destek verdi.
Yapılan ortak açıklamada konuşan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şubesi Eş Başkanı Huriye Melek Türk, "Son dönemde yürütülen sosyal risk haritası çalışmasının; çalışanların, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, meslek örgütlerinin ve akademinin görüş ve deneyimleri yeterince değerlendirilmeden hayata geçirilmesinin sahada çeşitli sorunlara yol açtığı yönünde ciddi geri bildirimler bulunmaktadır diyen Melek Türk, “Özellikle hane temelli çalışmalar kapsamında; çalışan güvenliği, kurum kapasitesi, etik ve hukuki süreçlerin daha kapsamlı ele alınması gerektiği açıktır. Sosyal risk haritalaması çalışmalarının yalnızca veri toplama ve risk sınıflandırması ekseninde değil; sosyal hizmetin temel ilkeleri olan insan onuru, müracaatçının yüksek yararı, mesleki ilişki, güven temelli çalışma ve “çevresi içinde birey” yaklaşımı çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. Sahada yürütülen uygulamaların, sosyal hizmet meselesinin bütüncül değerlendirme anlayışından uzaklaşarak yalnızca niceliksel veri üretimine indirgenmesi hem hizmet sunumunun niteliğini zayıflatmakta hem de çalışanları mesleki açıdan kırılgan hale getirmektedir. Risk haritalaması süreçlerinde çalışanların asli rolünün “veri toplayıcı” bir pozisyona indirgenmesi; mesleki özerklik, profesyonel değerlendirme ve müracaatçıyla kurulan güven ilişkisi açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır. Özellikle riskli hanelerde yürütülen ziyaretlerde yeterli kurumsal destek ve güvenlik mekanizmalarının sağlanmaması, çalışanları fiziksel ve psikososyal açıdan korunmasız bırakmaktadır” dedi.
Gerekli yasal ve mevzuatsal altyapı tamamlanmadan uygulamaların hayata geçirilmesi; çalışanların yeterli güvenlik önlemleri alınmadan sahaya yönlendirilmesi; teknik ekipman eksiklikleri nedeniyle personelin şahsi telefonlarını kullanmak zorunda bırakılması ve başta KVKK olmak üzere etik, hukuki ve mesleki süreçlerin yeterince gözetilmemesi çalışanlar açısından ciddi riskler oluşturduğunu belirten Melek Türk, “Meslek elemanlarının kendi kişisel cihazları üzerinden veri girişine zorlanması; yalnızca çalışan güvenliği açısından değil, mesleki sınırlar, veri güvenliği, kurumsal sorumluluk ve müracaatçı mahremiyeti açısından da sakıncalı bir durum oluşturmaktadır. Sosyal hizmet müdahalesinin merkezinde yer alması gereken insani temasın, yoğun veri giriş baskısı nedeniyle zayıflaması sahadaki mesleki ilişkiyi olumsuz etkilemektedir. Çalışanların uygulamalardaki eksiklikleri ve geliştirilmesi gereken yönleri ifade etmelerinin baskı unsuru haline getirilmemesi, aksine bu geri bildirimlerin sistemin güçlendirilmesi adına dikkate alınması gerekmektedir. Yaşanan bu olayın; çalışma koşulları, çalışan güvenliği ve kurumsal süreçler açısından kapsamlı biçimde değerlendirilmesini gerekli görüyoruz. Çalışanların can güvenliğini, mesleki itibarını ve emeğini koruyan; şeffaf, katılımcı ve hak temelli bir sosyal hizmet sisteminin güçlendirilmesi ortak sorumluluğumuzdur” dedi.
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Bursa Şubesi Eş Başkanı Huriye Melek Türk taleplerini şöyle sıraladı:
* Çalışan güvenliğini önceleyen tedbirlerin alınmasını,
* İşçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarının güçlendirilmesini,
* Yeterli personel ve teknik altyapının sağlanmasını,
* Etik, hukuki ve mesleki ilkelerin titizlikle gözetilmesini,
* Çalışanların görüş ve önerilerinin karar süreçlerine dahil edilmesini,
* Sosyal hizmet alanındaki yapısal eksikliklerin giderilmesini,
* Sosyal risk haritalaması çalışmalarının meslek örgütleri, akademi ve saha çalışanlarının katılımıyla yeniden değerlendirilmesini,
* Risk tespiti kadar koruyucu-önleyici ve güçlendirici müdahale mekanizmalarının da geliştirilmesini,
* Sahada görev yapan personelin fiziksel, psikososyal ve mesleki güvenliğini esas alan uygulama standartlarının oluşturulmasını talep ediyoruz.
Açıklamada konuşan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, “Artık sağlıkta şiddet, sosyal hizmet alanında şiddet gündelik olaylardan biri haline geldi. Sağlık Bakanlığı'nın resmi verilerine bakacak olursak geçtiğimiz yıl her gün 48 sağlıkta şiddet olgusu nedeniyle beyaz kod verildi. Ve bunlar kadar vahim bir rakam her gün bu beyaz kod verilen sağlıkta şiddet olgularının 8'i fiziksel şiddet olarak kayıtlara geçti. Bu elbette sağlık çalışanları, sosyal hizmet çalışanları açısından taleplerinin ilk sırasına can güvenliği talebini koymayı zorunlu hale getiriliyor. Bu koşullarda bu hizmet sürdürülemez. Bu koşullarda bu hizmet nitelikli bir biçimde asla sürdürülemez ve sürdürülemiyor. Dolayısıyla biz bugün burada sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin karşılaştığı sağlıkta şiddet sona ersin derken bu yalnızca sağlık emekçilerini ve sosyal hizmet emekçilerini ilgilendirmiyor. Aynı zamanda bu ülkede sağlık hizmetine gitmek zorunda kalan, bu ülkede sosyal hizmet alanından hizmet almak zorunda kalan bütün yurttaşları, dolayısıyla bütün Türkiye'yi ilgilendiriyor. Buradan hem Sağlık Bakanına hem Aile Bakanına seslenelim. Bir an önce sağlıkta şiddeti önleyecek yasal önlemler ve idari düzenlemeler hayata geçilsin” çağrısında bulundu.
Kaynak: Haber Merkezi