Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) gerçekleşen açıklamada, “2026 yılı bütçe uygulamaları bir kez daha göstermiştir ki siyasi iktidarın tercihi emekten değil, sermayeden yanadır” denildi.
Yapılan açıklamaya CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'da destek verirken açıklamayı TMMOB Bursa İKK Sekreteri Murat Korkut okudu.
Emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaşın yoksulluğa mahkûm edildiğini söyleyen Murat Korkut, “Belirlenen bu oranlar, ücret artışı değil, alım gücü kaybının kurumsal hale getirilmesidir. Emekçilerin, emeklilerin ve dar gelirli yurttaşların yaşadığı derin yoksullaşma bu politikalarla kalıcı hale getirilmektedir. 2026 yılı bütçe uygulamaları da bir kez daha göstermiştir ki siyasi iktidarın tercihi emekten değil, sermayeden yanadır. Halk artan borçluluk, işsizlik ve güvencesizlik koşulları altında yaşam mücadelesi verirken; krizin faturası ücretli kesimlerin sırtına yüklenmektedir. Asgari ücretin işveren talepleri doğrultusunda belirlenmesi ve ücret artışlarının daha yılın ilk günlerinde erimesi bunun açık göstergesidir. Ekonomik krizden çıkış, onu yok saymakla değil; emek eksenli politikalar geliştirmekle mümkündür. Kamucu bir anlayışın yeniden inşa edilmesi, üretime dayalı bir ekonomik yapının kurulması ve gelir dağılımında adaletin sağlanması zorunludur.
Yapılan açıklamada talepler şöyle sıralandı:
- Vergi sistemi ücretliler aleyhine olmaktan çıkarılmalı, servet ve kâr esaslı hale getirilmelidir.
- Temel tüketim hizmetleri olan elektrik, su, doğalgaz ve internet vergiden muaf tutulmalıdır.
- Dolaylı vergiler düşürülmeli, gıda ürünlerinde KDV sıfırlanmalıdır.
- En düşük emekli aylığı en az asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir.
- Kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının özlük ve ekonomik hakları derhal iyileştirilmelidir.
- Ek gösterge, ek ödeme ve tazminat düzenlemeleri mesleki sorumluluklara uygun biçimde yeniden yapılandırılmalı; Birliğimizin yasa teklifleri gecikmeksizin yasalaştırılmalıdır.
Açıklamada konuşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Mesele iktidarın halkın sırtında olmasıdır. Ülkenin en zengini de bir litre su alırken aynı vergiyi ödüyor. Babasından harçlık alıp okulda eğitimini sürdüren bir litre suyu alan öğrenci de aynı vergiyi veriyor. Ne kadar eşit değil mi? Peki adil mi? değil. Öbürü günde bir milyon TL para kazanırken bu ancak babasından aldığı on lira, yirmi lira, otuz lira, kırk lira, yüz liralık harçlıkla bu süreci götürmek zorunda. O yüzden bir bölüşüm sorunu var. Ve bu bölüşüm iktidarın bir tercihi” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi