CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in siyasi partilerle "ara seçim" görüşmeleri sürüyor. Dün DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüşen Özgür Özel'i bugün Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş'ın ardından Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, CHP Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisinde ziyaret etti. Görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenlendi.
#CanlıYayın Özgür Özel, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ile görüşüyor https://t.co/77wGu7xeeR
— BursaMuhalif Gazetesi (@BursaMuhalif) April 8, 2026
Özel, iktidara karşı halkın gücünü göstermek için atılması gereken adımları konuştuklarını söylerken, Seyit Aslan da "En geniş mücadele cephesinin kurulmasına ihtiyacımız var. Türkiye'de yaşayan milyonlar perişan. Ülkenin yarısı borçlu durumda. Bu ekonomik politikalara, antidemokratik uygulamalara karşı, Sarayın yargısına karşı birleşmek ve ortak mücadele etmek zorundayız" çağrısında bulundu.

Basın toplantısında ilk sözü alan Özgür Özel, "Anayasaya sahip çıkmak, AYM ve AİHM kararlarına uymak ve bu doğrultuda bir an önce ülkenin sorunlarına duyarsız olan, vatandaşın ekmeğinin küçülmesine, emekçinin ve asgari ücretlinin geçinmesine, emeklilerin hayata tutunmasına olanak vermeyecek bir ücretlendirmeyle ve ücretleri kemiren enflasyona karşı adım atmayan, hem krize hazırlıksız yakalanan hem de Türkiye'nin gerçeklerini görmeyen bu iktidara karşı halkın gücünü göstermek gerekiyor. Halkın gücünü göstermek için atılması gereken bir dizi adım var. Sayın Başkan ve heyete ben kendi düşüncelerimi aktardım. Onların da hem bizim gündemimizle örtüşen hem de bizimle konuşmak istedikleri kendi gündemlerini konuştuk. Çok verimli bir görüşme oldu. Sayın Genel Başkan'a ve heyetine teşekkür ediyorum" dedi.
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da Özel'e teşekkür ettikten sonra şunları kaydetti:
"Verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Hem Türkiye'nin içinde bulunduğu koşulları, gündemi konuşma fırsatımız oldu. Hem de 19 Mart'ta başlayan CHP belediyelerine yönelik gözaltı, tutuklama ve yargılamalar karşısında bir kez daha seçime ve seçilme hakkı için, halkın demokratik hak ve özgürlükleri için bu operasyonların durdurulması, yargılananların serbest bırakılması konusunda dayanışmamızı göstermek için buradayız. Bu dayanışmamızı sürdürmeye devam edeceğiz."
"ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ederken gece bir ateşkes ilan edildi. Bu emperyalist, siyonist saldırganlık karşısında dünya halklarının mücadelesi, ABD'deki milyonların, İngiltere, Almanya, Yunanistan'da, birçok ülkedeki halkların dayanışması ve mücadelesi en azından ateşkese neden olmuştur. Ama bu ABD ve İsrail'in yeniden saldırmayacağı anlamına gelmiyor. İran halkıyla, işçi ve emekçileriyle dayanışmayı büyütmemiz gerekiyor. Bu barbarlığa karşı sesimizi çıkarmamız gerekiyor."
"Türkiye'de bir anayasa var ama uygulanmıyor. AYM ve AİHM kararları uygulanmıyor. Türkiye'nin demokratikleşmesi konusunda atılması gereken adımları bu Saray rejimi atmıyor. Bunun karşısında bizler, partiler, emek ve meslek örgütleri olarak adımların atılması konusundaki mücadelemizi yükselteceğiz, sürdürmeye devam edeceğiz. Hem Selahattin Demirtaşların, Figen Yüksekdağların, Can Atalayların, Tayfun Kahramanların, AİHM ve AYM kararlarına rağmen tutsaklıkları devam eden arkadaşlarımızın bırakılması ve demokratik mücadeleye katılmaları talebimizi sürdüreceğiz."
"Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından sonra yeniden CHP'li belediyelere dönük operasyonlar başladı. Bunların siyasi olduğunu biliyoruz. Bunların Saray yargısının eliyle yapıldığını biliyoruz. Bir an önce siyasi operasyonlara son verilmelidir. Cezaevlerindeki belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması, seçildikleri makamlara dönmesi, kayyımların son bulması talebimizi de yükselteceğiz."
"Türkiye'de ifade özgürlüğü yok. Alican Uludağ, Merdan Yanardağ ve birçok gazeteci arkadaşımız gerçekleri yazdıkları için tutuklu. Gazeteciler cezaevinde. Siyasetçiler cezaevinde. Doğasını korumaya çalışan, ağacına ve deresine sahip çıkan Esra Işık kardeşimiz cezaevinde. Saray iktidarının ayakta kalabilmenin politikalarını şiddetlendirerek devam ettirdiğini görüyoruz. Bu yüzden daha fazla yan yana gelmeye, birlikte olmaya ihtiyacımız var. En geniş mücadele cephesinin kurulmasına ihtiyacımız olduğunun altını özellikle çizmek isterim. Asgari ücretli perişan, üretici perişan, esnaf perişan, köylüler perişan… Yani Türkiye'de yaşayan milyonlar perişan. Ülkenin yarısı borçlu durumda. 45 milyona yakın vatandaşımız borçlu durumda. Bu yüzden bu ekonomik politikalara, antidemokratik uygulamalara karşı Sarayın yargısına karşı birleşmek ve ortak mücadele etmek zorundayız.
"Önümüz 1 Mayıs. 1 Mayıs'ta bütün bu gelişmeler karşısında başta işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler kendi talepleriyle birlikte meydanları doldurarak, bu Saray düzenine karşı gücümüzü her tarafta göstermek durumundayız."

Kaynak: Haber Merkezi