İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda görülen davanın ilk haftasının son celsesinde jandarma yoğunluğunun artırıldığı görüldü.
Davayı Silivri'de takip eden CHP Milletvekili Mahmut Tanal, duruşmanın görüldüğü binanın girişine dizilen altı kat bariyere isyan etti.
Tanal, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda şunları dile getirdi:
"Bugün, Silivri'de Silivri Cezaevinin içerisindeki bulunan duruşma salonlarına geldik. İBB duruşmasının dördüncü günündeyiz. Adliye dedikleri, cezaevi kampüsü içerisinde. Şurada birinci bariyer. Karşımda ikinci bariyer. Ve karşımda üçüncü bariyer. Şu dördüncü bariyer. Şu beşinci bariyer. Şu altıncı bariyer. Buradan içeri giriyorum, içeride de aynı bariyerler var. Duruşma salonu diyorlar, adliye diyorlar. Burası aslında adliye madliye falan değil; bal gibi cezaevi kampüsü. Burada açık yargılama olur mu? Eğer bir suç varsa bırakın millet görsün. Eğer bir haksızlık varsa da bırakın millet görsün. Böyle demir yığının olduğu bir adliye dünyada var mı? İşte bu dünyada bir ilk. Bunun adına açık yargılama diyorlar. Bunun adına adil yargılama diyorlar. Diyorlar ki, "Güvenin, adalet tecelli edecek'… Adalet burada gizlenmiş. Bu barikatlarla adalet yan yana geldi mi adalet dışarı kaçar. Adalet bundan uzaklaşır."
Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, jandarmanın izleyici sıralarında fotoğraf çekildiği gerekçesiyle bir kişiyi uyarması üzerine tepki gösterdi.
Dilek İmamoğlu, mübaşire, "Her sabah gerginlik çıkartıyorsunuz. Derdiniz ne sizin? Bu insanlar bir yıldır suçsuz yere içeride. Gidin bakın bakalım orada haksız yere bir gece yatabilecek misiniz" dedi.
Yargılananların ve heyetin yerini almasının ardından duruşma başladı. Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, dün Sırrı Küçük'ün avukatının, "Cezaevinde kendisini Recep Seyhan isimli bir avukatın ziyaret ettiği ve itirafçı olması konusunda baskıya uğradığını" söylediğini hatırlattı. Aynı avukatla ilgili kendilerinin de suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatan Kaya, şöyle devam etti:
"Kendisi gelip, müvekkilime cezaevinde ziyaret ederek itirafçı olması yönünde baskı yaptı. Eğer olmazsa, hakkındaki iddiaların ağırlaşacağından bahsetmişti. Dosyada görüyoruz ki aynı zamanda bu şahıs, sanık Adem Soytekin’in de etkin pişmanlık beyanında avukatıydı. Yani burada bir baskı mekanizması yürümüş. Soytekin'in de bu baskılar neticesinde etkin pişmanlık beyanlarında bulunduğunu düşünüyoruz. Görünüyor ki husumet, etkin pişmanlıkta bulunanlarla diğer sanıklar arasında değil, doğrudan savcılıkla bizim müvekkillerimiz arasında. Dolayısıyla bu avukat hakkında, mahkemeniz tarafından ihbarda bulunulmasını talep ediyoruz."
Mahkeme başkanı, "Siz suç duyurusunda bulundunuz değil mi" diye sorunca Kaya, "Bulunduk ancak burada görüldü ki başka bir kişiye karşı da aynı fiillerde bulunmuş. Dolayısıyla mahkememizden ihbarda bulunmasını talep ediyoruz" dedi.
Etkin pişmanlıktan yararlanıp "itirafçı" olan Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat, sanık kürsüsünde savunma yaptı. İfadesine karşın tahliye edilmeyen Polat, İstanbul Valisi Davut Gül'ün kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla kendisine "Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında" denildiğini söyledi.
Polat, "2023 yılındaki seçim öncesi Ali Sukas’ın eşi Berna Hanım milletvekili adayıydı. Ali Sukas bir gün beni yanına çağırdı. 'Bir liste var buradaki şirketlerden yüzde 10 pay alınacak' dedi. Ben 'Kim istiyor' diye sordum. 'Yukarısı istiyor' dedi. 'Yukarısı gelsin kendi alsın' dedim. İş yapan mütahhitler bu durumu gelip şikayet etmeye başladılar" diye konuştu.
Polat, "Sonrasında ben bu konuyu Ertan Yıldız’a taşıdım. Sonra Ali Sukas’ın bana mobbingleri başladı. Ben sonra konuyu Ekrem İmamoğlu’na taşımak istedim. Ertan Yıldız’a tekrar ulaşmaya çalıştım. Duygu Hanım bunun üzerine bana gelip, 'Emekli olup gençlerin önünü açsan' dedi. Kamu zararı söz konusuydu, ben bir şey yapamayınca konuyu valiye taşımak istedim" iddialarını öne sürdü.
Mahkeme başkanının Ümit Polat'a "Üç farklı ifade vermişsin. Hep Ali Sukas'la ilgili bilgi vermişsin, 'O aldı' demişsin. 'Ben para almadım' demişsin ama senin aldığını söyleyenler var" dedi. Bunun üzerine Polat, "Onlar etkin pişmanlıktan yararlanmak için söylemiş olabilirler" açıklamasında bulundu. Mahkeme başkanı, "Sen de etkin pişmanlıktan yararlanmak istemişsin" deyince Polat, "Savunmamı yapıyorum ne yapayım" ifadelerini kullandı.
Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunması sırasında duruşma salonunda tansiyon yükseldi. Savcının ekrana yansıttığı tablo için "Yalan" diyen Ekrem İmamoğlu, "Sayın hakim, lütfen yalana müsaade etmeyin" sözleriyle araya girdi. Bunun üzerine savcı, mahkeme başkanından İmamoğlu hakkında hakaretten işlem yapılmasını ve "duruşma düzenini bozduğu" gerekçesiyle salondan çıkarılmasını sitedi. "Hakaret ediyor, gerekeni yapın" diyen savcıya, mahkeme başkanı, "Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim" diyerek müdahale etti.
Ağaç AŞ’ye yıllara göre giren para miktarını gösterdiği belirtilen tabloyu ekrana yansıtan savcı, Polat’a, İmamoğlu ile Ali Sukas arasında "seçim için para toplanmasına" ilişkin bir görüşme olduğunu söylediğini hatırlatarak, 2023-2024 dönemindeki para girişindeki artışın bu görüşmeyle bağlantılı olup olmadığını sordu.
Polat, “Para toplandı ama ne için ne zaman bilmiyorum” dedi. Savcının “Para toplanması seçimle mi ilgili yani” sorusuna da “Para neden toplanır bilmiyorum” yanıtını verdi. Savcı bunun üzerine, “25 senedir bu işin içindesin Ümit. Bunu da kendi ifadende söylemişsin. Ne için para toplanmış” diye sordu. Polat ise, “Daha çok toplamıştır o ara, bilmiyorum ki” dedi.
Bu sırada Ekrem İmamoğlu ayağa kalkarak soruya müdahale etti. İmamoğlu, “Sayın hakim lütfen yalana müsaade etmeyin” dedi. Mahkeme başkanının, “Ekrem Bey bu şekilde olmaz” sözleri üzerine İmamoğlu, “Bu soruya karşı söz hakkımı kullanıyorum” diye konuştu.
Mahkeme başkanının, “Bu sorunun sorulmasına itirazınız mı va?” sorusuna İmamoğlu, “Evet” yanıtını verdi. Hakim, bunun üzerine, “Ekrem Bey, savunma hakkını size verdiğimizde bunların tamamına yönelik sizi dinleyeceğim. Bu tablo iddianamede Ağaç AŞ ile ilgili kısma yerleştirilmiş zaten” dedi.
İmamoğlu ise itirazını sürdürerek, “Ama bana müsaade etmiyorsunuz ki” dedi. Mahkeme başkanı, “Uzatmayalım, yerimize oturalım. Siz savunmanızı yaparken bunları aynen anlatırsınız” karşılığını verdi.
Bunun ardından İmamoğlu, “İddia makamı yalan bir tabloyu oraya yatsıtmasın… İddia makamı bu iftiranamedeki şeyi yansıtıyor ekrana” sözleriyle tepkisini sürdürdü. İmamoğlu’nun ayrıca, “Bu tablo yalan, külliyen yalan. İddia makamı yalan konuşuyor” dediği aktarıldı.
Bunun üzerine duruşma savcısı mahkeme başkanına dönerek, “Başkanım, CMK 204 gereği gerekeni yapın. Sanık bana hakaret ediyor” dedi.
Mahkeme başkanı ise savcının bu talebini duruşma sırasında değerlendirmedi. Kısa süreli gerginliğin ardından duruşma Polat’ın ifadesiyle sürdü.
avcısı, İmamoğlu'nun "duruşma düzenini bozma" gerekçesiyle duruşmadan çıkarılmasını isteyerek, “Hakaret ediyor, gerekeni yapın” dedi. Çıkan gerginlik, mahkeme başkanının “Savcım karşılıklı tartışmaya girmeyelim” yanıtıyla son buldu.
İstanbul Valisi Davut Gül, Ümit Polat'ın kendisiyle ilgili, 19 Mart'tan önce "Yakında bir şeyler olacak" dediği iddiasına yanıt verdi. Gül, "İBB veya İBB iştiraklerinde çalışan yakın ya da uzak hiçbir akrabam yoktur" dedi.
Polat, Davut Gül'ün, kuzeni olan Ağaç AŞ personeli aracılığıyla 19 Mart operasyonundan önce kendisine "Ses çıkarmasın, beklesin, zaten bir şeyler olacak yakında" dediğini iddia etmişti.
Duruşmaya 14.30'a kadar ara verildi; Ekrem İmamoğlu salondan ayrılırken sorulara yanıt verdi.
İmamoğlu, "Bunlar sadece bir kişiye ve bir aileye hizmet eder. Ben 86 milyona hizmet edeceğim. Onlar hizmet ettiklerine de zarar veriyor" dedi.
İmamoğlu, Ümit Polat’ın savunması hakkında "Bomboş" dedi ve ekledi: "Ayda 20 milyar ödemeye çıktı diye tablo yapmışlar. Bu kurumun yıllık bütçesi 5 milyar. Bu tabloyu yapan savcılık. Başsavcı görünümlü siyasetçinin liderliği liderliğindeki savcılık yaptı bunu."
İmamoğlu, "Geçmiş dönemlerde, AKP döneminde bu kurumda hizmet etmiş insanlarla birlikte çalıştı o kişi. Soru sormaktan da vazgeçtim artık, bana bir satır yazsaydı yeterdi. Ben her kuruma denetim gönderdim. Bu kurum iç denetimler hariç toplam 1600 kez denetlendi. Bizden önceki 5 yıllık dönemde ise 148 denetlenmişti" diye konuştu.
Mahkeme başkanı, gazetecilerin Ekrem İmamoğlu'na soru sorması üzerine mübaşirle haber gönderdi. Hakim, salondaki basın mensuplarının, avukatların yanındaki yerinin yeniden eski yere alınmasına karar verdi.
Basın mensupları duruşmayı daha sağlıklı takip edebilmek adına yer değiştirmemekte ısrar etti.
Ara sonrası salona gelen mahkeme başkanı, basın mensuplarının salonun en dip noktasındaki yere geri gönderilmesini istedi ve “İyi niyetli davrandık ama suistimal edildiğini gördük” dedi.
Basın mensuplarının “Suistimal edecek ne yaptık” şeklindeki soruları ise yanıtsız bırakıldı. İmamoğlu da basın mensuplarına destek verdi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı, “Sürekli bir pazarlık halindeyiz, 10 dakika ara verelim” ifadelerini kullandı ve tutuklu sanıkların da salondan çıkarılması talimatını verdi.
İzleyici bölümünde oturan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de basın mensuplarının yerlerinin değiştirilmesine tepki gösterdi. Basın mensuplarının “1 kişi ile görüşün lütfen” şeklindeki talepleri yanıtsız bırakıldı.
Mahkeme başkanı, "düzen sağlanamadığı" gerekçesiyle bugünkü duruşmayı sonlandırma kararı verdi. Davanın pazartesi günü devam etmesine hükmedildi.
İzleyiciler "Hak, hukuk, adalet" sloganları atarken heyet salonu terk etti. İzleyiciler salondan çıkan basın mensuplarına alkışlarla destek verdi.
Kaynak:Evrensel