Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

EMEP Genel Başkanı Aslan’dan 4 Nisan çağrısı: ‘Defol NATO, defol Trump’ demek için bir araya geleceğiz

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, NATO’nun kuruluş yıldönümünde Türkiye genelinde eylemler düzenleneceğini belirterek yurttaşları 4 Nisan’da alanlara çağırdı.

Haber Giriş Tarihi: 31.03.2026 16:39
Haber Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 16:42
Kaynak: Haber Merkezi
EMEP Genel Başkanı Aslan’dan 4 Nisan çağrısı: ‘Defol NATO, defol Trump’ demek için bir araya geleceğiz

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi, İran’a dönük savaş, tutuklu sendikacı ve gazeteciler ile Bursa Büyükşehir Belediyesine dönük operasyona ilişkin basın toplantısı düzenledi. NATO’nun İran ve dünyanın diğer bölgelerinde süren emperyalist saldırganlığın ortağı olduğuna dikkat çeken Aslan, NATO’nun kuruluş yıldönümü olan 4 Nisan’da başta Kürecik, İncirlik’teki üsler ile İzmir’deki NATO karargahının önleri olmak üzere ülkenin dört bir yanında “NATO dağıtılsın, ABD üsleri kullanıma kapatılsın” talebiyle düzenlenecek eylemlere katılım çağrısı yaptı.

İran savaşına karşı İngiltere ve ABD’de düzenlenen eylemleri selamlayarak basın toplantısına başlayan Aslan, “ABD ve İsrail’in İran’a dönük başlattığı savaş Ortadoğu’da halkların geleceğine yönelik yeni saldırının aracı olarak devam ediyor. Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu kaçıran ABD, Küba’yı abluka altına alarak saldırgan tutumunu sürdürüyor. Ukrayna’da paylaşım savaşı sürerken, Gazze’de barış gücü adı altında işgale yeni kılıf aranıyor” ifadelerini kullandı.

Tarihi işgaller, katliamlar, darbelerle dolu

Körfez ülkelerinin, ABD üslerine topraklarını açarak ganimetten pay alma yarışına dahil olduklarını ifade eden Aslan, NATO ve ABD’nin bölgedeki üslerinin emperyalist saldırıda istihbarat toplayan merkezler olarak işlev gördüğüne dikkat çekti.

NATO zirvesinin 7-8 Temmuz’da Ankara’da toplanacağını hatırlatan Aslan, NATO’nun tarihindeki suçlara işaret ederek kurulduğu günden beri darbeler düzenleyen, katliamlar yapan, gladyo tipi karanlık örgütlerle çeşitli ülkelerde muhalif güçlere karşı imha siyaseti izleyen, ulusal, etnik, mezhepsel çelişkileri kullanarak iç savaşlar başlatan NATO’nun Türkiye’de zirve düzenlemesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı: “NATO milyonlarca insanı yoksulluğa, açlığa sürükleyen, Yugoslavya’nın parçalanmasında oynadığı roldeki gibi mali sermayenin çıkarları doğrultusunda ülkelerin kaynaklarına el koyan uluslararası bir saldırı örgütüdür. NATO İspanya’da Bask bölgesinde bağımsızlık mücadelesi veren ETA üyelerinin katledilmesinde rol aldı. İngiltere’de Thatcher gericiliğinin önünü açtı. İtalya, Türkiye, İspanya, İngiltere gibi pek çok ülkede CIA eliyle muhalefet güçlerine yönelik faaliyetler örgütledi. Dünyanın dört bir yanındaki siyasi operasyonların, darbelerin arkasında da NATO-CIA ortaklığı vardı. NATO varken hiçbir ülke, hiçbir halk güvende değil. Buna ABD ve İsrail halkı da dahil.”

Irak, Afganistan, Mısır, Libya, Kosova…

Özellikle Sovyetler Birliğinin dağıldığı 90’lı yıllardan itibaren NATO’nun işlevinin yeniden yeniden tanımlandığını anlatan EMEP Genel Başkanı Aslan, “Balkanlar, Kafkaslar, Afrika ve Ortadoğu’da kimi ülkeler emperyalist savaşların girdabına çekildi. 11 Eylül saldırılarını bahane eden ABD Afganistan’ı işgal etti. 2003’te Irak işgal edildi. İşgal süresince bir milyon insan hayatını kaybetti. Emperyalistler 2011’de Tunus, Mısır, Suriye ve Libya gibi ülkelerde başlayan halk ayaklanmalarını bastırmak için yeni oyunlar tezgahladı, isyanlar kanla bastırıldı, yüz binlerce insan katledildi, milyonlar göçe zorlandı. ABD’nin Ortadoğu’daki en önemli müttefiki Siyonist İsrail, Hamas’ın 7 Ekim saldırısını öne sürerek on binlerce insanın katledildiği bir soykırımı başlattı. NATO’nun Ukrayna planı ise Rusya tarafından işgal gerekçesine dönüştürüldü. Dört yıldır süren savaşta yüz binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan yerinden edildi” dedi.

Türkiye’de 15 NATO üs ve tesisi var

NATO üyesi Türkiye’nin de Afganistan, Irak, Kosova, Aden Körfezi ve daha birçok savaş bölgesine gönderdiği askerlerle savaşların parçası olduğunu vurgulayan Aslan, “Türkiye ABD-NATO çıkarları için görev aldı, almaya devam ediyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki NATO ve ABD üslerini gösteren haritayı gazetecilere gösteren Aslan, yıllar içinde Türkiye topraklarında NATO’ya tahsis edilen 15 üs, karargâh ve tesisi kurulduğunu ifade ederek denetlenemez durumdaki bu üslerin aynı zamanda birer nükleer silah deposu olduğunu vurguladı.

Türkiye tarihine kazınan 6-7 Eylül olayları, 1977 1 Mayıs Katliamı, Çorum, Maraş vb. katliamlar ve 12 Eylül darbesinin altında da ABD ve NATO imzası olduğunu ifade eden Aslan, “Saray rejimi uyguladığı politikalarla Türkiye’yi NATO’nun Ortadoğu’daki koçbaşı haline getirerek geleceğimizi karanlığa itmektedir! Bu karanlığın bedeli ise işçiye, emekçiye, ezilen ve sömürülen halka çıkarılıyor” dedi.

2.15 trilyon lira işçiye, emekçiye, emekliye harcansa…

Geçtiğimiz yılki NATO zirvesinde Trump’ın dayatmasıyla üye ülkelerin savunma harcamalarının milli gelire oranının yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarıldığını hatırlatan Aslan, Türkiye’nin ise bu yıl silahlanmaya 2.15 trilyon lira ayırdığını ifade etti ve bu bütçenin silahlanma yerine şu alanlara harcanabileceğini söyledi:

“Depremzedelere ya da İstanbul’da riskli konutlarda yaşayan yurttaşlara 90 m2’lik 1 milyon 315 bin 622 konut yapılabilir. 100 yataklı 2 bin 270 devlet hastanesi açılabilir. 17 milyon öğrenciye yaklaşık 9,5 yıl boyunca günlük 1 öğün ücretsiz sağlıklı yemek verilebilir. 600 bin kamu işçisinin ücretleri 300 bin liraya çıkarılabilir. 25 bin lira ve altında geliri olan 11 milyon emeklinin aylıkları 38 bin liranın üzerine çıkarılabilir.”

4 Nisan’da ‘Defol NATO, defol Trump’ demek için

Bir yanda ülkenin dört bir yanına kimlikleri belirsiz İHA’lar, füzeler düşerken İran’ı bombalayan emperyalistlerin provokasyonlarla Türkiye’yi savaş bataklığının tamamen içine çekmek istediğini söyleyen Aslan, “Güvenlik iddiası ile NATO üslerine yeni Patriot bataryaları getirilmektedir. Bunlar da yetmezmiş gibi Türkiye’de NATO’ya bağlı yeni bir, çok uluslu kolordu kurulması planı ilgili bakanlık tarafından doğrulandı. Bu yeni ordu da yeni patriot bataryaları da Türkiye’yi ABD ve NATO’ya daha fazla bağımlı kılarken yaşadığımız toprakları yeni savaş ve çatışmaların merkezi haline getirecektir” ifadelerini kullandı.

Savaşsız, sömürüsüz bir düzen talebinin bugün her zamankinden daha acil olduğunu vurgulayan Aslan, “Halklar için savaş, darbe, yıkım ve yoksulluk anlamına gelen NATO dağıtılmalıdır, Ankara’da yapılması planlanan zirve toplanmamalıdır. İşçileri, emekçileri, kadınları, gençleri, üretici köylüleri, aydın, yazar ve akademisyenleri, ezilen ve sömürülen tüm hakları NATO zirvesine karşı mücadeleye çağırıyoruz. Türkiye’nin toprakları, hava sahası ve askeri altyapısı emperyalist-Siyonist ittifakın hizmetine sunulamaz. Türkiye’nin bölgesel bir savaşın parçası haline gelmesine izin vermeyelim” diyerek 4 Nisan’da emperyalistlerin ve tekellerinin savaş örgütü NATO’ya hayır demek için başta İstanbul Dolmabahçe, Adana İncirlik, Malatya Kürecik üsleri, İzmir Buca NATO Komutanlığı olmak üzere Türkiye’nin her yerinde düzenlenecek eylemlere katılım çağrısı yaptı.

"Tutuklu gazeteciler ve sendikacı Mehmet Türkmen serbest bırakılsın"

Basın toplantısında tutuklu gazetecilere de değinen Aslan, “Halktan yana gazeteciler gerçekleri yazmaya devam edecekler. Tutuklanan gazetecilerin yaptıkları tek şey gazeteciliktir. Gazeteciliğin suç olmadığını bir kez daha ifade ediyoruz” dedi. Tutuklu gazeteciler Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı, Nedim Oruç’un fotoğraflarını gösteren Aslan, tutuklu tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in tutukluluğuna da değinen Aslan, “Mehmet Türkmen, Antep’teki kapitalistlerin suçlarını teşhir ettiği, onların çarklarına çomak soktuğu için 20 güne yakın süredir tutuklu. Türkiye’nin dört bir yanından tepkiler yükseliyor. Saray düzeni işçi sınıfı ve emekçilerin yoksullaştırılmasına karşı verilen mücadeleleri engelleyemeyecek. Suçu Antep’teki patronlar işlemektedir. İnsanların kollarını koparan, ücretlerini gasbeden patronlar tutuklanmalıdır” dedi.

"Kurtuluş yoksa tek başına, herkes bunun gereğini yapmalıdır"

Güne yeni bir belediye operasyonu ile uyanıldığını söyleyen Aslan, Bursa Büyükşehir Belediyesine dönük operasyona tepki gösterdi: “Saray düzeni zorbalığını, şiddet politikalarını artırarak sürdürmeye devam edecektir. Bursa’daki operasyonun da son olmayacağı görülmektedir. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere bütün demokrasi güçlerine, emek örgütlerine buradan çağrı yapıyoruz. Saray rejiminin yıkılması ve Türkiye’nin gerçek anlamda demokratik hak ve özgürlüklere kavuşması, gazetecilerin mesleklerini özgürce yapabilmesi, işçi sınıfının sendikal hak ve özgürlüklerini sınırsızca kullanabilmesi, kadınların can güvenliği, işçilerin çalışırken ölmemesi için, adalet ve özgürlük için daha güçlü bir birleşik mücadeleye ihtiyaç var. Bunun için bütün emek ve demokrasi güçlerini daha güçlü şekilde yan yana gelmesine ihtiyacımız var. Kurtuluş yoksa tek başına, o zaman bunun gereğini hep birlikte yapmalıyız.”

Kaynak: Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.