Karesi Tekstil Fabrikası sendika düşmanlığı ve iş kazalarıyla sürekli gündemde. Geçtiğimiz hafta kazan dairesinde çalışan 66 yaşındaki bir işçi kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Karesi Tekstil işçileri ile fabrikadaki çalışma koşullarını konuştuk.
Karesi Tekstil’in Bilecik, Bandırma, Nilüfer ve Gürsu’da bulunan dört fabrikasında yaklaşık 5 bin işçi çalışıyor. Dokuma, örme ve tekstüre bölümlerinde ortalama işçi ücretleri 40-45 bin TL civarı, diğer bölümlerde çalışan işçiler ise asgari ücrete yakın ücret alıyor. Bursa’da Öz İplik-İş sendikalaşma çalışması başlatmış daha sonra patron baskısıyla işçiler işten atılmış ve fabrikada işçiler üzerinde baskılar artmıştı. Artan baskılar ve yoğun tempoda çalışma fabrikada iş kazalarını da beraberinde getirdi. Karesi Tekstil’de 27 Şubat’ta fabrika içerisinde hareket eden bir servis aracının çarptığı bir işçi yaralandı, yine nisan ayı başında bir kadın işçi saçını makineye kaptırarak ağır yaralandı. En son 19 Mayıs Salı günü kazan dairesinde çalışan 66 yaşındaki işçi kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.
Fabrikada uzun çalışma saatleri ve havasız bir ortamda çalıştıklarını ifade eden bir işçi, “12 saat çalışıyoruz günlük. İşçinin sağlığı hiç önemli değil. Mobbing, baskı hep var çalışırken stres eksik olmuyor. Molalarımız çok düzensiz, çayı sigarayı bile zor içiyoruz fabrika içinde” dedi.
Fabrikada 9 tane dokuma bölümü olduğunu belirten başka bir işçi, “Bölümden bölüme farklılık olmakla birlikte çalışma şartları ağır. Eskiden rahatça oturup dinlenebiliyorduk ama şu an 12 saat hiç durmadan çalışmamızı bekliyorlar. Yoğun tempoya vücutlarımız bir süre sonra dayanamıyor ve iş kazaları kaçınılmaz oluyor” ifadelerini kullandı.
“12 saat çalışan birinin cebinden para taşması lazım ama bizde yine fakirlik, borç var” diyen başka bir işçi de “Her şey pahalı hem de maaşlardan da vergi kesilmeye başlandı. Tüm bunlar olunca kalp krizi de oluyor stres de oluyor. Fabrikada sürekli aşırı üretim yaptırmak için baskı var. Az enerjiyle, çok üretim yapalım diyorlar bize. Doğal gaz, elektrik az kullanıp işçiyi diken üstünde çalıştırıp kâr etmek istiyorlar. Basınçlı havayı az kullanın bile diyorlar bize fabrika içinde. Yüzde 10 hava ancak kullanılıyormuş, yüzde 90’ı boşa gidiyormuş diye. Fabrika sahipleri bizim üzerimizden kâr ediyor böylece” dedi.
Makinelerin çok arıza vermesinin, iş kazalarını getirdiğini söyleyen işçi de “Bir günde bir jet makinesi neredeyse 20 ton su kullanıyor, 110 makine var. Her gün binlerce ton su kullanılıyor. Kimse bunu kısalım demiyor. Yeter ki üretim olsun gerisinin bir önemi yok düşüncesi var” diye konuştu.
Uğur Ökdemir
Kaynak: Haber Merkezi