Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Kirazlıyayla için bölge halkı ve meslek odaları uyardı: İnsan sağlığı ve tarım risk altında

Kirazlıyayla’da maden atık barajının çökmesiyle dere ve toprağa karışan ağır metaller için meslek odaları alarm verdi: “Bu yalnızca bir çevre felaketi değil; suyu, toprağı, tarımı ve insan sağlığını tehdit eden büyük bir halk sağlığı krizidir.”

Haber Giriş Tarihi: 05.02.2026 14:02
Haber Güncellenme Tarihi: 05.02.2026 14:18
Kaynak: Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
Kirazlıyayla için bölge halkı ve meslek odaları uyardı: İnsan sağlığı ve tarım risk altında

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, Meyra Madencilik’e ait atık barajının çökmesiyle tonlarca kimyasal ve ağır metal içerikli atık, dere ve toprağa karıştı. Meslek örgütleri bunun sadece bir çevre sorunu olmadığı aynı zamanda halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı.

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde, yaşanan maden faciası sonrası tepkiler artarken, Meyra Madencilik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sümeyra Eşgün, Bloomberg HT’de yayımlanan Maden Dünyası programında açıklama yaptı. Açıklamada, toprağını, suyunu ve yaşam alanını savunan yurttaşları hedef alarak madencilik faaliyetlerine yönelik tepkileri “akıl tutulması” olarak niteledi. Eşgün’ün, “Milli duruşumuzun, toprak bütünlüğümüzün konusu artık madencilik sektörü. Yurt dışında festivaller düzenleniyor maden açıldığı zaman. Bizde de taşla sopayla geliyorlar. Bu bir akıl tutulmasıdır. Ben bunu devletin çözeceğine inanıyorum. Bilinçlendirecek halkımızı” sözleri tepki topladı.

Maden sahasında incelemelerde bulunan emek ve meslek örgütleri ise yaşananın iş kazası değil; açıkça, bir çevre felaketi olduğunu belirti.

"Köyün iki tarafında ayrı felaket"

2019 yılından beri madene karşı mücadele sürdürdüklerini vurgulayan Yenişehir Kirazlıyayla Mahalle Muhtarı Hasan Açar, “Bu atık barajının bu tesisin buraya yapılmasına hep karşı çıktık. Biz buranın çökeceğini, buranın patlayacağını, tesisin yapıldığından beri bağıra bağıra söyledik. Fakat gelen bilirkişiler buraya izin verdi. Şimdi nasıl önlem alacaklar merak ediyoruz. Şu akan balçık, Kirazlıyayla köy merasına zararı yok gibi meranın sonunda zaten. Ama buradan akan sular, Bağcık Köyü'ne ve Yenişehir Ovası'na yayılmaktadır. Bu akan suyun zehirli olup olmadığını araştırılmasını istiyoruz. Gereken neyse yapılsın ve bize de bilgi verilsin. Biz köy halkı da olarak rahat yaşayalım. Sadece burası değil, köyün doğu tarafında başka bir zarar, batı tarafında başka bir zarar var. O yanda köy tarlaları çökmüş durumda. Biz bundan sonraki süreçte ne olup olmayacağını çok merak ediyoruz” dedi.

“Maden sahası deprem bölgesinde”

“Bu ortamı görünce dehşete kapılmamak mümkün değil ifadelerini kullanan Jeofizik Mühendisler Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Güngör Armutlu, “Herhangi bir mühendislik hesabı yapılmadan nasıl hayatı geçirildiğini görünce dehşete kapılıyoruz. Artı, bu bölge depremselliği yüksek olan bir bölge. Bir örnek vermem gerekirse bölgede İznik-Mekece fayı en son büyük deprem olarak 965 yılında deprem üretmiş. Eğer Gemlik fayı ve İznik-Mekece fayı beraber aynı anda kırılırsa bölgede zaten 7'nin üzerinde bir deprem üretmesi söz konusu. Dolayısıyla bölgeye birkaç kilometre yakınlıkta kurulmuş olan bu tesisin geçmiş yıllarda yapılmış gerek ÇED raporlarında gerekse tesisleşme aşamasında bunların göz ardı edilmesini de kabullenemiyoruz. İkinci olarak da yakın zamanda bir TÜBİTAK projesi olarak da yayınlanan ve Kayapa-Yenişehir fayı da hemen ovada Barçın köyünün güneyinden geçen bir hat üzerindedir. Yani bölge depremsellik açısından gerçekten dikkate alınması gereken bir bölge” olduğunu söyledi.

Atık barajının çökmesi sonucu doğaya karışan suyla yer alt sularını etkileneceğini ve etkilerini zamanla görüleceğini ifade eden Armutlu, “Bu konuyla ilgili üzerimize düşen görevler neyse onları yapacağız. Bölgedeki yakın lokasyonlardaki, yeraltındaki kirli haritaların üretilmesi, bunların etkilerinin kamuoyuyla paylaşılması noktasında üzerimize düşen sorumlulukları yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı

“Yaşanan sadece çevre felaketi değil"

Bursa Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Doktor Kenan Ergus da, “Burası sadece doğa, çevre felaketi değil, büyük bir halk sağlığı felaketidir. Burada üretim etkileniyor, yiyeceğimiz, içeceğimiz etkileniyor ve bu da birçok hastalığın ortaya çıkmasına yol açıyor. Kurşunun ve bakırın, özellikle kurşunun vücutta birikme özelliği var. Suya karışan, toprağa karışan ağır metaller bitkilere yerleşecektir. Bitkilere geçenlerde hayvanların yemesiyle hayvanlardan ve yediğimiz bitkilerden biz alacağız. Bu aynı zamanda bir ekonomik sorundur da. Çünkü burada yetişen ürünleri ister hayvansal olsun ister tarımsal olsun ihraç etmeye çalıştığımızda analiz edildiğinde kimyasalların fazlalığı nedeniyle bunların ihraç edilmesi de mümkün değildir. Bu büyük bir sağlık sorunudur. Çünkü bu birikenler sağlığımızı etkileyecektir. Bu sadece bir çevre felaketi değil aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı felaketidir” tespitinde bulundu.

“Ağır metaller toprağı, hayvanı ve insanı tehdit ediyor”

Olayın basit bir maden kazası olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulayan Kimya Mühendisliği Odası Bursa Şube Başkanı Ali Uluşahin, “Bu tam bir çevre felaketi. Neden çevre felaketi. Sonuçta burası yoğunlukla kurşun ve çinko işleyen bir maden ve burası onların atık barajı. Dolayısıyla kurşun ve çinko işleyen bir maden tesisinin atık barajında kurşun ve çinkonun olmaması imkansız. Kurşun ve çinko neden çok önemli çünkü ağır metal. Ve ağır metallerin insan sağlığına zararları uzun vadede kanserojen etkileri var. Buraya bir miktar çamur aktı bu kadar büyütmeyin diyen maden yetkililerine de seslenmek lazım. Ya da bizi akıl tutulması olarak nitelendiren Madenin Yönetim Kurulu Başkanları'na da seslenmek lazım. Gelsinler buradaki rezaleti görsünler. Bu ağır metalin nasıl doğaya, toprağa karıştığını görsünler. Ağır metal bir mikroorganizmaya, bir canlı vücuduna girdiği zaman artık oradan boşaltım sistemleriyle atılmıyor ve depolanmaya başlıyor. Ve depolandıktan sonra insanlarda sulanan toprakta ağır metal ile zehirleniyor. O toprakla yetişen bitki ağır metal ile zehirleniyor. O bitkiyi tüketen hayvan ağır metal ile zehirleniyor. Ve orada özellikle aşağıda Yenişehir Ovası'nın verimli toprakları, tarım arazisi, Barçın köyünün meraları, orada otlayan hayvanlar tamamı bundan etkileniyor. Son tüketici olarak burada yetişen bitkileri, hayvansal ürünleri tüketen bizler ağır metalden etkileniyoruz. Dolayısıyla burası doğanın, toprağın, bitki örtüsünün sağlığını ve bunları tüketen insanlığı tehdit eden felaket durumu var. Bir an önce bu tesisle ilgili gerekli çalışmaların yapılması gerekiyor. Bir an önce sorumluların hesap vermesi gerekiyor” çağrısında bulundu.

“Burası tarımın merkezi”

Yenişehir Ovası'nda yaklaşık 300 bin dekarlık tarımsal üretim, 130 bin dekarlık sebze üretimi, yaklaşık 25 bin dekarlık meyve üretimi olduğunu söyleyen Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi ikinci başkanı Fikret Gizir, “Burada yaklaşık 20 bin dekarlık meramız var. Yine burada 40 bin büyükbaş, 60 bin civarında da küçükbaş hayvancılık yetiştiriciliğimiz var. Biz tarımın tam merkezindeyiz. 2020 yılında buradaki bu tesisin yapımını engellemek için buraya geldik ama bu bölgede bizim önümüzü kestiler ve gözaltına almaya kalktılar bizi. Köylülerin bize gelmesini, bizim köylülere ulaşmamızı engellemeye çalıştılar. Her türlü engellemeye rağmen köylülerle bir araya geldik. Doğaya, çevreye, tarımsal üretime, arazilerimize sahip çıkacağız dedik ve orada biz basın açıklamamızı yaptık. O gün uyarmıştık” dedi.

“Bitkisel üretim azalacak”

Bu kadar tarımsal üretimin olduğu bir yerde bu katliamdan sonra toprağın kirlendiğine dikkat çeken Gizir şunları söyledi:

“Toprağın içerisinde yaşayan canlıların düzeni bozuluyor. Toprak kirlendiği için bitki bozuluyor. Bitkisel üretim azalacak. Bunu hiçbir veri tersini söyleyemez. Bitkisel üretim neyi etkileyecek? Hayvancılığı etkileyecek. Sonuçta biz bunları tüketiyoruz insanoğlu olarak. Bizim de sağlığımızı etkileyecek. Dün nasıl söylediysek, neden itiraz ettiysek ve o itirazlarımızın karşılığında bu böyle olduysa biz bugün de bu itirazlarımızı etmeye devam edeceğiz. Yetkilileri göreve çağırıyoruz. Tarım Bakanlığı yetkilileri buradaki atıklardan örnek almış mıdır? Sağlık Bakanlığı yetkileri atıklardan örnek almış mıdır? Valilik, kaymakamlık bugüne kadar burayla ilgili hangi işlemleri yapmıştır? Neyi yaptıysa da halkı aydınlatmak için bir an önce bir açıklama yapmalıdır. Çünkü kaygılarımız ortadadır.”

Uğur Ökdemir/İhsanÇelepkolu

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.