Bursa’nın Yenişehir İlçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi`nde faaliyet gösteren maden tesisinin yaklaşık 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajının hasar gördüğünü ve tehlikeli atıklar etrafa yayılarak çevre felaketine neden olduğunu belirten TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, ÇED raporlarının yatırımcıyı koruyan formalitelere dönüştüğünü belirtti.
Kirazlıyayla Mahallesi’nde faaliyet gösteren maden tesisine ait yaklaşık 4 milyon metreküp kapasiteli atık barajının hasar görmesiyle tehlikeli atıklar çevreye yayıldı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO), yaşananları Erzincan İliç’teki maden faciasının ardından meydana gelen yeni bir “çevre felaketi” olarak nitelendirdi.
Açıklamada, Türkiye’de uygulanan madencilik politikaları ve Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerinin çevreyi, toplumu ve ekosistemi koruma amacından uzaklaştığı belirtildi. ÇED raporlarının, çevresel riskleri önleyen bilimsel belgeler olmaktan çıkarak yatırımcıyı koruyan formalitelere dönüştüğü ifade edildi.
Kirazlıyayla’daki maden işletmesi için 2019 yılında “ÇED olumlu” kararı verilerek faaliyete devam edildiği, tesisin büyütülmesi ve ikinci bir atık barajı için yeni bir ÇED sürecinin başlatıldığı aktarıldı. Ancak bu süreç tamamlanmadan mevcut atık barajının kapasitesinin üzerinde yüklenmesi sonucu kısmi yıkım yaşandığı kaydedildi. Olayın üzerinden bir gün geçmesine rağmen ilgili Bakanlıklar ve Valilik tarafından açıklama yapılmadığına dikkat çekildi.
JMO, son aylarda inceledikleri çok sayıda ÇED raporunda jeolojik, jeoteknik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz olduğunu, raporların bilimsel temelden uzak ve “kopyala-yapıştır” yöntemiyle hazırlandığını bildirdi. Bazı raporlarda jeoloji mühendislerinin sürece dahil edilmediği, hatta sahte imzaların kullanıldığı tespit edildiği aktarıldı.
Açıklamada, Kirazlıyayla’daki ÇED raporunda da benzer eksikliklerin bulunduğu, yeraltı suyu kullanımı ve atık barajının stabilitesi gibi hayati konularda somut analizler yapılmadan faaliyete izin verildiği vurgulandı.
Jeoloji Mühendisleri Odası son olarak şunları kaydetti: “Soyut ve hayali verilere dayalı Maden İşletme ve ÇED Raporları baz alınarak kontrolsüz bir şekilde yürütülen madencilik faaliyetlerine son verilmelidir.”
Kaynak: Haber Merkezi