Antep'te BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in evi jandarma tarafından basıldı, elektronik eşyalarına el konuldu ve Türkmen gözaltına alındı.
Aylardır zamlı ücretlerini alamayan, son ay ücretleri ödenmeyen ve her ücret dönemi ücretleri geç yatırılan Şireci'ye bağlı Sırma Halı işçileri 9 Mart'ta iş bırakmış, 13 Mart günü Balıklı Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirmişti. İşçilerin ardından söz alan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in evi jandarma tarafından arandı. Türkmen Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı konuşması gerekçesiyle "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlaması ile gözaltına alındı. Türkmen'in elektronik eşyalarına el konuldu.
Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Türkmen'in gözaltına alınmasına tepki gösterdiği açıklamasında "Bilinsin ki gözaltılarla, baskılarla mücadeleyi susturamazlar. Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılsın! Sırma Halı işçilerinin gasbedilen alacakları derhal ödensin!" dedi. Aslan şunları kaydetti:
"Saray rejiminin baskı ve şiddet politikalarına bir yenisi daha eklendi. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in evi jandarma tarafından basılarak gözaltına alındı. Gerekçe ise açık: Sırma Halı işçilerini destekleyen konuşması ve 'mücadeleyi büyütelim' çağrısı. Siyasallaşmış yargı ve onun emrindeki kolluk güçleri yine iş başında. İlk yaptıkları şey, dayanışmayı engellemek ve işçileri yalnızlaştırmak oluyor.
Sırma Halı işçilerinin ücretlerinin gasbedilmesine, emeğinin çalınmasına ses çıkarmayan, patronların yanında saf tutan anlayış; dayanışmaya gelenlere karşı ise şahin kesiliyor. Çalışma Bakanlığı ise bu açık hak gaspı karşısında suskunluğunu sürdürüyor.
Bilinsin ki gözaltılarla, baskılarla mücadeleyi susturamazlar. BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen derhal serbest bırakılsın! Sırma Halı işçilerinin gasbedilen alacakları derhal ödensin! Sırma Halı işçilerinin ve BİRTEK-SEN’in haklı mücadelesinin yanında olmaya devam edeceğiz."
Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, Türkmen’in gözaltına alınmasına tepki gösterdi: “Patronların memur savcıları bir kez daha görev başında. Bu ülkede patronlar işçilerin alın terini gasbettiğinde, sendika düşmanlığı yaptığında, işçileri kapının önüne koyduğunda devlet ‘kin ve düşmanlık’ görmüyor bunda. Ama bir sendika başkanı çıkıp işçilerin hakkını savunduğunda bir anda savcılar devreye giriyor. Yani diyorlar ki işçilerin hakkını savunmak suç ama patronların işçinin hakkını gasp etmesi hak! Mehmet Türkmen’e yöneltilen bu suçlama, gerçekte Sırma Halı işçilerinin direnişini bastırma girişimidir. Geçtiğimiz yıl Şubat ayında da yine Antep'teki direnişi bastırmak için başkanı tutuklamışlardı. Asıl suç, işçilerin ekmek mücadelesini suç gibi göstermeye çalışan patron terörüdür.”
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel de "İşçi sınıfının gerçeklerini konuşmak suç değildir. Emek sömürüsü, işten atmalar, vahşi çalışma koşulları, ödenmeyen ücretler, iş cinayetleri, sendikalaşmayı engelleme ve daha niceleri. Bunlar çalışma hayatının yakıcı gerçekleridir ve bir sendikacının mücadele içindeki işçilere bunlardan söz etmesinden daha doğal bir şey olamaz. Asıl bundan rahatsız olanlar halka karşı suç içersindedir. BİRTEK-SEN Başkanı Mehmet Türkmen’in bu kaçıncı kez baskı ve tacize uğramasıdır. Antep'te yargı ve kolluk güçleri, sermaye ve patron sınıfının işçilerin mücadelesine saldırısına dayanak olmaya son vermelidir" açıklamasını yaptı.
Mehmet Türkmen, Sırma Halı işçilerinin eyleminde yaptığı açıklamada şunları ifade etmişti:
"Bu ülkeyi, bu kenti yönetenlerin ve onlarla iş birliği yapan patronların ramazan başından beri hayırseverlikleri ile övünüyorlar. Ülkeyi yönetenler her gün yoksulların yer sofralarında oturma pozu veriyorlar. Onları Sırma halı işçilerinin sofralarına çağırıyoruz. O sofralara oturanlar işçiyi kuru ekmeğe muhtaç edenlerdir. İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil sadece maaşının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Karşılığında tehdit mesajları alıyorlar. İşçiler bir gün fatura ödemese üstüne faiz geliyor ama işçiye geç ödenen para aynı para. Bu ülkeyi var edenler, sırtında taşıyanlar fabrikalarda çalışan işçiler.
Haksızlığa karşı sesini duyurmak için toplanıyor ama etrafında yüzlerce polis oluyor. Neden işçiler basın açıklaması, yürüyüş yapmak istediğinde önüne bu kadar polis diziliyor? Barikatları işçilere değil patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız!” sözlerinin ardından Sırma Halı Patronu Hanifi Şireci’ye çağrıda bulundu: “İşçinin mesai ve zam farklarını bir an önce ödeyin. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin.”
Başpınar'da düşük ücret dayatmasına karşı 2025 şubattaki eylemlerin ardından Gaziantep Valiliği yasak kararı ilan etmiş, ardından Türkmen 14 Şubat'ta gözaltına alınıp serbest bırakılmıştı. Türkmen daha sonra bir kez daha gözaltına alınmış, "çalışma hürriyetin ihlali" ve "suç işlemeye tahrik" iddiasıyla çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştı. Gaziantep Emniyet Müdürlüğünde ifadesi alınan Mehmet Türkmen’e "Suç işlemeye tahrik” ve “İş ve çalışma yaşamının ihlali” suçlaması yöneltmiş, Türkmen’e, "9 Şubat 2025 saat ö.ö 12:45 tarihli hava buz gibi. Saat 00:40 Şireci ayakta! Direnenler de var bu havalarda. Şubat'ı ısıtanlar, geceyi aydınlatanlar. Şireci işçileri patrona ait Sırma Hali Fabrikasının işçilerine sesleniyor: Sırma dışarı! Başpınar uyuma, ekmeğine sahip çık" şeklindeki paylaşımda çağrınız amacı nedir?" sorusu yöneltilmişti.
Türkmen 36 gün cezaevinde tutulmuş, 24 Mart 2025'te ev hapsi kararı ile serbest bırakılmıştı. Türkmen hakkındaki ev hapsi kararı 17 Nisan'da kaldırılmıştı.
Kaynak: Haber Merkezi