Gülistan Doku soruşturması kapsamında “suç delillerini gizlemek” suçlamasıyla gözaltına alınan, “Ben devletin valisiyim, emniyette ifade vermem” diyen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, tutuklama talebiyle sev edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Mahkemeye çıkan Sonel için tutuklama kararı, "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme, özel hayatın giziliğini ihlal, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek" suçlarından verildi.
Savcılığın, Tuncay Sonel için Erzurum Sulh Ceza Hakimliğine gönderdiği tutuklamaya sevk yazısında şu vurgular yapıldı:
"Gülistan Doku kaybolduktan hemen sonra hastane kayıtları ve bölgedeki güvenlik kamerası görüntüleri silindi.
SIM kartın, valinin talimatıyla adli prosedür dışındaki “yetkisiz” kişilere incelettirildiği ve sosyal medya hesaplarına gizlice girilerek hayati önemdeki verilerin yok edildiği belgelendi.
Tuncay Sonel’in “Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme”, “Özel hayatın gizliliğini ihlal”, “Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme”, “Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarını işlediğine dair “kuvvetli şüpheler” bulunuyor.
Suçun ağırlığı ve toplumda yarattığı infial nedeniyle toplumsal huzursuzluk ancak tutuklama ile dindirilebilir.
Serbest kalması halinde şüphelinin adaletin işleyişine müdahale tehlikesi bulunuyor."
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında eksi Vali Sonel’e 78 soru yöneltildi. Sonel suçlamaların tamamını “iftira”, “kurgu” ve “itibar suikastı” olarak niteledi.
Sonel, Gülistan Doku’ya ait SIM kartı, Ankara’daki polis Gökhan Ertok’a “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” gerekçeleriyle gönderdiğini söyledi.
Sonel, SIM kartı niye adli makamlara göndermediği şeklindeki soruya, “İnsani refleks, ablanın ağlaması ve feryadı” şeklinde yanıt verdi.
Sonel’e koruması Şükrü Eroğlu için “Valinin kara kutusu” şeklindeki niteleme soruldu. Sonel, bunu reddetti, Eroğlu ile ilişkisinin yalnızca görev çerçevesinde olduğunu savundu.
Gökhan Ertok’a gönderdiği paraları ise “Harçlık”, “yardım”, “teknik bir ihtiyaç” şeklinde savundu.
Yıllardır tartışılan güvenlik kameralarının neden değiştirildiği sorusunda ise il emniyet müdürlüğünü işaret etti.
Savcılık kamera kayıtlarının neden silindiğini, talimatın kim tarafından verildiğini sordu ancak Sonel, bu suçlamayı reddetti.
Oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkında zerre şüphe duymadığını söyleyen Sonel, oğlu ile ilgili söylenenlerin “kurgu” ve “iftira” olduğunu savundu. Sonel, oğlu için “Karıncayı dahi incitmez. Çok vicdanlı bir çocuktur. Kuşlarıma kim bakacak diye beni aradı” ifadelerini kullandı.
Şükrü Eroğlu’nun beyanını hatırlatan savcılık, daha önce Tuncay Sonel’in bir olay yerine gidip bir kadın cesedine bakarak “Gülistan değil” dediği iddiasını sordu. Olay yerine helikopterle gittiklerini anlatan Sonel, “Oradaki genel kanaatim bunun başka bir kişiye ait ceset olduğu yönündeydi” dedi.
“Vali bu kızın intihar ettiğini ve barajda olduğunu söylüyordu” şeklindeki tanık beyanları da soruldu. Sonel bunu reddetti.
Sorguda gizli tanık “Şubat”ın, “Mustafa Türkay Sonel’in birini öldürdüğünü söyleyerek babasını ya da koruma polislerini aradığı, ardından Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü” iddiası da soruldu. Tuncay Sonel bu anlatımı “çok çirkin”, “alçakça, iftira” sözleriyle reddetti.
Sonel’in avukatı Tüncay Kılınboz ise dosyada atfedilen fiillerin valilik görevi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın değil Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yetkili olması gerektiğini ileri sürdü.
Kaynak:Evrensel