Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Sarıbal, "Mudanya'daki çiftçi eylemleri, Bütünşehir Yasası ile yapılan yanlış siyasal tercihlerin sonucu"

Mudanya ile gündeme gelen Bütünşehir Yasası'na dair değerlendirmede bulunan Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, "Türkiye’nin, yerel demokrasiyi güçlendiren, yerel kalkınmayı esas alan ve finansman sorununu kalıcı biçimde çözen yeni bir yerel yönetim yasasına ihtiyacı var." dedi.

Haber Giriş Tarihi: 05.01.2026 21:21
Haber Güncellenme Tarihi: 05.01.2026 21:45
Kaynak: Haber Merkezi
Sarıbal, "Mudanya'daki çiftçi eylemleri, Bütünşehir Yasası ile yapılan yanlış siyasal tercihlerin sonucu"

Mudanya'da belediyenin 2014 yılında Bütünşehir Yasası ile kendisine devredilen geçmişte köy ortak malları olarak kabul edilen taşınmazların satışı Bursa gündemindeydi. Konuya dair CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, yayınladığı açıklama ile AKP iktidarı eliyle kırsal alanlarda mülkiyet ilişkilerinin değiştiğini, ortak malların köy halkının doğrudan söz ve karar alanının dışına çıkarıldığını, bunun da ciddi hak mağduriyetleri yarattığını belirtti.

Orhan Sarıbal'ın yayınladığı açıklama şöyle:

Bütünşehir Yasası ile köy tüzel kişiliklerinin kaldırılması, köylerin ortak mallarının belediye mülkiyetine geçirilmesi ve kırsaldaki hak kayıpları karşısındaki itirazım yıllardır aynıdır.

Köy mallarının satışı doğru değildir. Köy halkının ortak varlıklarının, iradeleri dışında el değiştirmesini doğru bulmuyorum.

6360 sayılı Kanun özellikle kırsal yerleşimlerin sosyo-ekonomik yapısı, üretim ilişkileri ve yerel yönetim anlayışı bakımından ciddi ve kalıcı sorunlara yol açtı. Köy tüzel kişiliklerinin kaldırılmasıyla birlikte kırsal alanlarda mülkiyet ilişkileri değişti, ortak mallar köy halkının doğrudan söz ve karar alanının dışına çıkarıldı, bu da ciddi hak mağduriyetleri yarattı ve yaratmaya devam ediyor.

AKP İktidarı, 6360 sayılı Kanunu iki temel amaçla kullandı: Yerelde iktidarı tahkim etmek, oy mühendisliğiyle büyükşehirleri kazanmak. Köylünün ortak mallarını ticarileştirerek yandaşlara aktarmak, yerel iktidarı bu satışlarla sürdürmek.

Bir diğer temel sebep de yerel yönetimlere merkezi bütçeden adil ve yeterli pay verilmemesi. Özellikle yerel yönetimlerin büyük bölümünü kaybeden iktidar, mali kısıtlamalar ve baskıcı politikalar yoluyla yerel yönetimlerin hareket alanını daraltmakta, kamusal hizmet üretme kapasitelerini bilinçli biçimde zayıflatmaktadır. Bu yaklaşım, muhalif yerel yönetimleri işlevsizleştirmeyi hedefleyen açık bir siyasal kuşatmadır.

Mudanya’da yaşayanların itirazını bu gerekçelerle tek başına bir ihale sürecine indirgeyemeyiz; ancak tüm bu koşullarda dahi köy kaynaklarının, ortaklaşa karar mekanizmaları işletilmeden ve halkın iradesi gözetilmeden tasarruf konusu yapılması doğru değildir.

Elbette yerel yönetimlerin mali sürdürülebilirliği, kaynakların etkin ve şeffaf kullanımı önemli. Ancak kamu yararı yalnızca bütçe dengesiyle tanımlanamaz. Kamu yararı; üretimin devamlılığını, kırsalda yaşamın korunmasını ve toprağın ortak bir değer olarak ele alınmasını zorunlu kılar. Kırsal alanlar ancak kamucu, üretimi önceleyen ve halkın söz hakkını güçlendiren politikalarla korunabilir.

Türkiye’nin, yerel demokrasiyi güçlendiren, yerel kalkınmayı esas alan ve finansman sorununu kalıcı biçimde çözen yeni bir yerel yönetim yasasına ihtiyacı var.

Bu sorumluluğu üstlenmek ve bunu yüksek sesle gündeme taşımak, hepimizin ortak görevi.

Kaynak: Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.