Oyak Renault Otomobil Fabrikası Avrupa’nın Noel tatilinde olması nedeniyle 30 Aralık tarihinden bu yana yılbaşı revizyonunda. Fabrika 13 Ocak’te yeniden çalışmaya başlayacak. “Seyyanen kuru ekmek” diye ad takılan MESS’in son teklifini konuştuğumuz işçiler, göstermelik tepkilerle sonuç alınamayacağını belirterek “5. model otomobil de geliyor. Patron rekor kırıyor, böyle giderse bize de ne çalıştık be diye kendimizi alkışlamak ve iki dilim baklava düşer” diye tepki gösteriyor. Sendikacıların patronla birlikte hareket ettiğini anlatan işçiler “Evet kabahat onlarda ama asıl cesareti bizim sessizliğimizden alıyorlar” dedi.
Asgari ücretin açık sınırının altında açıklanmasına tepki gösteren bir Renault işçisi “Memleketin yarısını açlığa teslim ettiler. İnsanlar 28 bin lirayla kira mı ödesin çocuğuna mı para versin karnını doyursun” diye tepki gösterdi. Asgari ücret ile MESS sözleşmesinde karşılarına çıkarılan teklif arasında bağ olduğuna dikkat çeken işçi, şöyle devam etti: “Sendikacılar hemen üşüşüp ‘Bak asgari ücrete, halinize şükredin, işinize sahip çıkın’ diyecekler ve MESS sözleşmesi sürecinde tepkileri yatıştırmaya çalışacaklar.”
Sendikacıların “Asgari ücret sendikasız iş yerlerinde uygulanıyor, bizimle ilgisi yok” sözlerine dikkat çeken işçi, “Türk-İş benim işçim asgari ücret almıyor diyerek kulağının üstüne yatıyor. Masaya gitmiyor vs. Bu tiyatroyu bizde MESS sürecinde yaşıyoruz. Bizim ücretimizin belirlenmesinde asgari ücretin etkisi yok mu? Bu yalandan tepkilerle bir yere varamazlar” diye konuştu. Fabrikada borçlu sayısının çok arttığına dikkat çeken bir başka işçi “Hesaplar ekside, maaşların büyük kısmı banka faizine gidiyor. Bu ortamda bir de başkasının sırtına basıp yükselmeyi körüklüyorlar. Kim patrona, sendikacılara yakınsa daha az çalışıyor, kademe atlıyor” dedi.
Kurulan sistemin sonucu ise şu olmuş: 57 saniyede bir otomobil çıkıyor banttan. Her mesaide 450’den fazla araç üretiliyor. Bir işçi ise 4. model Boreal üretimine başladıklarını, taleplerin devam etmesinden dolayı Clio 5 modelinin 6 ay daha üretileceğini, Clio 6 ve Duster üretiminin de hız kesmeden devam ettiğini aktararak, 5. model otomobilin de yolda olduğu bilgisini verdi: “Üretim öyle hızlı ve yoğun ki yan sanayi Renault’nun hızına yetişemiyor. Geçenlerde kauçuk parça eksiği vardı helikopterle parça getirdiler.” Böyle çalışılan bir vardiyanın sonunda “Üretim montajda çalışanlar gece sonunda yamuk yumuk yürüyor. Fabrikadan çıkınca uykuya serviste başlıyoruz” diye anlatıyor işçi.
Otomotiv sektörünün 19. kez ihracat şampiyonu olmasını ve hükümetin ihracatçılara verdiği 54 milyar dolarlık teşvikten aslan payını da otomotiv patronlarının aldığını konuştuğumuz bir diğer Renault işçisi “Garibanın sırtına binmek sadece bizim fabrikayla alakalı bir şey değil, ülkenin politikası haline geldi” dedi. “Sözleşmeye gelince işler düşüşte diyorlar. Rakamlar başka bir şey söylüyor” diyen Renault işçisi, yoğun mesai ve üretimin olduğunu anlattı.
Renault işçisi tepkisini şöyle dile getirdi: “Patron milyar dolar teşvik alıyor, İŞKUR üzerinden işçi çıkar al ile SGK desteği alıyor. Bize gelince ocakta tören yapar kendimizi alkışlarız. İki dilim de baklava... Yeni model için alacağımız altını bekler dururuz.”
Diğer Renault işçisi ise “Her sözleşme döneminde söylüyoruz. Tiyatroya devam... Çatal kaşık çalarak, donakalarak zam almayı planlıyorlar. Öyle rol kesecek eylemler yaparsan teklif de böyle olur” diye konuştu. Eylemlerin etkisizliğine vurgu yapan Renault işçisi şöyle devam etti: “İşçiyle alay ediyorlar. Sendika grev dememek için her şeyi diyor. Ara bulucu tıkanmış. Yapılan teklif dalga geçiyor. Biz hâlâ donakalıyoruz, maske ile şaklabanlık yapıyoruz. Eylem de mola zamanı yapılıyor. Üretime de etki etmiyor. İyi ki bizim fabrika duruşta... Öyle donakalırsan sonra gelir yatırır öperler...”
Sendikacılara soru sorduklarında tatmin edici yanıtlar alamadıklarını anlatan Renault işçisi “Sözleşmeyi sorarız genel merkez biliyor, promosyon sorarız yönetim belirleyecek, yemekhaneye gelip yemek kontrol etmekten başka işlevleri yok. Arada gelirler fotoğraf çektiririz. Sosyal medya fenomeni olacağız tüm fabrika olarak... Madem şubenin hiçbir kararda hiçbir süreçte etkisi, bilgisi, müdahalesi yok kapatın şubeyi genel merkeze bağlayalım direk fabrikayı” diye konuştu.
Sürece dair değerlendirme yapan başka Renault işçisi şöyle devam etti: “Sendikanın kabahati yok demiyorum ama bizim halimiz cesaret veriyor hepsine. Tepki yok, ses yok... Bugün dondururlar, yarın maske taktırırlar haftaya ara bulucu süresi bitince grev yerine saklambaç oynarız. Sendikacılar saklanır onları ararız.”
Geçtiğimiz sözleşme döneminde yapılan duruşların ve büyük mitingin etkili olduğunu hatırlatan bir başka Renault işçisi “Grev kararı almadan işi durdurmadan kimse ciddiye almıyor. Taslak açıkladın. Tamamını kabul etmiyorlarsa görüşmeyi de durdur işi de bakalım ne oluyor” diyerek etkili eylem kararları alınması gerektiğini söyledi. İşçi son olarak şunları söyledi: “Uzun lafın kısası, senelerdir tiyatro deyip deyip duruyoruz. Figüran bile daha çok rol alıyor. Kızıyoruz sendikaya ama iş yine bizde bitiyor. Borç, güvensizlik, ekside hesaplar aman işten atılmayayım derken bu hale geldik.”
Renault’da bine yakın sözleşmeli işçi çalışıyor. Bir sözleşmeli Renault işçisi “Sözleşmeli çalışma hem iş güvencesini ortadan kaldırıyor hem de kadrolu işçilerin haklarını baskı altına alıyor. Aynı işi yapan işçiler arasında ücret ve hak farkı yaratılıyor. Bu patronların maliyet düşürme politikalarının bir parçası. Sendikacıların bu konuda net bir tutumu yok. Aralık bitti, ocak bitti millet kendi montuyla kendi kıyafetiyle çalışıyor. Sözleşmelilere kıyafet dağıtılmıyor, montaj hattı rengarenk. Promosyon yok. Herkesin ağzına bir parmak bal çalıp bekletiyorlar. Kadroya geçince vereceğiz diyorlar. Ama kadroya geçinceye kadar da...” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Ücretler arasındaki farkın açılmasının da işçilerin birlikte hareket etme konusunda engel olduğunu anlatan bir başka Renault işçisi “En alttaki kadrolular ve sözleşmeliler zorlarsa kimse önlerinde durmaz” dedi. Şubat ayında 1000 işçinin kaderinin belli olacağı bilgisini veren işçi, sözleşmeli işçilerin “Kadroya alacağız” diye oyalandığını, beklenti yaratılarak sessizleştirildiğini anlattı.
Fabrikada özellikle genç işçiler arasında esrar ve kumar giderek yayılıyor. Uyuşturucu vardiyadaki acımasız koşullara dayanabilmek için kullanılıyor. Kumar ise “İşçilikle olmuyor, para kazanmamız gerekiyor” anlayışının sonucu. Rulet oyunlarının en meşhuru Gate of Olympos’ta Zeus şimşek çaktıkça çarpan sayısı artıyor. Genç işçiler Zeus’a “dede” diyor. Bu nedenle “Kurtar bizi dede” sözü dilden düşmüyor. Kumar ve bahisle kimsenin durumunun iyiye gitmediğine dikkat çeken bir işçi “Bu anlayışı değiştirmeliyiz. Bizi dede değil, birliğimiz kurtarır. Daha iyi ücret ve insanca çalışma koşullarını getirmemizin başka yolu yok” dedi.
Türk Metal Sendikasının yaptığı açıklamaya göre, MESS’in davetiyle İstanbul’daki merkez ofiste gerçekleştirilen son toplantıda patronlar, ücret teklifini sınırlı biçimde revize etti. Buna göre MESS, 1 Eylül 2025’ten geçerli olmak üzere ilk 6 ay için ücret artışını yüzde 7.5 + seyyanen 17.30 TL olarak sundu. Bu artışın oransal karşılığının yüzde 15 olduğu ifade edildi. Ancak teklif yalnızca ilk 6 ayla sınırlı kaldı. MESS, sözleşmenin devam eden diğer 6 aylık dönemleri için herhangi bir ücret artışı önermedi. Sosyal yardımlar açısından da tablo değişmedi: Yıllık artış oranı yüzde 32.95’e çıkarılırken, ikinci yıl için yine hiçbir artış teklifi sunulmadı. Türk Metal, açıkladığı taslakta ilk altı ay için saat ücretlerine önce yüzde 20 zam, ardından ortaya çıkan ücretlere 35 TL seyyanen zam yapılmasını talep etmişti. Takip eden altı aylık dönemler için ise ikinci altı aylık dönem için gerçekleşen enflasyon oranında, üçüncü altı aylık dönem için enflasyon farkı ve yüzde 3 refah payı son altı aylık dönem için ise enflasyon oranında ücret artışı istemişti. Sosyal hak ödemelerinin eklenmesi ile birlikte toplam zam talebi yüzde 38.97 seviyesinde. Birleşik Metal İşçileri Sendikası ise 6 aylık dönem için yüzde 58.5 oranında zam talebinde bulundu. Devam eden 6 aylık dönemler için ise açıklanan enflasyon ve açıklananın yarısı oranında zam talep etti.
Kaynak: Haber Merkezi