Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

MESS'e karşı mutluluk maskede donmada değil, işçilerin birliğinden geçiyor

Yazının Giriş Tarihi: 07.01.2026 16:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.01.2026 16:32

Türkiye’nin en büyük toplu iş sözleşmelerinden biri olan MESS Grup Sözleşmesi’nde, anlaşmaya varılamaması üzerine metal fabrikalarında haftanın belirli günlerinde eylemler başladı. Metal patronlarının sefalet zammı olan yüzde 10 zam dayatması, sözleşmenin 3 yıl olması, esnek çalışmanın önünün açılması ve kazanılmış haklara yönelik törpüleyici olması nedeniyle Türk Metal, Birleşik Metal ve Öz Çelik İş’in örgütlü olduğu fabrikalarda yaptığı eylemlerin kıymetli olduğu aşikar. Ancak yeterli mi derseniz, bugün herkesin verdiği yanıt “yetersiz” olacaktır. Metal işçileri bu durumu şu cümleyle özetliyor, “Her sözleşme dönemi aynı tiyatro oynanıyor.”

Bugün, açlık sınırı altında belirlenen asgari ücret açıklanırken metal işçileri aldıkları ücreti görece yüksek bulabilir. Ama geçmiş yıllara baktıklarında her yıl başta ücretlerinin gerilediğini ve çalışma güvencelerinin de ortadan kalktığını görebilirler. MESS’in metal işçilerine yüzde 10 dayattığı bu ortamda, Türk Metal’in sözleşme süreci dahi başlamadan fabrikalarda “Fazla yüksek zam beklentiniz olmasın, kriz var, işimize sahip çıkalım” diyerek patron ağzıyla konuşması, bugün yapılan eylemlere de yansımış durumda. Bir işçi sendikasının söyleyeceği söz, ‘fazla zam beklentisi olmasın mı’ olmalı yoksa ‘haklarımızı daha ileriye götürmek için mücadeleye hazırlanalım mı’ olmalı?

İşçilerin öfkesi Türk Metal tarafından görmezden geliniyor

Haftalardır metal fabrikalarında yemekhanede masalara çatal kaşık vurarak, tezgah başında donarak ve son olarak da sahte mutluluk maskesi takarak eylem yapmak gündemde. Yıllardır aynı tarzda eylemlilikler sürüyor. Burada yapılan eylemleri küçümseme, yok sayma derdinde değiliz. Her eylem kıymetli fakat yıllardır aynı işleyen süreçte, suya sabuna dokunmadan yapılan eylemlerin patronlar nezdinde bir karşılığı olmuyor. Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Uysal Altundağ “Fazla mesaiye kalınmayacak” dedi ama ertesi gün TOFAŞ işçileri mesaiye bırakıldı ve buna dair bir şey yapılmadı. Masalara çatal kaşık vurma eyleminin videolarını izlerken işçilerin öfkesi görülebiliyor ama Türk Metal bunu görmemeyi tercih ediyor.

Sahte mutluluk eylemi, sadece MESS’i mutlu eder

Süreç içerisinde Birleşik Metal’in yaptığı eylemler daha ileride duruyor. En azından üretime dokunan eylemler yaparak tepkisini patronlara gösteriyor. Bugün Birleşik Metal’in yaptığı gibi üç sendika bir araya gelip ortak şekilde üretimi 1 saat durdursa ve MESS’in yaklaşımına göre bu süreyi uzatsa MESS’in sunduğu taslak anında değişir. Burada Birleşik Metal’in eylemlerinin de yetersiz olduğunu söylemek gerekir. Çünkü işçiyi daha örgütlü bir mücadeleye hazırlamak gerekiyor. Yapılan bu eylemin MESS’in saldırılarını durdurma noktasında yetersiz olduğunu düşünüyorum. Bugün Birleşik Metal'in grev eğitimlerine başladığını biliyoruz. Ama bu sadece Birleşik Metal'in görevi değil diğer sendikalarında daha fazla gecikmeden başlaması gerekiyor. Burada Birleşik Metal, belki öncülük yaparak sendika ayrımı yapmaksızın MESS’e karşı ortak mücadele tartışmasını açabilir ve fabrikalarda başta grev komiteleri olmak üzere eylem birlikteliğini oluşturacak girişimleri örgütleyebilir. Bunu başarır veya başaramaz ama bu girişimi tarihe bir not olarak kalır. Yoksa Türk Metal’in sahte mutluluk maskesi arkasında yapılan eylemi, sadece MESS’i mutlu eder çünkü çarklar dönüyor, kasalar dolmaya devam ediyor. Örneğin Otomotiv patronları 2025’te kar rekorları kırdı. Türkiye ekonomisinin kilit sektörlerinden olan otomotiv endüstrisi, 2025 yılında 41 milyar 521 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nden (OİB) yapılan açıklamaya göre, otomotiv endüstrisinin 2025 yılı ihracatı, 2024’e göre yüzde 11.6 artışla 41 milyar 521 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Türkiye ihracatında ilk sıradaki yerini koruyan sektör, son 20 yılda 19’uncu kez ihracat şampiyonu olmayı başardı. Böyle bir tabloda, fazla zam beklentiniz olmasın diyen sendikacılara sormak gerek: Amacınız işçiyi korumak mı, patronun daha fazla kazanmasını sağlamak mı?

Donma eylemi ile değil üretime dokunan eylemler fabrikayı durdurur

Türk Metal üç dakika donma eylemini yetersiz bulduğunu ve yeni karar alarak donma eylemini beş dakikaya çıkardığını açıkladı. Grev kelimesini kullanmamak için ya da üretime etki edecek eylemleri hayata geçirmemek için aslında Türk Metal donuyor demek daha doğru olacak. Bu iş üç dakika beş dakika donma eylemi ile değil hareketlenerek gerektiğinde ellerin şaltere gideceğini hissetiren sıcaklıkla patronu hizaya çekebilirsin. Yoksa mesaiye kalmama eylemi yapıyoruz dersin TOFAŞ'ta işçiler mesaiye bırakılır ses çıkaramazsın. Bugün beş dakika donma eylemi yaparsın yarın bu beş dakikanın hesabını patronlar işçinin molasından çalarak çalıştırıp fazlasını çıkarır. Kısacası donma eylemi ile değil üretime dokunan eylemler fabrikayı durdurur.

Bugün metal fabrikalarında sözleşmeli ve taşeron çalışma hızla yayılırken buna sessiz kalanların, tıkanan MESS Grup Sözleşmesi sürecinde de işçinin silahı olarak tanımlanan “grev” kelimesini dahi ağızlarına almamaları önümüzde durmaktadır.

Sendikaların taslağında ne var?

Sendikalar, taslak taleplerini 4 Eylül'de açıklamıştı. Birleşik Metal-İş ilk altı ay için yüzde 58,5 zam talep ederken, Türk Metal Sendikası ise ilk altı ay için ortalama yüzde 35 zam talepleri olduğunu duyurmuştu.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.