Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Yeşilden griye AKP Bursa’sı

"Yeşil Bursa"nın doların yeşiline kurban edildiği 20 yıllık süreçte, kent hızlı sanayileşme ve betonlaşmayla "gri Bursa"ya dönüştü. Doğayı ve meraları talan eden eski yöneticiler hesap vermezken, yargı sopası sandıktan çıkan iradeyi hedef aldı.

Haber Giriş Tarihi: 05.04.2026 17:51
Haber Güncellenme Tarihi: 05.04.2026 17:54
Kaynak: Haber Merkezi
Haberyazilimi.com
Yeşilden griye AKP Bursa’sı

AKP’nin büyük bir yenilgi aldığı 31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası, muhalefet yönetimindeki belediyeler operasyon, kayyım, transfer ve tartışmalı belediye meclisi seçimleriyle peş peşe siyasi iktidara geçerken son adres bu hafta Bursa oldu. Mustafa Bozbey, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’na benzer şekilde “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme” ve “rüşvet” gibi suçlamalarla 31 Mart’ta gözaltına alındı. Bundan tam 2 yıl önce yapılan seçimlerde AKP’li rakibi Alinur Aktaş’a 167 bin oy fark atan Bozbey, 20 yıldır AKP tarafından yönetilen belediyenin başkanlığına seçilmişti. Gözaltına alındıktan sonra CHP Lideri Özgür Özel, Bozbey’in ‘suçunu’ şu sözlerle açıkladı: “Aylardır AKP’ye katılacak diye yazdırıyorlar çizdiriyorlar, katılmam diyor.”

1987 yılında büyükşehir statüsüne geçen Bursa, 2004’ten itibaren, AKP eliyle yönetilmeye başlamasının ardından kapsamlı bir değişime sahne oldu. Doların yeşilinin doğanın yeşiline tercih edildiği bu dönemde “yeşil Bursa”, “gri Bursa”ya dönüştü. 2009’da Hikmet Şahin’den koltuğu devralan Recep Altepe’nin dönemi bu dönüşümün en güçlü hissedildiği yıllar oldu. Bursa adeta yerli ve yabancı şirketler tarafından işgal edildi; verimli tarım arazileri önce gıda tekellerinin, sonra ağır sanayinin etkisiyle yok olmaya yüz tuttu. Organize sanayi bölgeleri kimyasal tehlike saçar hale geldi.

Altepe, 2017’de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “metal yorgunluğu” gerekçesi öne sürülerek, isimleri Gülen Cemaati bağlantıları ve yolsuzluk dosyaları ile anılan dönemin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve İBB Başkanı Kadir Topbaş ile birlikte istifa ettirilmişti. Yerine getirilen Alinur Aktaş yönetiminin icraatı da pek farklı olmadı. Mustafa Bozbey, 2024’te belediyeyi yaklaşık 5 milyarı SGK’ye olmak üzere 28 milyar liralık borçla devraldı.

Rant, talan, gasp…

AKP’li yıllarda Bursa’ya yaşatılanları sınırlı bir yazıya sığdırmak mümkün değil ancak yönetim anlayışını yansıtanlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

- Müteahhit odaklı kentsel dönüşümde, şehrin teknik ve sosyal altyapı ihtiyacı gözetilmeden 0.50 emsal ve kat artışıyla rant yaratıldı.

- Meralar ve verimli tarım arazileri TEKNOSAB ve KOTİYAK gibi sanayi bölgeleri, sağlık kompleksleri, mobilyacılar ve yapı kooperatifleri için talan edildi. Köylülere rağmen meralar şirketlere kiralandı.

- Ova koruma planına aykırı şekilde Bursa Ovası’ndaki kaçak konut alanları yasallaştırıldı, kaçak işletmelere uzun süreli geçici ruhsatlar verildi.

- TOKİ tarafından inşa edilen Doğanbey gökdelenleri şehrin kalbine bir hançer gibi saplandı. 2 bin 742 dairelik projenin bulunduğu bölge ilerleyen yıllarda fuhuş ve uyuşturucu merkezine dönüştü.

- DOSAB Termik Santrali ve Uludağ eteklerinde bulunan İnegazi köyündeki çimento fabrikası projelerine onay verildi.

- Kentin soluk borusu Keles Kocayayla’da binlerce ağaç kesilerek bölge yapılaşmaya açıldı. Yine Uludağ Milli Parkı sınırları içinde kalan bölgede teleferik için 5 bin ağaç kesildi.

- Nilüfer Çayı yatağına belediye kaynaklarıyla stadyum yapıldı.

- Mudanya halkının sahil hakkı gasbedildi; sahil şeridi inşaat alanına çevrilerek yıllarca kapatıldı.

- Bursa, “suyu ve ulaşımı en pahalı şehir” ünvanlarını kazandı.

- Hızlı ve plansız sanayileşme ve yapılaşma sonucu ulaşım sorunlar yumağına dönüştü. Trafik sıkışıklığı, yetersiz toplu ulaşım kapasitesi, araç park yeri eksikliği gibi birçok sorun mevcut. Üstelik bir dönem Bursaray’da kadınlar, “özel vagon” uygulamasıyla tecrit edilmeye çalışıldı.

Tüm bunlara rağmen “İmar kirliliğine neden olma” suçlaması AKP’li belediye başkanlarına değil Mustafa Bozbey’e yöneltildi.

Usulsüzlükler sayıştay raporlarında

Öte yandan AKP dönemindeki usulsüzlükler Sayıştay raporlarına da yansıdı. Bunlardan bazıları şöyle:

- ‘Dere ıslahı’ için 2014-2017 yılları arasında 31 milyon lira ödenek kullanan belediyenin, ‘ikram, reklam ve ağırlama’ içinse 2018 ve 2020 yılları arasında yaklaşık 81 milyon lira harcadığı Sayıştay raporlarına yansımıştı. Mandıras Deresi’nde 21 Haziran’da yaşanan sel felaketinde 6 kişi yaşamını yitirmişti.

- Sayıştayın 2022 raporlarında Bursa’da zehir kusabilecek fabrikaların denetlenmediği ortaya çıkmıştı.

- 2020 yılı raporlarında AKP’li Mustafa Esgin’in kurucusu olduğu özel hastanenin, yetkisi olmamasına karşın belediyeye ait alanda valeler ile ücretli otopark hizmeti verdiği ortaya çıkmıştı.

- 2021 raporlarında, Alinur Aktaş yönetiminde belediyeye sosyal etkinlikler için 83 bin 175 liralık altın, 57 bin liralık kahve fincanı seti, 91 bin 850 liralık Türk kahvesi satın alındığını, Başkanın konuklarına alınan ipek kumaş baskılı tabloya 117 bin 900, muhtarlara dağıtılmak üzere alınan saatlere ise 48 bin lira ödendiğini tespit etmişti.

- 2022 raporunda Bursa Büyükşehir Belediyesinin kamuya ait araçları çeşitli dernek, vakıf, spor kulüpleri ve kişilere kullandırdığı tespit edildi.

- 2013 yılında Sayıştay denetçilerinin Bursa Büyükşehir Belediyesinde yaptıkları çalışmalar sonucunda 15 milyon 457 bin 46 liralık kamu zararı tespit edildi.

- Sayıştay, Recep Altepe döneminde Meclisten geçen Bursa Terminali’nin devrinin mevzuata aykırı olduğu, kamunun 14 milyon lira zarar uğratıldığını tespit etti.

Kaynak:Evrensel

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.