Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için mücadele eden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın katledilişlerinin üzerinden 54 yıl geçti. Bursa'da gençlik örgütleri 6 Mayıs 1972'de idam edilen Türkiye devrimci öğrenci hareketinin önder isimlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anmak için bir yürüyüş gerçekleştirdi.
Bursa Gençlik örgütleri, Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi tarıfından organize edilen yürüyüşe çok sayıda yurttaş katıldı. Nilüfer Belediyesi önünden Üç Fidan parkına yapılan yürüyüşte sık sık, 'Yusuf, Hüseyin, Deniz sürüyor sürecek mücadelemiz' sloganı atıldı.
Yürüyüş sonrası EMEP GYK Üyesi Levent Tüzel, yazar Mustafa Yıldırımtürk ve Önder İşleyen'in katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirildi. Söyleşi sonrası Bandista grubu konser verdi.

Gençlik örgütleri adına yapılan ortak açıklamada, “6 Mayıs’ta idam edilen devrimci önderler, halkın ve gençliğin iradesinin karşısına konan cellatlara boyun eğmeyip yaşamlarını Türkiye halklarının eşit ve özgür bir ülke kurma mücadelesi için adadılar. Demokratik bir üniversite için boykotlar ve işgaller örgütleyerek, işçi grevlerinde, köylü mitinglerinde yoksulların yanında olup emperyalizme karşı "Tam bağımsız Türkiye" hayalini haykırdılar. İstanbul’a gelen 6. Filoyu protesto edip Dolmabahçe’de Amerikan askerlerini denize dökmüşlerdi. Onlar, emperyalizm ve yerli işbirlikçilerine karşı cesurca mücadele etmiş, halkların hakları için kararlı bir duruş sergilemişlerdi. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilmeleri sürecinde bir adım bile geri atmamış, düşüncelerinden ödün vermemişlerdir. Denizlerin 50 yıl önce başlattıkları mücadele, hiç durmadan devam etmektedir. Bugün, o dönemin emperyalizme ve işbirlikçilere karşı başlattığı mücadele, hâlâ güncelliğini korumaktadır. 70’lerde onlar nasıl emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı durduysa, bugün de biz gençler, aynı kararlılığı, halkın geniş kesimlerini yok sayan, muhalifleri susturmaya çalışan zihniyete karşı durmaktayız. Şüphesiz ki gençliğin anti-emperyalist ve anti-faşist mücadele geleneği, sadece geçmişin hatırası değil; yaşadığımız baskı, sansür ve hukuksuzluk ortamına karşı bugünün de gerçeğidir” denildi.

Bugün Türkiye’yi yönetenler gizlemeye bile gerek duymadan Ortadoğu’da ABD çizgisinde hareket etmekte, ABD’nin bölge politikalarında ABD için yol temizliği yapmaktadır vurgusu yapılan açıklamada, “Saray rejimi hiçbir zaman Ortadoğu’daki halklardan yana olmamıştır ve bundan sonra da olmayacaktır. Bölgede ve ülkede barış mücadelesi, işçi sınıfı ve halklarımızın elinde yükselecektir. Bu barbarlığı ancak birleşerek, Denizlerden devraldığımız bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesiyle durdurabiliriz. AKP, 70’lerde, Denizlerin idam kararını mecliste onaylayan zihniyetle, 6. Filoya secde edenlerle aynı soydandır. Denizleri anmayı suç saymakta, anmalara katılanları dava etmekte ve her fırsatta Denizlerin mücadelesini karalamaya çalışmaktadır. Ancak Denizlerin mirasını sahiplenen gençlik, bu saldırılara karşı dimdik duracak, AKP’nin istediği gibi itaatkâr bir kuşak olmayacak ve gericiliğe karşı mücadeleyi sürdürecektir. Gençliğin anti-emperyalist mücadelesi sadece bir tercih değil, aynı zamanda bir zorunluluk olmuştur. Mücadele tüm zorluklara göğüs geren devrimci gençliğe emanettir. Bizler, Denizlere verdiğimiz sözü unutmadık. Denizlere sözümüz devrim olacak. Mücadelemiz, eşitliğin, kardeşliğin ve özgürlüğün ülkesi kurulana kadar sürecektir. Mücadeleleri, inançları ve kararlılıkları, mücadelemize ışık tutacak. Bizler bugün fakültelerde, sınıflarda, atölyelerde kaygılara ve yorgunluklara sarılmış tüm arkadaşlarımıza sesleniyoruz. Gelin hep birlikte denizlerden kalan mirası, onların bu topraklara serptiği mücadele tohumlarını beraber yeşertelim. Bu ülkede zulüm gibi cuntalar da ilk değildir. Cuntalar var oldukça onların karşısına dikilecek Denizler Mahirler Erdallar olacaktır. Şimdilerde denizlerin ismini ağzına almaya cüret eden iktidar bilmeli ki denizlerin mirası saraylarının, hanedanlıklarının sonu olacak. Deniz’leri anlamak demek anti-emperyalist mücadeleyi anlamak demektir. Deniz’leri anlamak demek NATO’ya ve savaşlar dünyasına hayır demektir. Deniz’leri anlamak demek gençlerin parasız, bilimsel, demokratik eğitim mücadelesini yükseltmek demektir. Deniz’leri anlamak demek güvenceli iş insanca bir yaşam için mücadele demektir” denildi.

Anmada konuşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise şunları söyledi, "Tam bağımsız Türkiye; çiftçinin kendi toprağında özgür olması, işçinin hayatını kaybetmediği, emeklinin insanca yaşadığı bir ülke demektir. Öğrencinin ve hastanın müşteri olarak görülmediği bir düzen demektir. Onlar toprağa düştü ama birer tohum gibi büyümeye devam ediyorlar. Daha büyük dayanışmaya ihtiyacımız var. Daha yüksek sesle kahrolsun faşizm demeye ihtiyacımız var. O yüzden onları anmak elbette kıymetli ve önemli ama asıl olan bu gerici faşist ve emperyalizminin çıkarlarına açık bir şekilde hizmet eden iktidardan kurtulmak özgür bağımsız bir Türkiye'yi yeniden inşa etmek sorumluluğumuz vardır.

Nilüfer Belediye Başkanı Sadi Özdemir ise konuşmasında şunları söyledi, "Tam bundan 54 yıl önce bir yürüyüş vardı. Anti-emperyalist bir yürüyüş vardı. O yürüyüş bugün hala sürüyor. Deniz Gezmiş'in Yusuf Aslan'ın ve Hüseyin İnan'ın ve onların yol arkadaşlarının önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum. Deniz Gezmiş'in Yusuf Aslan'ın ve Hüseyin İnan'ın ve onların yol arkadaşlarının önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum" dedi.
Konuşmaların ardından EMEP GYK Üyesi Levent Tüzel, yazar Mustafa Yıldırımtürk ve Önder İşleyen'in katılımıyla söyleşi gerçekleştirildi.
Söyleşi sonrası Bandista grubu konser verdi.
Kaynak: Haber Merkezi