Bursa’da 4 Aralık 2024 tarihinde Ahmet S, Samet Ş, Gökhan K. ve Zafer Y, otomobil çıkma parçası satan işyerinde, sivil polislerin baskınıyla gözaltına alınıp karakolda işkence görmüştü. Gençler kendilerine işkence eden polisleri teşhis etmesine rağmen 1 yıl sonra dava açıldı. Bugün Bursa adliyesinde görülen dava 12 Mayıs’a ertelendi.
Davayı CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’da takip etti. Dava sonrası adliye önünde bir açıklama yapıldı.

Müvekkillerinin karakolda işkence gördüklerini söyleyen avukat Kemal Özgür Yetkin, “Bununla ilgili biz suç duyurusunda bulunduk. Bu suç duyurusu üzerine iddianame hazırlandı ve dosya asli ceza mahkemesinde devam etmektedir. Bugün ilk duruşma gerçekleşti. Duruşmada biz bu davanın ağır ceza mahkemesinde görülmesi gerektiği yönde talepte bulunduk. Bu talebimiz şimdilik dikkate alınmadı. Bir sonraki duruşma 12 Mayıs tarihinde. İşkence bir insanlık suçudur. Vatandaşlarına işkence yapan, kötü muamelede bulunan, kamu görevini kötüye kullanılan kolluk görevlerinin görevden el çektirilmesi gerekir. Bu şekilde polislik yapılmaz. Bu zihniyette olan insanların kamu görevi yerine getirmesi doğru değildir. Bu aynı zamanda görevini layıkıyla yapan, kurallara uyan, hukuka saygılı kolluk görevlilerine de haksızlık oluşturmaktadır. Bu zihniyetteki kolluk görevlilerinin toplum sağlığı açısından görevden el çektirilmesi gerekir” dedi.
Adliye önünde konuşan CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, “Bir devlette hukuk ayaklar altına alınıp güçler savaşına döndüğünde ve kamu görevlileri kendisini hukukun yerine, kendi adaletlerini ortaya koyma sürecine girdiklerinde orada siz devletten, kurumsallıktan, adaletten bahsedemezsiniz. Polis ancak ve ancak savcılık ve hukukun gereği doğrultusunda görevini yapar. İşkence yapma hakkı yoktur. Dayak atma hakkı yoktur. Sövme, hakaret etme hakkı yoktur. Açık bir işkence var, açık bir insanlık suçu var ve adaletten bu cezaların açık bir şekilde yargılanmasını ve açıkça cezalandırılmasını istiyoruz. Bu gençlerin, bu ülkenin çocuklarının bu tür bir muameleye tabi olması doğru değil” dedi.
Hazırlanan dosya bir insanlık suçunu öngörmüyor, bir işkenceyi öngörmüyor sözleriyle devam eden Sarıbal, “Sadece yaralamadan dolayı çok hikayeler gördük bununla dair. 10 Ekim davasını izledik, Sivas davasını izledik, bugün bunu izliyoruz. Adeta aklımızla alay edilen bir süreci yaşıyoruz. Bu dava kamu davasıdır, bu dava insanlık suçudur, bu dava bir işkence suçudur. O yüzden sonuna kadar bu mücadelenin yanında olacağız, takipsiz olacağız” dedi.
İşkenceye maruz kalan Samet Ş.’nin babası ise şunları söyledi, “Ben hak hukuktan yana adaletin yerini getirilmesini istiyorum. Başka bir şey istemiyoruz. Bu polislerin yüzünde öbür kolluk kuvvetlerinin kötü görülmesini hiçbir zaman istemedik de böyle kolluk görevinde görev yapan insanları istemiyoruz yani. İşkence olmaması gerekirken kendileri adalet sağlamaya çalışıyorlar. Bunu savcı ve hakimlerimize bırakıyoruz. Vicdanlarına ve adaletlerine bırakıyoruz. Yalan dolan kimse konuşmasın. Resimler, deliller elimizde” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi