‘Gerçekleri açıkla emeğimizle oynama’ diyen KESK üyeleri TÜİK önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamayı BES Bursa Şube Başkanı Uğur Canavar okudu.
Gözümüzü iğneden ipliğe her şeye yapılan zam fırtınası ile açtığımız, bir yılı, 2025 yılını geride bıraktık diyen Canavar, “Yıllardır devam eden yoksullaştırma politikalarından 4 Milyon kamu emekçisi ve 2,5 milyon kamu emeklisi olarak bizler de payımıza düşeni aldık. 2025 yılı asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine emeği ile geçinen milyonlar için, bizler için adeta bir kâbus yılı oldu. Maaşlarımız her ay gittikçe erirken yoksulluğumuz günden güne arttı. Ülkeyi yönetenler yıllardır çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyonun yarısına bile denk gelmeyen suni verileri resmi enflasyon olarak açıkladılar. Maaş artışlarımızı TÜİK’’in bu sahte verileri ile sınırladılar. Böylece bu ülkenin ezici çoğunluğunu oluşturan, bizleri, emeği ile geçim mücadelesi veren milyonları her geçen gün daha fazla yoksullaştırdılar, sefalete ittiler” dedi.
TÜİK’in enflasyonu mu yoksa sizin yaşadığınız hayat pahalılığı mı daha gerçekçi diye soran Canavar, “Hükümet sözcüleri “enflasyon düştü” diyor. Peki, sizin enflasyonunuz düştü mü? 2024 yılını ‘emekli yılı’ ilan etmişlerdi. Ama emeklileri kuru ekmeğe muhtaç hale getirdiler. On binlerce emekliyi ucuz otel köşelerinde, otogarlarda yaşamaya sürüklediler. 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan ettiler. Ama milyonlarca aileyi açlığa mahkûm ettiler. Çağdaş dünya ülkelerinde asgari ücret hesabında, işçinin ailesinin giderleri de temel alınıyor. Ama 2025 yılını ‘aile yılı’ ilan edenler asgari ücreti belirlerken işçinin tek başına temel giderlerini dahi yok saymıştır. Her iki işçiden birinin aldığı asgari ücret tarihimizde ilk defa Kasım ayı açlık sınırının dahi altında kalmıştır. 2026 yılını ise emeği ile geçinen tüm kesimler için bir yıkım yılına çevirmek istiyorlar. ‘Sefalete, köleliğe alışın’ diyorlar” dedi.
BES Bursa Şube Başkanı Uğur Canavar taleplerini şöyle sıraladı:
- En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarıldığı;
- İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret,
- Güvenceli istihdam- güvenli gelecek,
- Demokratik- adil bir çalışma yaşamı,
- Halktan yana bir kamu hizmeti,
- Grev hakkımızın önündeki engellerin kaldırıldığı Gerçek Bir Toplu Pazarlık Sistemi
Kaynak: Haber Merkezi