Enerji-Sen’e üye oldukları için işten atılan Bursagaz işçilerinin sendikal haklarına sahip çıkmak amacıyla işe iade talebiyle başlattıkları direniş 113. gününde. Şirketin SOCAR’dan Aksa Doğalgaz’a devri sonrası ücretleri baskılanmak, kazanılmış hakları gasbedilmek istenen Bursagaz işçilerini bugün Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ile Emek Partisi Bursa İl Örgütü ziyaret etti. “Sendika hakkı engellenemez, Aksa Bursagaz işçisi yalnız değildir” yazılı pankartla direniş alanına yürüyen EMEP heyetini direnişteki işçiler sloganlarla karşıladı.
Direnişe dair bilgi veren DİSK/Enerji Sen Örgütlenme Uzmanı Cuma Ali Boran, yetki belgesi almalarının ardından patronun sendika üyesi 22 işçiyi işten attığını söyledi. Yetkiyi aldıkları dönem 310 çalışan gözüken Bursagaz’da şu an SGK kayıtlarına göre 220 çalışan gözüktüğünü ifade eden Boran, “Yani biz yetki alırken işçi sayısını şişirip çoğunluğu almamıza engel olmaya çalıştılar” diyerek patronun sendikalaşmayı engellemek için alicengiz oyunlarına giriştiğini söyledi. Güvenceli iş ve toplu sözleşme hakkı için mücadele ettiklerini söyleyen Aslan, şimdi de patronların ve TES-İŞ’in yetki itirazı ile toplu sözleşme sürecinin uzatılmak istendiğini vurguladı.
Daha sonra söz alan EMEP Genel Başkanı Aslan, “Patronlar ve iktidarların, işçilerin örgütlü bir güç olarak sermaye karşısında olmasını istemezler. Geçen yıl yüzlerce iş yerinde sendikal hakların, ücretlerin gasbedilmesinden dolayı, zorla çalıştırma dahil olmak üzere işçi sağlığı iş güvenliği önlemlerinin alınmamasından dolayı direnişler yaşandı” dedi. Bu mücadelelerin tek tek lokal mücadeleler şeklinde yaşandığına dikkat çeken Aslan, “Bugün taşların bağlandığı, köpeklerin salındığı bir dönemden geçiyoruz. İşçi sınıfının mücadelesinin önüne her türlü engeli çıkarırlarken, sermayeye büyük olanaklar açtıkları sonuna kadar açtıkları bir dönem. Bu yüzden bu lokal direnişlerin birleşmesi ihtiyacı geçmiş yıllardan daha fazla önem taşıyor” dedi.
TES-İŞ’in yetki itirazının patronun ekmeğine yağ sürmek anlamına geldiğini ifade eden Aslan, “Bu doğru bir tutum değil. Bursagaz işçileri, iradelerini Enerji Sen’den yana koymuşlarsa TES-İŞ’in yapması gereken direnişe destek olmaktır” dedi. Konfederasyon ve sendikalar arasında ayrım yapmadıklarını vurgulayan Aslan, “Biz mücadele edenlerin, direnenlerin yanındayız. Ayrımımız mücadele edenler ve etmeyenler. Aksa direnişi de, lojistik işçilerinin direnişi de Bursa işçi sınıfının direnişidir. O yüzden Bursa'daki bütün sendikaların, meslek örgütlerinin, kamu sendikalarının kayıtsız, koşulsuz şekilde direnişlere destek vermeleri gerekmektedir. Bugün dayanışmanın ötesine geçmeliyiz, ihtiyacımız birleşik bir mücadele” ifadelerini kullandı.
Meclisteki yeni yasama yılı açılışına da değinen Aslan, geçmiş dönem çıkarılan yasaların yüzde 99'unun ezilenlerin, sömürülenlerin aleyhine olduğunu ifade ederek birleşik bir mücadelenin örgütlenmemesi halinde önümüzdeki dönemin de böyle devam edeceğini vurguladı: “Burada yapılması gereken Türkiye İşçi Sınıfı'nın ve ezilenlerin birleşik bir mücadeleye girmeleri, birleşik bir mücadeleyi hep birlikte yapmaları, genel grevler, genel direnişler, genel eylemlerin örgütlenmesi. İşçi sınıfı parlamentodaki yasaları bekleyerek, izleyerek haklarını koruyamaz. Parlamentoda işçilerden, emekçilerden yana olanlar da var ama azınlık. Saldırı yasalarını önleyecek çoğunluk sokaklarda” dedi.
Borsa vurgununa da değinen Aslan, AKP’li isimlerin yüzbinlerce emekçinin milyarlarca liralık birikimine çöktüğünü hatırlatarak “Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, Hayati Yazıcı’nın oğlu… Yüz binlerce kişinin parasına çökmüşler. Erdoğan ‘nefsine hakim olamayanlar’ diyor. Bunu kabul etmiyoruz. Yarın yeni yolsuzluklar çıkınca da böyle diyecekler” ifadelerini kullandı.
Seçilmiş TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın meclis açılışında yer alamamasını da eleştiren Aslan, “Daha önce berat ettiği dosyadan tekrar başka bir mahkemede yargılayarak ceza verdiler. Üç yıla aşkın süredir cezaevinde. Bir yanda halkın oylarıyla seçilmiş ancak cezaevinde tutulan milletvekili var, üç defa seçimleri kazandı diye tutuklanıp cezaevine atılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı var diğer yanda nefsine sahip olamayanlar var” diyerek rüşvet ya da tehditle AKP’ye geçen belediye başkanlarını hatırlattı.
Borsa vurgununda buz dağının görünen yüzünün 20 milyar dolar olduğunu, yap-işlet-devlet modeliyle yapılan köprü ve otoyolların müteahhitlerine milyarlar akıtıldığını, teşvik adı altında sermayeye 3 trilyon liraya yakın kaynak aktarıldığını hatırlatan Aslan, yaklaşan asgari ücret görüşmelerine dikkat çekerek “Söz konusu işçi sınıfı olunca ‘aman ekonomi zora girmesin’ diyorlar. Emeklinin hali ortada. 20 bin lirayla geçinemeyen emekli intihar ediyor. İnsanlar Pazar artıklarını toplayıp evine götürüyor. Geçinemeyen işçi ve emekçiler bireysel kurtuluş yolları arıyor, borsaya giriyor. Sonra büyükler küçükleri yutuyor. Borsayla kurtuluş olmaz. Kurtuluş işçi sınıfının örgütlü ve birleşik mücadelesinde. Bunu başarabilirsek sermaye karşısında ezilmeyiz” dedi.
Emekçiler üzerindeki vergi yüküne de değinen Aslan, “Vergi adaletsizliği her işçinin sorunu. Peki sendikalar, konfederasyonlar niye yan yana gelmiyor? Adaletsizlik varsa konfederasyonlar yan yana gelecek diyecek ki, ‘Biz bir saat, iki saat iş bırakıyoruz diyecekler. Neyse, adını koyun. Eğer konfederasyonlar, sendikalar vergide adalet istiyorsa, insan onuruna yaraşır bir asgari ücret istiyorlarsa yan yana gelecekler” diyerek çağrıda bulundu.
Bursagaz işçilerine ziyaretlerini dayanışma değil birlikte mücadele amacıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Aslan, “Bursa İl Örgütümüzle, parti merkezimizle, parlamentodaki milletvekillerimizle bu mücadelenin kazanımla bitmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu mücadelede yalnız değilsiniz” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi