“Bunu da yapamazlar” dedikleri her şey bir bir oluyor. AKP, girdiği hiçbir seçimde İzmir’i alamadı ama bu sefer operasyonla aldı. Şimdi birçok kişi şunu düşünüyor: “Operasyonla alsa ne olacak, bir sonraki seçimde İzmir’i geri alacağız.” Bunu YENİ Parti’nin kadroları da düşünüyor tahminen; ama görmedikleri bir şey var. Öncesinin HDP’si, şimdisinin DEM Partili belediyeleri de operasyonlarla alındı; bir sonraki yerel seçimde halk yine kendi temsilcisini seçti ve yine operasyonla geri alındı. Şimdi “bir daha alırız” demek sorunu çözüyor mu?
Artık “benim şu bölgem kalem, burası bizim” gibi söylemlerin bir karşılığının olmadığı bir süreç içerisindeyiz. Bugün mücadeleyi halkla birlikte örgütlemedikten sonra hiçbir yer senin güvenli alanın değil. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’da olduğu gibi. Süreci başa alalım: Adayları il binalarında, kapalı kapılar ardında belirlersen, halkın fikrini almazsan bugün bu duruma düşersin.
Aylardır belediyelere yapılan bu operasyonlar boşa yapılmıyor; o yüzden kimse kalkıp “bir sonraki seçimde sandıkta hesap soracağız” demesin. Özellikle YENİ Parti yöneticileri. Her fırsatta sandığı gösteren bu ekibe şunu söylemek isterim: AKP bunca hamleyi “belediyeleri iki buçuk yıl biz yönetelim” diye yapmıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 18 Eylül 2026 tarihinde Adana’da yaptığı açıklamadaki “2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek” sözünü hatırlatmak isterim.
“Büyükşehir’i operasyonla alsınlar, ilk seçimde cevabı veririz” ya da YENİ Partililerin AKP’ye geçenler için “dönekler, hainler” söylemi kadar boş bir söylem yok bence. Çünkü burada devasa bir organizma var; şehrin kılcal damarlarına kadar inen bir durum. Meydanların, mahalle aralarının, sokakların kimlere açılacağı meselesi. Bugün Bursa’da her mahallede, adını bile bilmediğimiz tarikat ve cemaat tabelaları var. O yüzden olaya bu kadar basit bakmamak gerekiyor.
Cemil’in işçi düşmanlığı ve onu sevenler
2025 yılının Haziran ayında İzmir’de düşük zam dayatmasına karşı belediye işçilerinin grevi sürerken Cemil Tugay, yasa dışı grev kırıcılığına soyundu, çöp topladı. Bu olay çok gündem oldu. İşçiler, “Bu çöp bizim ekmeğimiz. İşçi ekmeğini koruyor” diyerek Tugay’a tepki gösterdi ama herkes işçilere karşı büyük bir saldırıya geçti. Neymiş efendim: “AKP zaten bizimle uğraşıyor, siz onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz” diyerek, bugün küfür ettikleri Cemil Tugay’ın arkasına dizildiler. Kendini solda tarif eden partiler bile o süreçte bu konuda ağzını açıp tek kelime etmedi. Cemil Tugay’ın bu işçi düşmanı tutumuna tepki gösteren Emek Partisi ve işçilerin sesi olan Evrensel Gazetesi o dönem hedef gösterildi. Bugün gelinen noktada kim haklı, şimdi?
İşçiler emeklerinin karşılığını istediği için, grev kırıcılığına soyunan Cemil Tugay’a “işçi düşmanı” dediğimizde “İşçiler de çok para istiyor, işçiler neden AKP’li belediyede greve gitmiyor?” diyenler, bugün sosyal medyada onca şey yazıyor. Bir şey yazmadan önce biraz arkanıza baksanız. Son söz olarak: O gün Cemil Tugay’a sahip çıkanlar, onunla çöp toplayıp grev kırıcılığına soyunanlar, buyurun; bu sizin eseriniz. Şimdi çöp toplama zamanı sizin.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uğur Ökdemir
Cemil Tugay ile çöp toplayanlar buyursun sahaya
“Bunu da yapamazlar” dedikleri her şey bir bir oluyor. AKP, girdiği hiçbir seçimde İzmir’i alamadı ama bu sefer operasyonla aldı. Şimdi birçok kişi şunu düşünüyor: “Operasyonla alsa ne olacak, bir sonraki seçimde İzmir’i geri alacağız.” Bunu YENİ Parti’nin kadroları da düşünüyor tahminen; ama görmedikleri bir şey var. Öncesinin HDP’si, şimdisinin DEM Partili belediyeleri de operasyonlarla alındı; bir sonraki yerel seçimde halk yine kendi temsilcisini seçti ve yine operasyonla geri alındı. Şimdi “bir daha alırız” demek sorunu çözüyor mu?
Artık “benim şu bölgem kalem, burası bizim” gibi söylemlerin bir karşılığının olmadığı bir süreç içerisindeyiz. Bugün mücadeleyi halkla birlikte örgütlemedikten sonra hiçbir yer senin güvenli alanın değil. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’da olduğu gibi. Süreci başa alalım: Adayları il binalarında, kapalı kapılar ardında belirlersen, halkın fikrini almazsan bugün bu duruma düşersin.
Aylardır belediyelere yapılan bu operasyonlar boşa yapılmıyor; o yüzden kimse kalkıp “bir sonraki seçimde sandıkta hesap soracağız” demesin. Özellikle YENİ Parti yöneticileri. Her fırsatta sandığı gösteren bu ekibe şunu söylemek isterim: AKP bunca hamleyi “belediyeleri iki buçuk yıl biz yönetelim” diye yapmıyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 18 Eylül 2026 tarihinde Adana’da yaptığı açıklamadaki “2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek” sözünü hatırlatmak isterim.
“Büyükşehir’i operasyonla alsınlar, ilk seçimde cevabı veririz” ya da YENİ Partililerin AKP’ye geçenler için “dönekler, hainler” söylemi kadar boş bir söylem yok bence. Çünkü burada devasa bir organizma var; şehrin kılcal damarlarına kadar inen bir durum. Meydanların, mahalle aralarının, sokakların kimlere açılacağı meselesi. Bugün Bursa’da her mahallede, adını bile bilmediğimiz tarikat ve cemaat tabelaları var. O yüzden olaya bu kadar basit bakmamak gerekiyor.
Cemil’in işçi düşmanlığı ve onu sevenler
2025 yılının Haziran ayında İzmir’de düşük zam dayatmasına karşı belediye işçilerinin grevi sürerken Cemil Tugay, yasa dışı grev kırıcılığına soyundu, çöp topladı. Bu olay çok gündem oldu. İşçiler, “Bu çöp bizim ekmeğimiz. İşçi ekmeğini koruyor” diyerek Tugay’a tepki gösterdi ama herkes işçilere karşı büyük bir saldırıya geçti. Neymiş efendim: “AKP zaten bizimle uğraşıyor, siz onların ekmeğine yağ sürüyorsunuz” diyerek, bugün küfür ettikleri Cemil Tugay’ın arkasına dizildiler. Kendini solda tarif eden partiler bile o süreçte bu konuda ağzını açıp tek kelime etmedi. Cemil Tugay’ın bu işçi düşmanı tutumuna tepki gösteren Emek Partisi ve işçilerin sesi olan Evrensel Gazetesi o dönem hedef gösterildi. Bugün gelinen noktada kim haklı, şimdi?
İşçiler emeklerinin karşılığını istediği için, grev kırıcılığına soyunan Cemil Tugay’a “işçi düşmanı” dediğimizde “İşçiler de çok para istiyor, işçiler neden AKP’li belediyede greve gitmiyor?” diyenler, bugün sosyal medyada onca şey yazıyor. Bir şey yazmadan önce biraz arkanıza baksanız. Son söz olarak: O gün Cemil Tugay’a sahip çıkanlar, onunla çöp toplayıp grev kırıcılığına soyunanlar, buyurun; bu sizin eseriniz. Şimdi çöp toplama zamanı sizin.