Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Emekliler Bursa’da meydanda: Sadaka değil, insanca yaşam hakkımızı istiyoruz!

DİSK Devrimci Emekliler Sendikası üyesi emekliler, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ve 2026 Ocak zammına Bursa’da tepki gösterdi. 

Haber Giriş Tarihi: 05.01.2026 21:28
Haber Güncellenme Tarihi: 05.01.2026 21:29
Kaynak: Haber Merkezi
Emekliler Bursa’da meydanda: Sadaka değil, insanca yaşam hakkımızı istiyoruz!

TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin ardından belirlenen emekli zamlarına tepkiler büyüyor. TÜİK önünde yapılan açıklamayı DİSK Dev Emekli-Sen Bursa Şube Başkanı Sacit Çam okudu.

2026 yılının başında, ülkemiz tarihinin en büyük yoksullaşma operasyonlarından biriyle daha karşı karşıyayız diyen Çam, “Siyasi iktidar, sermayenin karlarını korumak ve bütçe açıklarını emekçinin sırtından finanse etmek adına kurguladığı "kemer sıkma" politikasını tam gaz sürdürmektedir. Önce asgari ücretliye dayatılan sefalet ücreti, şimdi de emeklilerin ve kamu emekçilerinin boğazına sarılan bir ilmeğe dönüşmüştür. Bugün burada, sadece rakamları konuşmak için değil; yoksulluğumuzun mimarı olan siyasi iktidardan ve bu yoksulluğu "bilimsel veri" kılıfıyla meşrulaştıran TÜİK’ten hesap sormak için toplanmış bulunuyoruz. Hükümetin uyguladığı ekonomi politikaları, enflasyonu düşürmek adı altında talebi kısmayı, yani halkın alım gücünü yok etmeyi hedeflemektedir. Bu politikanın en savunmasız kurbanları ise örgütsüz bırakılmaya çalışılan emeklilerdir. Elimizdeki veriler ve 2025 yılının ikinci yarısındaki ekonomik göstergeler, 2026 Ocak ayında emeklileri bekleyen karanlık tabloyu netleştirmektedir” dedi.

Yoksulluğumuzun teknik sorumlusu siyasi iktidarsa, uygulayıcı tetikçisi TÜİK’tir ifadelerini kullanan Çam, “Türkiye İstatistik Kurumu, açıkladığı her veriyle emeklinin sofrasındaki ekmeği küçültmektedir. TÜİK’in marketi nerededir? TÜİK’in kirasını ödediği ev hangi semttedir? TÜİK yöneticileri hangi faturaları ödemektedir?Emekli aylığı, devletin verdiği bir lütuf, bir hibe, bir sosyal yardım veya sadaka değildir. Emekli aylığı; yıllarca peşin ödenmiş primlerin, dökülmüş alın terinin ve yaratılmış artı değerin karşılığıdır. Bugün bize "kaynak yok" diyenler; Kur Korumalı Mevduat ile zenginlere, vergi aflarıyla holdinglere, geçiş garantili projelerle müteahhitlere ve faiz lobilerine milyarlarca lirayı bir gecede aktarabilmektedir. Sorun kaynak sorunu değil, tercih sorunudur! İktidar tercihini sermayeden yana kullanmakta, faturayı ise emekçiye ve emekliye kesmektedir. TÜİK’in sahte verileri değil, bağımsız kuruluşların açıkladığı gerçek enflasyon verileri ve sendikaların hesapladığı yaşam maliyeti dikkate alınmalıdır. Resmi enflasyonun üzerine, ekonomik büyümeden gelen "Refah Payı" mutlaka eklenmelidir. "En düşük emekli aylığı" uygulaması, asgari ücretin altına düşmeyecek şekilde yasal güvenceye alınmalıdır. 18 bin 900 TL gibi komik rakamlar değil, insan onuruna yaraşır bir taban aylık belirlenmelidir” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.