Disk Güney Marmara Bölge Temsilciliğinde yapılan açıklamada, '15-16 Haziran bizim hakkında her türlü kararı alma hakkını kendinde görenlere karşı; “sendikanızı bile biz belirleriz” diyenlere karşı işçi sınıfının iradesini gösterdiği gündür' denildi.
Yapılan açıklamayı Birleşik Metal İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın okudu.
Yüz binler ayağa kalktı fabrikalar boşaldı; İzmit’ten İstanbul’a kadar yollar işçilerle doldu taştı diyen Aydın, “İnsan selini önlemek için barikatlar kuruldu; köprüler kaldırıldı. Kurşunlar sıkıldı. Üç işçi kardeşimiz; Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak yaşamını yitirdi. Ama hiçbir güç işçilerin örgütlü mücadelesini durdurmadı. Vurulduk, kırıldık ama yürüyüş durmadı! En sonunda, işçiler kazandı, direnenler kazandı, DİSK kazandı. 15-16 Haziran şanlı işçi direnişi bize bir şey öğretti: Biz durursak hayat durur. Biz yürürsek yol olur. Yeter ki örgütlü olalım, yeter ki örgütlü mücadeleyi büyütelim. 15-16 Haziran bizim hakkında her türlü kararı alma hakkını kendinde görenlere karşı; “sendikanızı bile biz belirleriz” diyenlere karşı işçi sınıfının iradesini gösterdiği gündür. İşte bu yüzden 15-16 Haziran işçi sınıfının onur mücadelesidir; demokrasi mücadelesidir; iradesine sahip çıkma mücadelesidir, ihtiyacımız olan pusulamızdır. Bugün de işçi sınıfı ekmeğine, haklarına, iradesine, demokrasiye ve Cumhuriyet’e sahip çıkarak örgütlü mücadeleyi büyütmek zorundadır" dedi.
Ülkeyi yönetenlerin kitabında işçi yok, emekçi, emekli yok, gençler, kadınlar yok halk yok diyen Aydın, “Onların gündeminde bizi enflasyona karşı korumak yok. Onların gündeminde gelirde, vergide adalet yok. Ülkede adalet yok. Türkiye'de düzenin bütün çarkları emeği ucuzlatmak için dönüyor. Bu düzenin çarkları fakirden alıp zengine veriyor. Bu düzen emekten çalıp sermayeye kaynak aktarıyor. Bugün yalnızca ekmeğimize değil, haklarımıza da göz dikiliyor. Ücretlerimiz eriyor çünkü sendikal haklarımız engelleniyor. Sendikacılar hapse atılıyor, sendikalı olan işçiler işten atılıyor, patronlar TİS yetki süreçlerini keyfi biçimde uzatabiliyor, grevler yasaklanıyor. Ülkemizde sadece sendikal haklarımız engellenmiyor. Aynı zamanda itiraz etme hakkımız, seçme ve seçilme hakkımız, memleketin geleceğine karar verme hakkımız da baskı altına alınıyor. Enflasyon verilerini baskı altına aldıkları gibi halkın iradesini de baskı altına almak istiyorlar. Yargı eliyle siyaseti dizayn etmeye çalışıyorlar. Seçilenlerin yerine kayyumlar atıyorlar. Muhalefeti dahi yargı kararlarıyla şekillendirmeye çalışıyorlar. Ama bilmiyorlar ki bu ülkenin gerçek sahibi işçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi emekçilerdir. Bu ülkenin gerçek sahibi halktır” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi