Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN), Eylül 2026 tarihli Tekstil İşçileri Bülteninin ikinci sayısında tekstil sektöründeki çalışma koşullarını, ücretleri, kamu desteklerini ve sendikal mücadeleleri mercek altına aldı. Antep ve Bursa’daki fabrikalardan örneklerin yer aldığı bültende, işçilerin düşük ücret, geciken maaş, vergi yükü ve ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıya olduğu belirtildi.
Bültende, tekstil patronlarının üretim ve ihracattan elde ettiği gelirlerle işçilere ödenen ücretler arasındaki fark öne çıkarılırken, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştiriler de yer aldı. İşçi mektuplarında ise ücretlerini alamayan ve sendikal tercihleri nedeniyle baskıyla karşılaştıklarını belirten çalışanların anlatımları aktarıldı.
Bursa’daki tekstil sektörüne ilişkin bölümde, Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB) ve Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (UHKİB) verilerine dayanılarak, 1 Ağustos 2025 ile 30 Ağustos 2026 arasındaki bir yıllık dönemde tekstil ve hazır giyim ihracatının 2 milyar 44 milyon dolar olduğu belirtildi.
Kentte yaklaşık 100 bin tekstil işçisi bulunduğunun tahmin edildiği bültende, ihracat hacmine karşın işçilerin büyük bölümünün asgari ücret civarında kazandığı, kalifiye işçilerin ücretlerinin ise vergi diliminin etkisiyle yaklaşık 45 bin lira düzeyinde kaldığı ifade edildi.
Karesi fabrikalarındaki çalışma koşullarına da yer verilen bültende; düşük ücretler, vergi kesintileri ve iş kazaları işçilerin başlıca sorunları arasında sıralandı. Bandırma ve Bursa’nın Gürsu ilçesindeki fabrikalarda Hindistan’dan getirilen kiralık işçilerin sayısının arttığı belirtilerek, 750 kiralık işçinin bulunduğu fabrikada bazı işçilerin 14 gün gündüz, 14 gün gece vardiyasında, 12 saatlik çalışma düzeniyle çalıştığı ve yalnızca bir gün izin kullandığı iddia edildi.
İşçilerin denetimlerin önceden haber verilerek gerçekleştirildiğini öne sürdüğü de aktarıldı. BİRTEK-SEN, insanca yaşayacak ücret ve vergide adalet talebini öne çıkardı.
Bültende Bursa’daki Korteks fabrikasından işten çıkarılan işçilerin mektubu da yayımlandı. İşçiler, yıllardır uygulandığını belirttikleri yedi günlük vardiya düzeninin aile yaşamlarını olumsuz etkilediğini, insanca çalışma koşulları için dört vardiyalı sisteme geçilmesini talep ettiklerini bildirdi.
Mektupta işçiler, yüzde 25 zam ve dört vardiyalı çalışma talepleri karşısında yedi ay süren görüşmelerin ardından yüzde 13 zam üzerinde anlaşmaya varıldığını ileri sürdü. Geriye dönük alacakların üç taksitte ödenmesinin kabul edildiği de iddialar arasında yer aldı.
İşçiler ayrıca sendika değiştirme sürecinin ardından onlarca çalışanın işten çıkarıldığını, bazı çalışanların tehdit ve psikolojik baskıyla karşılaştığını savundu. Mektupta Teksif Sendikası yönetimine yönelik eleştiriler de yer aldı. Bu iddialara ilişkin işverenin ve adı geçen sendikanın yanıtı bültende bulunmuyor.
Kaynak: Haber Merkezi