Bursa Hayvan Hakları Platformu, Üç Fidan parkında yaptıkları basın açıklaması ile, “Yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Bir yılı aşkın süredir sokaklarda yaşayan hayvanlara yönelik hak ihlalleri giderek artmaktadır denilen açıklamada, “Bugün gelinen noktada katliam politikası yeni bir aşamaya taşınmıştır. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok şehirde sokakta yaşayan hayvanların beslenmesi yasaklanmıştır. İstanbul Valisi Davut Gül’ün, kedi beslemelerini hedef alan ve “doğal denge” gerekçesine dayanan açıklamaları, kentlerin yıllardır maruz kaldığı rant projeleri ve ekolojik yıkım gerçeğini görmezden gelmektedir. Doğal dengeyi bozan sokak hayvanları değil; şehirleri betonlaştıran, yeşil alanları yok eden ve doğayı sermayeye açan politikalardır. Sokakta yaşayan hayvanların sistematik biçimde ortadan kaldırılması, şehir ile yaban hayatı arasındaki doğal bariyerleri de yok etmiştir. Bugün şehir merkezlerinde görülen yaban hayvanları üzerinden yeni bir “tehdit” algısı yaratılmakta, bu hayvanların da öldürülmesi meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Köpeklerle başlayan bu süreç, tüm hayvanları kapsayan bir yok etme politikasına dönüşmüştür. Bununla da yetinilmeyerek, sokakta yaşayan hayvanların tedavi hakkı hedef alınmaktadır. 2026 yılı itibarıyla çipi olmayan hayvanların özel kliniklerde tedavi edilmesini engelleyecek düzenlemeler gündemdedir. Bu, yaşam hakkına açık bir müdahaledir” denildi.
Bu yasa, AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilmiştir ancak uygulayıcılar yalnızca iktidar belediyeleri değildir ifadelerine yer verilen açıklamanın devamı şöyle; “Yıllardır mahallelerinde yaşayan, halk tarafından bakılan hayvanlar, hukuka aykırı yöntemlerle toplanmaktadır. Bu süreçte özellikle yavru ve yaşlı hayvanlar yaşamını yitirmektedir. Bizler, bu yasaya karşı mücadele ederken sokaklarda binlerdik. Bugün bir kez daha tüm yaşam hakkı savunucularını, bu katliam politikasına karşı ses çıkarmaya çağırıyoruz. Besleme yasaklarını tanımıyoruz. Sokaklarda, parklarda, mahallelerde yardıma muhtaç hayvanları beslemeye devam edeceğiz. Haklar bir bütündür. Hayvanlara yönelen nefret, toplumun tüm kesimlerini hedef almaktadır. Kadınlara ve LGBTİ+’lara yönelen nefretle aynı kaynaktan beslenmektedir. Omuz omuza vererek bu nefreti durdurabiliriz. Yoksulluğun ve güvencesizliğin sorumluları, işçileri bu sürecin faili hâline getirmeye çalışmaktadır. Buna karşı birlikte direnelim. Mesleki etik ve sağlık hakkı gereği, çipli ya da çipsiz ayrımı yapmaksızın tüm hayvanların tedavi edilmesini talep ediyoruz. Tedavi yasaklarını tanımayın. Bu yasayı derhal geri çekin. Katliama son verin. Yaşam hakkı savunucuları, bu yasa geri çekilene kadar her yerde karşınızda olacaktır. Sizler öldürüyorsunuz, biz direne direne yaşatacağız.”
Kaynak: Haber Merkezi