Bursa’nın Gürsu ilçesinde tarım arazilerine kurulan “dolu savar”lar, diğer adıyla dolu topları, yeniden tartışma konusu oldu. Meyve üreticileri, dolu yağışının ürünlerine zarar vermesini önlemek amacıyla bu sistemleri kullanırken, bölge sakinleri ise hem yarattığı yüksek sesten hem de yağışı azalttığı iddiasından şikâyet ediyor.
Asetilen, propan ve bütan gazının sıkıştırılarak patlatılmasıyla çalışan sistemler, oluşturduğu sonik ses dalgalarıyla dolu oluşumunu engellediği iddiasıyla kullanılıyor. Türkiye’de ilk kez 2011’de Mersin’in Tarsus ilçesinde kullanılmaya başlanan dolu savarlar, bugün özellikle meyveciliğin yoğun olduğu bölgelerde yaygınlaşmış durumda.
Sistemlerin etkisine ilişkin bilimsel tartışmalar sürerken, yarattığı gürültü uzun yıllardır tepki çekiyor. Tarsus’ta daha önce vatandaşların şikâyetleri sonrası dolu savar kullanımına yönelik yasak ve kısıtlama kararları gündeme gelmişti.
Gürsu’da yaklaşık 16 dolu savar bulunduğu belirtiliyor. Çevre ilçelerle birlikte bu sayı için onlarca denilebilir. Artan kuraklık ve su krizi tartışmalarının gölgesinde, sistemlerin yağış rejimini etkileyip etkilemediği sorusu da bölgede yeniden gündeme taşınıyor.

Üreticiler, sistemlerin ürünlerini koruduğunu savunuyor. Meyve üreticisi Erdoğan Sarıbal, “Dolu bize zarar veriyor. Ürünümüzü kimse almıyor. Dolu topları TARSİM sigortasına göre çok daha düşük maliyetli” diyor. Bir başka meyve üretici Halil Sarıbal ise dolu savarların çalışmadığı bölgelerde dolu yağışı görüldüğünü öne sürerek sistemin etkili olduğuna inanıyor.
Dolu savarların yağmuru engellediği yönündeki tartışma ise büyüyor. Fidan üreticisi Kenan Güven, “Kapkara bulutlar dağılıyor. Gece saatlerinde bile çalıştırıyorlar. Yağmuru engellemek için yapılıyor” iddiasında bulunuyor. Kuraklık nedeniyle bölgede su kaynaklarının azaldığını belirten Güven, baraj seviyelerindeki düşüşü ve susuzluğu dolu savarlarla ilişkilendiriyor.

Sistem devreye girdiği andan itibaren bazen çok kısa, bazen de saatlerce çalışıyor. Aşırı gürültü nedeniyle bölgede yaşayan vatandaşlar dolu savarların kullanılmasından şikâyetçi. Bölge sakini Önder Sarı, “Gece yatıyoruz, güm güm patlama sesiyle uyanıyoruz. Çok ciddi bir patlama olmuş gibi irkiliyorsunuz” sözleriyle yaşadıkları rahatsızlığı anlatıyor. Vatandaşlar, özellikle yaz aylarında ses nedeniyle camlarını kapatmak zorunda kaldıklarını, gece boyunca uyuyamadıklarını söylüyor.
Dolu savarların kurulduğundan haberdar olmayan bir başka bölge sakini Gülperi İsken, yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor:
“O gün de yağmur öyle yağıyor ki, bir taraftan şimşek, bir taraftan bomba sesleri geliyor. Bakıyorum herkes yatıyor. Gidiyorum yatağa giriyorum yine kalkıyorum. Herkes yatıyor. Sabah oldu komşuya sordum, o da ‘yağmur yağmasın diye bomba atıyorlar’ dedi. Sabaha kadar hiç uyumadım.“
Uzmanlar bu iddialara temkinli yaklaşıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, dolu savarların yaklaşık 500 metre çapında etkili olduğunun öne sürüldüğünü ancak dolu oluşumunu gerçekten engellediğine dair net bilimsel kanıt bulunmadığını söylüyor.
Aksoy, buna karşın yüksek sesin insanlar ve diğer canlılar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekiyor. Canlıların uzaklaşmasını ve üretmesini de etkileyeceğine işaret eden Aksoy, file kullanımını öneriyor. Tarım Bakanlığı’na üreticileri destekleme çağrısı yapan Aksoy, “Üreticinin maliyetleri teşviklerle azaltılırsa topa gerek kalmaz” diyor.
Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi Prof. Dr. Erkan Yaslıoğlu ise atmosfer olaylarının kilometrelerce yüksekte gerçekleştiğini hatırlatarak, yerden verilen ses dalgalarının hava hareketlerini değiştirebileceği iddiasına şüpheyle yaklaşıyor. Yaslıoğlu’na göre, “Eğer bulutları yönlendirmek bu kadar kolay olsaydı, kuraklık yaşanan bölgelere istenildiği gibi yağış taşınabilirdi.”
TMMOB’e bağlı Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Veli Koç da dolu savarların faydasının bilimsel olarak kesinleşmediğini belirterek, üreticilerin ekonomik nedenlerle bu yönteme yöneldiğini ifade ediyor. Koç’a göre yüksek maliyetli dolu fileleri ve tarım sigortaları yerine daha ucuz görülen dolu savarlar tercih ediliyor. Ancak Koç, jet motoru seviyesindeki gürültünün halk sağlığı açısından ciddi rahatsızlık yarattığını, bu nedenle yasal düzenleme yapılması gerektiğini vurguluyor.
Bölge sakinleri ise uzun süredir yetkili kurumlara şikâyetlerde bulunduklarını ancak sonuç alamadıklarını söylüyor. Fidan üreticisi Osman Öztürk süreci şöyle şunları söylüyor:
“Bursa Vali Yardımcımızla görüştük. İlçe Çevre Müdürü’yle ve yardımcısıyla toplantılar yaptık. Gürsü Kaymakamlığı’yla görüştük. Gürsu Tarım İlçe Müdürü’yle görüştük. Konuya ilişkin Kestel ve Gürsu ilçelerimizdeki birçok kuruma dolu savarlardan rahatsız olduğumuzu defalarca kendilerine yazılı ve sözlü olarak dile getirdik. Ancak buna rağmen hala bu sıkıntı giderilmedi. Bence bunda bir siyasi bir olay var diye düşünüyorum. Çünkü başka bir şey aklımıza gelmiyor.”
Tartışmanın merkezindeki soru ise yanıtsız kalmaya devam ediyor: Dolu savarlar gerçekten doluyu önlüyor mu, yoksa Bursa Ovası’nda büyüyen bir gürültü ve krizine mi dönüşüyor?
Kaynak: Medyascope, Vedat Yalvaç
Kaynak: Haber Merkezi