Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Cumartesi Anneleri: Buldan, Yıldırım ve Karay dosyasında 32 yıldır adalet sağlanmadı

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1106’ncı haftasında gözaltına alındıktan sonra öldürülen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay dosyasında 32 yıldır adalet sağlanmadığını belirterek cezasızlığa tepki gösterdi.

Haber Giriş Tarihi: 06.06.2026 20:07
Haber Güncellenme Tarihi: 06.06.2026 20:09
Kaynak: Haber Merkezi
Cumartesi Anneleri: Buldan, Yıldırım ve Karay dosyasında 32 yıldır adalet sağlanmadı

Cumartesi Anneleri, 1106’ncı hafta buluşmasında 3 Haziran 1994’te gözaltına alındıktan sonra öldürülen iş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet talebini yineledi. Galatasaray Meydanı’nın polis bariyerleriyle kapatılması nedeniyle açıklamalarını bariyerlerin önünde yapan Cumartesi Anneleri, devletin gözaltında kaybetmelerdeki sorumluluğunu kabul etmesini, hakikatin açığa çıkarılmasını ve cezasızlık politikalarına son verilmesini istedi.

Basın açıklamasını okuyan Besna Tosun, gözaltında kaybetmelerin yalnızca bireysel suçlar olmadığını belirterek, “Bu suçlar devlet gücü kullanılarak işlenmiş, cezasızlık politikalarıyla sürdürülmüştür” dedi. Adalet taleplerinin yalnızca kaybetme suçuna karışanların yargılanmasıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Tosun, devletin sorumluluğunu kabul etmesi ve kaybetmeleri mümkün kılan yapıların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Tosun, 32 yıldır hakikatin inkâr edildiği ve faillerin korunduğunu belirttiği Buldan, Yıldırım ve Karay dosyasını kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın 3 Haziran 1994 günü İstanbul Yeşilyurt’taki Çınar Oteli önünde kendilerini polis olarak tanıtan silahlı kişiler tarafından zorla araçlara bindirilerek götürüldüğü hatırlatıldı. Ailelerin tüm başvurularına rağmen gözaltı işleminin inkâr edildiği ifade edildi.

Üç iş insanının cenazeleri ertesi gün Bolu’nun Yığılca ilçesine bağlı Taşlı Melen mevkiinde bulundu. Açıklamada, Buldan, Yıldırım ve Karay’ın işkenceyle sorgulandıktan sonra ateşli silahla öldürüldüğü belirtilirken, cenazelerin bulunduğu bölgenin 1990’lı yıllarda çok sayıda kontrgerilla cinayetinin işlendiği ve kamuoyunda “ölüm üçgeni” olarak bilinen alanlardan biri olduğu kaydedildi.

Dosyanın yıllarca sürüncemede bırakıldığını belirten Cumartesi Anneleri, ailelerin girişimleri sonucu hazırlanan iddianamenin Ankara JİTEM Davası kapsamına alındığını hatırlattı. Yargılama sürecinde dinlenen eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür’ün, Buldan, Yıldırım ve Karay’ın da yer aldığı bir “ölüm listesi”ni mahkemeye sunduğu ve infazların özel operasyonlar kapsamında gerçekleştirildiğini söylediği aktarıldı.

Açıklamada, Susurluk Raporu, Ergenekon iddianamesi ve Ankara JİTEM Davası dosyalarında yer alan bilgi ve belgelere rağmen sanıklar hakkında beraat kararları verildiği vurgulandı. Son olarak Yargıtay’ın 2024 yılında beraat kararını onamasıyla dosyanın iç hukukta cezasızlıkla sonuçlandığı belirtildi.

Pervin Buldan: Katiller yargılanmadı

Basın açıklamasının ardından konuşan Pervin Buldan, aradan geçen 32 yılda adaletin sağlanmadığını söyledi. Buldan, “Çalmadığımız kapı, ulaşmadığımız merci kalmadı. Buna rağmen katillerin ve faillerin yargılanmadığı bir süreç yaşadık” dedi.

Buldan, davalarda beraat kararları verildiğini hatırlatarak, dönemin devlet yetkililerinin de yargılanmadığını ifade etti. Cezasızlık politikalarının yeni suçların işlenmesine zemin hazırladığını belirten Buldan, geçmişle yüzleşilmesi ve hakikatin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

Leyla Yıldırım: Barış için hakikatle yüzleşilmeli

Adnan Yıldırım’ın kızı Leyla Yıldırım da yaptığı konuşmada, babası Adnan Yıldırım ile Savaş Buldan ve Hacı Karay’ın devlet güçleri tarafından gözaltına alındığını ve ertesi gün cansız bedenlerinin bulunduğunu söyledi.

1990’lı yılların faili meçhul cinayetler ve ağır insan hakları ihlalleriyle anıldığını belirten Yıldırım, “Eğer bugün barıştan söz ediliyorsa, herkes için eşit işleyen bağımsız ve tarafsız bir hukukun uygulanması zorunludur” dedi.

Geçmişin karanlığının aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, adalet ve hakikat mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.

Kaynak:Evrensel

Kaynak: Haber Merkezi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.