Bursa’da ağır çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı sendikalaşan Özdağlı Lojistik işçilerinin işten atmalara karşı başlattığı direniş 17. gününde devam etti. İşçileri Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ve EMEP Bursa İl Örgütü ziyaret etti. “Sendika hakkı engellenemez, Özdağlı Lojistik işçisi yalnız değildir” yazılı pankart taşıyan EMEP heyetini direnişteki işçiler sloganlarla karşıladı.
Ziyarette söz alan TÜMTİS Bursa Şube Başkanı Özdemir Aslan direnişe dair bilgi verdi. Özdağlı Lojistik’te mesai başlangıç saatinin belli, bitiş saatinin belirsiz olduğunu ifade eden Özdemir Aslan, gece çalışan işçilerin yüzde 80’inin kayıt dışı çalıştırılan göçmen işçiler olduğunu ifade etti. Yüksek enflasyona bağlı yoksullaşma nedeniyle işçilerin yüzlerini sendikaya döndüklerini ifade eden Özdemir Aslan, patronun sendikalaşmadan haberdar olmasının ardından işçilerden e-devlet şifrelerinin toplandığını, sendika üyelerine istifa baskısı yapıldığını, bir işçinin de işten atıldığını söyledi.

TÜMTİS Şube Başkanı Aslan’ın ardından söz alan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, sadece Bursa’da değil ülkenin pek çok yerinde işçilerin sendikal haklara dönük saldırılara ve ücret gasbına karşı mücadele ettiğini hatırlattı. Bursa’da lojistik ve enerji işçileri direnirken bugün Ankara’da Meclis açılışının gerçekleştirildiğine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da meclis açılışında söz aldığına dikkat çeken Aslan, Erdoğan’ın borsa vurgunu üzerinden yaptığı açıklamayı hatırlatarak yanıt verdi:
“Erdoğan ‘Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Biz vatandaşın hakkının yenilmesine göz yummayız’ diyor. 17 gündür burada sendikal hakları için direnen işçilerin hakkına, hukukuna el uzatılmadı mı? Bu işler sadece konuşarak olmaz. Devlet 24 yıldır bu iktidar tarafından yönetiliyor. Her yere hakimler. Her yerde sözü geçen cumhurbaşkanının sözü Özdağlı Lojistik patronuna mı geçmiyor? Erdoğan samimiyse ‘İşçilerin sendikal hak ve özgürlüklerine niye çöküyorsunuz?’ demesi lazım, ama demiyorlar.”
İnternet gazetesi T24’ün kapatılmasına, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iki ilçe belediyesine dönük operasyonlara da değinen Aslan, “Saray, ‘Beni eleştiren, bana laf söyleyen hiç kimseye yaşama şansı tanımayacağım’ diyor. Mersin’deki belediye operasyonunda 59 kişi gözaltına alındı. Söylenen şey ne, yolsuzluk… Ülke kaç gündür borsadaki vurgunla çalkalanıyor. Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası buzdağının görünen kısmı. 163 milyon yatırıp, 2 milyar lira kar ettiler. İşte 24 yılda oluşturdukları düzen bu. Benim adamım çalar; benim bakanım, müsteşarım suç işleyebilir. Onlara asla kimse laf söyleyemez. Ama hak arayana, sendikal hakları için direnene, yoksulluğa karşı mücadele edenlere, bu düzenin böyle gitmemesi için ses çıkaranlara Silivri adres gösteriliyor” dedi.
İktidar partisinde yer alan isimlerin borsada yaptıkları vurgunla emekçilerin birikimleri üzerinden milyarları cebe indirdiğini ifade eden Aslan, Tuzla’da fabrika işçilerinin öğle yemeğinde çıkan meyveleri evdeki çocuklarına götürmek zorunda kaldığını, bir elmayı, muzu dörde bölüp çocuklarına verdiğini hatırlatarak bu adaletsizliğe tepki gösterdi. Milyonlarca işçinin ve ailelerinin daha yılın başından açlık sınırının altındaki asgari ücretle yaşamaya mahkum edildiğini hatırlatan Aslan, geçim derdi nedeniyle intihar eden emekli polise dikkat çekti ve “Bu hale gelmiş bir ülkeden bahsediyoruz, bir düzenden bahsediyoruz” dedi.
Özdağlı Lojistik işçilerine dönük saldırının Türkiye işçi sınıfına yapılmış bir saldırı olduğunu söyleyen Aslan, “İşçiler arasında dayanışma ve birlik olmazsa bu sorunları yaşamaya devam ederiz. Açlık sınırının altındaki ücretle geçim sağlamaya çalışan işçi arkadaşlarımız borsayı bütçesine katkı olarak düşünüyor olabilir. Ancak bunun böyle olmadığını bir kez daha gördük. Borsa büyüklerin kazandığı, küçüklerin yutulduğu bir sistemdir. İşçi sınıfımız geleceğini borsada yatırımla, şans oyunları ile kazanamaz. Bizim mücadeleden başka alternatifimiz ve şansımız yok” ifadelerini kullandı. 1150 odalı Saray’da yaşayan Erdoğan’ın Özdağlı Lojistik işçisini, Emekli Polis Memuru Ali Şekeroğlu’nu düşünmeyeceğini artık herkesin görmesi gerekiyor” dedi.
Önümüzdeki günlerde mecliste yasama faaliyetlerine başlanacağını vurgulayan Aslan, “Bu meclisten işçi sınıfının hayrına yasa çıkmayacağını görmemiz gerekiyor. Saray iktidarı ve Cumhur İttifakı'nın istediği yasayı çıkarıyor, istediğini reddediyor. Geçen yasama döneminde barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş için kanun teklifi verdik, rafta duruyor. Teklif diyor ki ‘İşçiyi sendikalaştığı için işten atamazsın. Atarsan cezası büyük.’ O kanunu daha sıraya bile koymadılar. Çünkü Türkiye'nin büyük sermayesi, tekelleri, sanayi patronları; işçileri kölece çalıştırmak istiyor. Bu düzen, 163 milyon yatırıp vurgunla 2 milyona çökenlerin düzeni. Bu düzen seçimde kaybettiği belediyelere rüşvetle baskıyla çökenlerin düzeni. Buna karşı birleşik bir mücadele ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.
Özdağlı işçilerinin taleplerini de hatırlatan EMEP Genel Başkanı Aslan şu çağrıda bulundu: “Çalışma Bakanı, işçilerin işe geri alınması için Özdağlı patronuna baskı yapmalıdır. İşçilerin güvenceli şekilde işe geri dönmesi, sendikal hak ve özgürlüklere saygı duyulması konusunda baskı yapmalıdır. Ama yapmıyorlar. Her şey işçi sınıfının elinde arkadaşlar. Ne kadar örgütlüysek, ne kadar güçlüysek o kadar hak alabiliriz. Bursa İl Örgütümüzle, parti merkezimizle bu mücadelede sizlerle birlikte olacağız. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”
Kaynak: Haber Merkezi