Bursa’da ulaşım zammı ve garip bir AKP’li savunması: Her yere bomba yağıyor
Yazının Giriş Tarihi: 20.09.2026 14:17
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.09.2026 14:21
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Eylül ayının ikinci oturumunda, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili AKP’li Şahin Biba tarafından ulaşıma yüzde 25 zam yapıldığı açıklanmıştı. Ülkedeki kötü ekonomik politikaların sonucu olarak zamlar her geçen gün artarken, AKP iktidarının yarattığı ekonomik krizin faturası yurttaşlara kesiliyor. Bir gecede patronların vergi borçlarını silen, bir gecede de bütçedeki açığı kapatmak için halkın cebine göz diken bir iktidar var. “Türkiye Yüzyılı” propagandası yapan AKP döneminde mazot 100 lirayı gördü. Ekonomiye nereden bakarsanız bakın, büyük bir fiyasko hâkim.
Büyük bir işçi kenti olan Bursa’da yurttaşlar ay sonunu getirme derdiyle uğraşırken ulaşıma yüzde 25 zam yapıldı. Uzun süredir insanların topluca bulunduğu yerlerde zamları nasıl konuştuklarını kenardan dinledim. En ilginci, Musababa ile Çekirge Devlet Hastanesi arasında yolcu taşıyan 3C otobüsünde yaşandı. 19 Eylül Perşembe günü, saat 18.00 sularında Setbaşı’nda bindiğim otobüste yaşananlar kayda değerdi.
Otobüs kartını okutan bir kadının “Neden bu kadar çok çekiyor?” çıkışıyla başlayan siteme bir kaynak işçisi de katıldı: “Biz sabahtan akşama kaynağın başında canımız çıkarak para kazanıyoruz ama birileri oturdukları yerde zam yaparak sürekli bizden alıyor. Hakkımı helal etmiyorum. Burada konuşmak yerine zammı yapan AKP’lilere hesap sormak lazım.” Bu sözlerden sonra, büyük olasılıkla AKP seçmeni olan bir kadın, “Büyükşehir’i kim yönetiyor?” çıkışıyla olayı daha da ilginç bir hâle getirdi. Galiba Büyükşehir’i hâlâ CHP’nin yönettiğini sanıyordu. Kaynak işçisi kadına dönerek, “CHP yönetiyordu, elinden aldınız; şu an AKP yönetiyor,” dedi. Bunun üzerine olay başka bir boyuta taşındı. AKP seçmeni kadın, “Zamlara niye isyan ediyorsunuz? Her yerde bombalar patlıyor. Zamları, soğanı, ekmeği konuşmamak gerek. Başımıza bomba mı yağsın? Her yerde bunlar oluyor, bizim buralarda olmuyor,” diyerek olayı şükre bağladı. İki taraf da birbirini ikna edemeyeceğini anlayınca konuşma daha fazla uzamadı; taraflardan birinin durakta inmesiyle olay kapandı.
AKP’nin “yerli ve milli” propagandasıyla, “savaş gemimizi, yerli uçağımızı, silah sanayimizi güçlendiriyoruz” söylemi üzerinden yoksulluğu gizleme politikasının kendi tabanında bir karşı savunma aracına dönüştüğünü, kısa bir otobüs yolculuğunda bizzat gördüm. AKP yetkililerinin her seferinde “iç cepheyi güçlendirmeliyiz” demesi boşuna değil. Yaşanan hayat pahalılığını ve zamları örtmek için her tuşa basılıyor. Ekonomik göstergeler hakkında olumsuz bir şey mi söylediniz? Hemen karşınıza “Türkiye’nin etrafı düşmanlarla çevrili, onlara karşı savaşıyoruz; şimdi zamları konuşmanın zamanı mı?” çıkışı geliyor. Ya da “dış güçler bizi boğmak istiyor, dik durmalıyız” derken, dış güçlerin abisi ABD’ye NATO ziyaretinde övgüler düzüp tüm Türkiye’de muhaliflere operasyon yaparak birçok yurttaşı gözaltına alıp tutuklamanın çelişkisinden mi bahsetsek? Ya da “Almanya bizi kıskanıyor” diyenlerin Alman vatandaşı olma çabalarını mı görmezden gelmemiz gerekiyor?
Yaşanan ekonomik krizin ve zamların üzerini “yerli ve milli” propagandası yaparak, “etrafımız düşmanlarla dolu” diyerek örtmek isteyenlere daha cesurca şunu söylemek gerek: Bu yaşananların tek sebebi sizsiniz. Yıllardır ülkeyi yöneten sizlersiniz; bir avuç patronu ve etrafınızı zengin ederken yurttaşları yoksulluğa mahkûm ettiniz. Okul çağındaki çocukları sağlıksız beslenmeye, okullarda aç bir şekilde günü tamamlamaya mahkûm ettiniz. Bunu deme cesaretiyle konuşmak gerek.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uğur Ökdemir
Bursa’da ulaşım zammı ve garip bir AKP’li savunması: Her yere bomba yağıyor
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Eylül ayının ikinci oturumunda, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili AKP’li Şahin Biba tarafından ulaşıma yüzde 25 zam yapıldığı açıklanmıştı. Ülkedeki kötü ekonomik politikaların sonucu olarak zamlar her geçen gün artarken, AKP iktidarının yarattığı ekonomik krizin faturası yurttaşlara kesiliyor. Bir gecede patronların vergi borçlarını silen, bir gecede de bütçedeki açığı kapatmak için halkın cebine göz diken bir iktidar var. “Türkiye Yüzyılı” propagandası yapan AKP döneminde mazot 100 lirayı gördü. Ekonomiye nereden bakarsanız bakın, büyük bir fiyasko hâkim.
Büyük bir işçi kenti olan Bursa’da yurttaşlar ay sonunu getirme derdiyle uğraşırken ulaşıma yüzde 25 zam yapıldı. Uzun süredir insanların topluca bulunduğu yerlerde zamları nasıl konuştuklarını kenardan dinledim. En ilginci, Musababa ile Çekirge Devlet Hastanesi arasında yolcu taşıyan 3C otobüsünde yaşandı. 19 Eylül Perşembe günü, saat 18.00 sularında Setbaşı’nda bindiğim otobüste yaşananlar kayda değerdi.
Otobüs kartını okutan bir kadının “Neden bu kadar çok çekiyor?” çıkışıyla başlayan siteme bir kaynak işçisi de katıldı: “Biz sabahtan akşama kaynağın başında canımız çıkarak para kazanıyoruz ama birileri oturdukları yerde zam yaparak sürekli bizden alıyor. Hakkımı helal etmiyorum. Burada konuşmak yerine zammı yapan AKP’lilere hesap sormak lazım.” Bu sözlerden sonra, büyük olasılıkla AKP seçmeni olan bir kadın, “Büyükşehir’i kim yönetiyor?” çıkışıyla olayı daha da ilginç bir hâle getirdi. Galiba Büyükşehir’i hâlâ CHP’nin yönettiğini sanıyordu. Kaynak işçisi kadına dönerek, “CHP yönetiyordu, elinden aldınız; şu an AKP yönetiyor,” dedi. Bunun üzerine olay başka bir boyuta taşındı. AKP seçmeni kadın, “Zamlara niye isyan ediyorsunuz? Her yerde bombalar patlıyor. Zamları, soğanı, ekmeği konuşmamak gerek. Başımıza bomba mı yağsın? Her yerde bunlar oluyor, bizim buralarda olmuyor,” diyerek olayı şükre bağladı. İki taraf da birbirini ikna edemeyeceğini anlayınca konuşma daha fazla uzamadı; taraflardan birinin durakta inmesiyle olay kapandı.
AKP’nin “yerli ve milli” propagandasıyla, “savaş gemimizi, yerli uçağımızı, silah sanayimizi güçlendiriyoruz” söylemi üzerinden yoksulluğu gizleme politikasının kendi tabanında bir karşı savunma aracına dönüştüğünü, kısa bir otobüs yolculuğunda bizzat gördüm. AKP yetkililerinin her seferinde “iç cepheyi güçlendirmeliyiz” demesi boşuna değil. Yaşanan hayat pahalılığını ve zamları örtmek için her tuşa basılıyor. Ekonomik göstergeler hakkında olumsuz bir şey mi söylediniz? Hemen karşınıza “Türkiye’nin etrafı düşmanlarla çevrili, onlara karşı savaşıyoruz; şimdi zamları konuşmanın zamanı mı?” çıkışı geliyor. Ya da “dış güçler bizi boğmak istiyor, dik durmalıyız” derken, dış güçlerin abisi ABD’ye NATO ziyaretinde övgüler düzüp tüm Türkiye’de muhaliflere operasyon yaparak birçok yurttaşı gözaltına alıp tutuklamanın çelişkisinden mi bahsetsek? Ya da “Almanya bizi kıskanıyor” diyenlerin Alman vatandaşı olma çabalarını mı görmezden gelmemiz gerekiyor?
Yaşanan ekonomik krizin ve zamların üzerini “yerli ve milli” propagandası yaparak, “etrafımız düşmanlarla dolu” diyerek örtmek isteyenlere daha cesurca şunu söylemek gerek: Bu yaşananların tek sebebi sizsiniz. Yıllardır ülkeyi yöneten sizlersiniz; bir avuç patronu ve etrafınızı zengin ederken yurttaşları yoksulluğa mahkûm ettiniz. Okul çağındaki çocukları sağlıksız beslenmeye, okullarda aç bir şekilde günü tamamlamaya mahkûm ettiniz. Bunu deme cesaretiyle konuşmak gerek.