Gerçekleştirilen eylemde konuşan CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in cezaevinden gönderdiği mektubu yurttaşlara paylaştı. Bozbey mektubunda, ''Özgür günlerde, Bursa’nın sokaklarında yeniden bir arada olacağız. Sözümüz söz: Bursa hakkını alacak! Bursa kazanacak!'' dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in tutuklanıp görevden uzaklaştırılmasının ardından Büyükşehir Belediyesi'nin önünde düzenlenen protestolar bu akşam da devam etti. Yarın gerçekleştirilecek Başkan Vekili seçimi öncesinde yurttaşlar iradelerine sahip çıkmak için bir araya geldi.
Eylemde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın açıklaması şu şekilde:

‘‘31 Mart’ta bu kent bir karar verdi. Bu kent, yıllar sonra değişim dedi… Bu kent, hizmet dedi… Bu kent, adalet dedi… Ve bu kent, Mustafa Bozbey dedi! Bursalılar iradesini ortaya koydu yaklaşık 200 bin oy farkıyla, neredeyse %10’luk bir oy oranı farkıyla Sayın Mustafa Bozbey’i kentin Büyükşehir Belediye Başkanı seçti. Bu ne demek biliyor musunuz? Bu, sıradan bir seçim sonucu değildir! Bu, Bursa’nın çok net, çok güçlü bir irade beyanıdır! Bu, her iki Bursalıdan birinin “Benim başkanım Mustafa Bozbey’dir” demesidir! Peki şimdi soruyorum size…Başkanımız yaptığı hizmetler için mi cezalandırılıyor? Bozbey’in suçu ; Çocuklarımız için kreşler açmak mı, Bozbey’in suçu, yarattığınız yoksulluğa kent lokantaları ile merhem olmak mı? Bozbey’in suçu zehir saçan asbestli boruları değiştirip, halkın sağlığını düşünmek mi? Yoksa Bozbey’in suçu yaptığı indirimlerle Türkiye’nin en ucuz öğrenci taşımacılığını gerçekleştirmek mi? Yoksa Bozbey’in suçu ağır enflasyon altında yaşam mücadelesi veren gençlerimiz için açtığı Burfaş kafelerle nefes olmak mı? Yoksa Bozbey’in suçu tamamlayamadığınız Çınarcık barajını devreye sokup Bursa’nın su sorununu kökten çözmek mi? Yoksa ; Bozbey’in suçu çiftçiye emekliye destek olacak sayısız projeyi hayata geçirmek mi? Biz biliyoruz ki; buradaki mesele bir kişi meselesi değildir. Buradaki mesele, halkın iradesinin yok sayılmasıdır! 200 bin oy farkını yok saymak demektir bu! Yüz binlerce Bursalının iradesini yok saymak demektir! Bu kentin geleceğine vurulmak istenen bir darbedir! Ama buradan açıkça söylüyoruz: Bursa susmaz! Bursa boyun eğmez! Bursa iradesine sahip çıkar! Bu meydanda toplanan herkes, şunu haykırıyor: “Biz seçtik, biz karar verdik, irademizi kimseye teslim etmeyiz!” Değerli hemşerilerim, Mustafa Bozbey bu kentin sadece belediye başkanı değildir. O, bu kentin değişim umududur. O, bu kentin adalet arayışıdır. O, bu kentin geleceğe olan inancıdır! Ve biz bu umudu, bu inancı kimseye teslim etmeyeceğiz! Bugün burada verdiğimiz mesaj çok nettir:Sandık varsa demokrasi vardır! Sandık varsa irade vardır! Sandık varsa sonuçlara saygı vardır! Eğer sandığı tanımıyorsanız, demokrasiden söz edemezsiniz! Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Bursa’nın iradesine dokunmayın! 200 bin oy farkını yok sayamazsınız! Halkın seçtiğini halktan alamazsınız! Ve biz… Bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz! Çünkü biz inanıyoruz ki; En büyük güç, halkın kendisidir! En büyük meşruiyet, sandıktan çıkan iradedir! Ve o irade burada! Bu meydandadır’’

Yeşiltaş konuşmasının ardından Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in mektubunu okudu:
Bozbey’in mektubu şu şekilde:
Değerli Bursalılar, Değerli Örgütüm, Yol Arkadaşlarım, Güzel Hemşehrilerim; Bugün fiziken yanınızda olamasam da kalbimle, ruhumla ve tüm inancımla sizlerin arasındayım! Bursa halkı 31 Mart 2024’te tertemiz iradesini sandığa yansıttı; her iki kişiden biri oyunu bize vererek, en yakın rakibimize 170 bin oy fark atarak bizi göreve getirdi. Bursa, değişim istediğini 2 yıl önce güçlü bir şekilde ilan etti. Değişimi hazmedemeyenler, kendi küçük hesaplarının peşinde, Bursa’ya ve Bursa halkının iradesine haksızlık yaptı. Osmanlı’nın ilk başkenti, Cumhuriyetimizin en önemli atılım şehri, Bursamız, fethin 700’üncü yılında, tarihine ve kültürüne aykırı bir muameleye maruz bırakıldı. İnanıyorum ki, Bursa halkı bu yapılanı asla unutmayacak. Yarın belediye meclisindeki çoğunluğa dayanarak, sizlerin iradesine ipotek koymaya kalkacaklarını biliyorsunuz. Oysa; adaletin ve demokrasinin gereği; başkan vekili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir meclis üyemizin görevlendirilmesidir. Sandıktan çıkan sese kulak tıkamak, sadece bana değil, Bursa’nın tamamına yapılmış bir haksızlıktır. Ancak şunu unutmasınlar: Bizim gücümüz koltuklardan değil, halkın helal oylarından geliyor. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir işimiz yok. Bursalı’nın yüzünü öne eğdirecek tek bir işin içinde olmadık. Buradan, dört duvar arasından sesleniyorum: Sakın kimse umutsuzluğa kapılmasın, sakın kimse başını yere eğmesin. Bizler, Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesine bağlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Onun çizdiği o aydınlık yoldan asla dönmeyeceğiz. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in öncülüğünde, ülkemizi hak ettiği yere taşıyacak, adaleti ve demokrasiyi yeniden inşa edeceğiz. Bu haksızlığa karşı dimdik duran sivil toplum kuruluşlarımıza, meslek odalarımıza, siyasi partilere ve bana en büyük gücü veren siz değerli hemşehrilerime yürekten teşekkür ediyorum. Yine buluşacağız, yine kucaklaşacağız. Özgür günlerde, Bursa’nın sokaklarında yeniden bir arada olacağız. Sözümüz söz: Bursa hakkını alacak! Bursa kazanacak! Bursasporumuz şampiyon olacak! Hepinizi saygı, sevgi ve özlemle selamlıyorum.
Mustafa Bozbey Seçilmiş Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı
Bursa H Tipi Cezaevi’’

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da eyleme katılarak destek verdi. Tanal'ın konuşmasından önce çıkanlar şu şekilde:
‘’Bu ülkede bir suçlu varsa o da anayasayı uygulamayanlardır, suçludur. Eğer bu ülkede bir suçlu varsa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarını uygulamayanlardır.
Aslında bu olay bir suç meselesi değil. Bu mesele bir Mustafa Bozbey meselesi değil, bu bir demokrasi meselesidir. Mesele Bozbey olsaydı, Bozbey belediye başkanı seçilmediği zaman bu soruşturmalar neredeydi? Sebep bu: CHP Türkiye'nin 1. partisi. CHP'nin iktidar yürüyüşünü engellemeye çalışıyorlar. Ekrem İmamoğlu'nun 32 yıllık diplomasını iptal ettiler. Hepimiz diplomamızı çıkarıyoruz, paylaşıyoruz. Sayın Erdoğan, cesaretin varsa diplomanı paylaş bu milletle. Machiavelli diyor ki amaca ulaşmak için her yol mübahtır. Bozbey bugün bu hizmetleri vermemiş olsaydı içeri atılır mıydı? Amaç bu. AKP eriyor, AKP güç kaybediyor. Bunu durdurmanın yolu nedir? Bozbey'in cezaevinde ne işi var?
Buradan tüm belediye meclis üyelerine sesleniyorum: Zerre kadar vicdan varsa, 170 bin oy fark atan CHP adayına destek olması gerekiyor. Bu bir onur meselesidir. Burada sadece çökme yok; şu anda İzmir Belediyesi'nde de var, yerel yönetimlerde de var. Belediye meclis üyeleri için bu bir sınav, bu bir fırsat.
Yarın bu 170 bin oyun üzerine yatıp eğer AKP'nin adayı başkan seçilirse bu bir hırsızlıktır, bu bir yağmadır, bu bir suçtur. Değerli kardeşlerim, sayı çoğunluğu sizi meşru kılmaz; sizi meşru kılan haktır, adalettir. Bunun hukukta yeri yoktur. Batsın sizin adalet anlayışınız. Sizden isteğimiz şu: Moralinizi bozmayın. Bu rejimin adı faşizmdir. 12 Eylül faşizmi bile diploma iptal etmedi. Kimse bunu adaletle anlatamaz.
Moralinizi bozmayın. Şair diyor ki çiçekleri koparabilirler ama baharın gelişini engelleyemezler. Bunların ne baskıları ne cezaevleri bu iktidar yürüyüşümüzü durdurmayacak. Hiçbirinin yanına bırakmayacağız. Bu bir darbedir, darbe. Adalet yürekte, kalpten olur; parmak sayınızla olmaz. 5 bin değil, 10 bin değil, 170 bin kardeşlerim. Halk oyunu verdi. Bu saatten sonra yapılacak her türlü hile oyunuyla... Burada anayasa var, anayasa burada. Ya Bozbey ve arkadaşlarına destek verecekler ya da her türlü ahlaksızlığı yapanları destekleyecekler. Bu yarışma ahlaklı olanlarla ahlaksız olanların yarışıdır. Biz neyi istiyoruz? Biz CHP'liler ne istiyoruz? İktidarın anayasaya uygun hareket etmesini istiyoruz. Suçta ve cezada eşitlik istiyoruz. Biz şantaj istemiyoruz. Bu şantajların karşısında boyun eğmeyen insan Mustafa Bozbey. "Gel AKP'ye geç" dediler, yapmadı. Bu teklifleri yapan bir iktidar meşru olamaz. Oyla alamadıklarını alavere dalavere ile alıyorlar. Sandık gelecek, AKP gidecek. Her şey güllük gülistanlık olacak dediler, ne oldu? Yok, biz petrol bulduk, biz doğalgaz bulduk... Hepsi yalan, hayatları yalan. Biz önce Allah'a, sonra devletin adaletine inanırdık. Devletin adaletini kim sağlardı? Yargı sağlardı. Partili birisinden Adalet Bakanı olmaz. Sandık gelecek, bu zulüm bitecek. Bugün yapılan tüm adaletsizliklerin hesabını soracağız.’’
Kaynak: Haber Merkezi