Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Pınar Gayıp’ın “örgüte üye olmak” iddiasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Pınar Gayıp ve avukatı hazır bulundu. Aynı zamanda duruşmayı çok sayıda gazeteci, siyasi parti, sendika temsilcisi izledi.
Duruşmada söz alan gazeteci Pınar Gayıp, gazetecilerin geçmişten bugüne yaşadıkları baskılara değindi. Pınar Gayıp, “1990’lı yıllardan bu yana baskılara maruz kaldık. İşkenceler, gözaltılar, köy yakmalar, kayıplar… Bu haberleri yaparken saldırı olabileceğini bilmelerine rağmen her şeyi göze alan Musa Anter, Metin Göktepe, Hrant Dink, yine yakın zamanda savaş suçlarını ortaya çıkardıkları için arkadaşlarımız Nazım Daştan ve Cihan Bilgin katledildi. Yine daha yakın bir zamanda işçi emekçilerin haberlerini takip eden gazeteci Hakan Tosun katledildi. Haberleri onlardan öğrendim. Her sıkıştığımızda onların nasıl baskılara karşı çıktığına baktık. Gazetecilerden susması bekleniyor, susmuyorum. Gözaltına alınırken maruz kaldığımız şiddet taciz ya da ölüm tehditleri ile ilgili yaptığımız başvurular sonuçsuz kalıyor. Kadın polisler beni taciz ettiler” dedi.
İddianamenin kendisine aylar sonra ulaştığı bilgisini paylaşan Pınar Gayıp, “5 buçuk sayfalık iddianame elime ulaştı. İtirafçı beyanları elime ulaştı. Gazeteci kimliğimle ihbar etmişler. Bahsedilen itirafçı istismarcılığı ile yurtdışında yaşıyor. Ben bugün onun beyanlarıyla tutuklu bulunuyorum. Bütün haberlerimde çocuğun üstün yararını gözeten haberler yaptım. 10 yıldır ETHA’da çalışıyorum, buranın editörüyüm. İtirafçılara gerek yok bağıra bağıra söylüyorum” dedi.
Ülkedeki ezilenlerin, işçilerin, kadınların haberlerini yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Pınar Gayıp, “ETHA çalışan arkadaşlarım benim gözaltına alındığıma ilişkin açıklama yapmışlar. Bu da dosyama konarak suç unsuru denilmiş. Editörü olduğum ETHA’nın gözaltına alınmama tepki göstermesi doğal bir durum. Cumartesi Anneleri, dönemin başbakanı Erdoğan ile oturmuş, süreç kapsamında komisyonda ağırlanmıştır. Resmi makamlarda Cumartesi Anneleri kabul edilirken, ben Hasan Ocak’ın annesi Emine Ocak’ın annesinin cenazesine katılmakla suçlanıyorum. Gazeteciler toplumsal olaylarla ilgilenir. Eylemlere katılmak, söz söylemek anayasal hakkımdır. Bunun suçlama konusu yapılması anlamlandırılamaz. Tüm bilgilerim herkese açık. ETHA’da her yayınlanan haberi de paylaşırım. Suçlamaları kabul etmiyorum beraatımı talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Ardından dinlenen dosyadaki tanıklar, Pınar Gayıp’ı yıllardır tanıdıklarını, katıldığı etkinliklerde gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü, ETHA’da çalıştığına dair beyanlarda bulundu.
Mütalaasını sunan iddia makamı, Pınar Gayıp’ın tutukluluğuna devam kararı verilmesini istedi.
Mütalaaya karşı savunma yapan avukatlar ise “Müvekkilim 10 yıldır yalnızca ETHA değil, başka gazetelerde de çalıştı. TGC, İFC basın kartlarına da sahip. Burada yargılanan müvekkilimin gazetecilik kimliğidir. Müvekkilimizin gazetecilik faaliyetleriyle yargılanması söz konusudur. Tahliyesini ve beraatını talep ediyoruz” diye belirtti.
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Pınar Gayıp tahliyesine karar vererek, duruşmayı 7 Aralık tarihine erteledi.
Kaynak:MA
Kaynak: Haber Merkezi