Türkiye’nin görünmeyen yüzü çocuk işçilik ve ölümler
Yazının Giriş Tarihi: 17.07.2026 15:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.07.2026 15:31
Neredeyse her gün en az bir iş kazası, işçi ölümü haberi duyuruyoruz. Çok basit önlemler alınmadığı için ezilerek, yüksekten düşerek, yanarak ölüyorlar. İş cinayetleri öyle bir noktaya geldi ki çocuk işçi ölümleri her gün artıyor. İSİG Meclisi her ay yayınladığı raporla bu cinayetleri gözümüzün içine sokarken önlem alması gerekenler görmezden geliyor. Haziran ayında 228, yılın ilk altı ayında en az 1063 işçi çalışırken hayatını kaybetti bunlardan 6’sı çocuk işçi.
FİSA Çocuk Hakları Merkezi, 2026 yılının ilk beş ayını kapsayan "Türkiye'de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri" bilgi notunu yayımladı. Rapora göre, Ocak-Mayıs döneminde Türkiye'de önlenebilir nedenlerle en az 303 çocuk yaşamını yitirdi. Bunlardan en az 27’si iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti.
2002 yılında Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 12 Haziran tarihi çocuk işçiliğine karşı küresel farkındalık oluşturmak ve çocuk işçiliğini önlemek amacıyla “Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” olarak ilan edildi. İlan edilmenin ötesine geçmeyen bir durum. Bugün alınmayan önlemlerin yanı sıra MESEM kıskacında çocuklar her gün yataklarından kalkıp ölüme gidiyor. Peki ne için bir avuç sermayedarın üç kuruşu beş kuruş olsun diye.
İktidar tarafından büyüyoruz, ekonomimiz güçleniyor edebiyatını çok kez dinliyoruz ama eğitimin ticari bir hal aldığı eşitsizliğin, yoksulluğun artışı ile örgün eğitim dışına çıkan çocuk sayısı yaklaşık 1,5 milyona ulaştı. Bu bile birçok şeyi gösteriyor aslında bize. Mesleki eğitim merkezlerinin (MESEM) sayısı her geçen yıl yaygınlaştırılırken 2013’ten bugüne en az 853 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Bunlar sadece bir rakam değil gelecek hayalleri kuran çocukların yaşamdan koparılması.
AKP iktidarı eliyle çocuk işçiliğine yasal kılıf olarak hayata geçirilen Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) denetimsiz bırakılan işyerlerinde ağır çalışma koşulları altında çalıştırılmaya devam ediyor. Bu bir politikanın sonucu. Bakan Tekin, MESEM’lere ilişkin “eleştirileri anlamadığını”, "iş dünyasıyla iş birliğine devam edeceklerini" açıklamaya devam ederken kafalarındaki politikayı her fırsatta dillendiriyor.
Devlet çocuk emeğinin sömürülmesini nasıl teşvik eder sorusunu birçok kişi kendine soruyordur ama sermayenin çıkarı olunca teşvikte eder oraya da yönlendirir.
Ekonomi birileri için iyiye gidiyordur ama halkın büyük çoğunluğu için her geçen gün kötüye gidiyor. Yoksulluk kıskacında ay sonunu getirmeye çalışan aileler bari çocuk işe gitsin de eve az da olsa katkısı olsun çıkmazında bu duruma mecbur bırakılıyor. Bir ülkenin refahı tablolarda anlatılan bol rakamlar yukarı doğru giden grafik çizgileri değil yurttaşın sofrası, ailelerin geçim derdi yüzünden çocuklarının okullarını terk etmesine göz yumup çalışmaya yollamamasıyla paraleldir.
Bir avuç insanın servetine servet katması için ölüme yollanan çocukların geleceği her şeyden daha değerli. İSİG raporları bize gerçekliği her ay yüzümüze vururken süslü laflarla güzelleme yapan iktidarından patronlara kadar bu ölülerde payı olan bir düzenle etkin mücadele şart.
Bu yıl tespit edilebilen 35. ve 36. çocuk işçi ölümü
Kütahya Yoncalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi olan Süleyman Tuna Ergüler ve Eymen Enes Aygece ikisi de 16 yaşındaydı. Antalya Alanya'da staj yaptıkları otelin lojmanında çıkan yangında yaralandılar. Eymen 37. gün Süleyman ise 39. gün sonra tedavi gördükleri hastanede hayatlarını kaybettiler.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Uğur Ökdemir
Türkiye’nin görünmeyen yüzü çocuk işçilik ve ölümler
Neredeyse her gün en az bir iş kazası, işçi ölümü haberi duyuruyoruz. Çok basit önlemler alınmadığı için ezilerek, yüksekten düşerek, yanarak ölüyorlar. İş cinayetleri öyle bir noktaya geldi ki çocuk işçi ölümleri her gün artıyor. İSİG Meclisi her ay yayınladığı raporla bu cinayetleri gözümüzün içine sokarken önlem alması gerekenler görmezden geliyor. Haziran ayında 228, yılın ilk altı ayında en az 1063 işçi çalışırken hayatını kaybetti bunlardan 6’sı çocuk işçi.
FİSA Çocuk Hakları Merkezi, 2026 yılının ilk beş ayını kapsayan "Türkiye'de Çocuğun Yaşam Hakkı İhlalleri" bilgi notunu yayımladı. Rapora göre, Ocak-Mayıs döneminde Türkiye'de önlenebilir nedenlerle en az 303 çocuk yaşamını yitirdi. Bunlardan en az 27’si iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti.
2002 yılında Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 12 Haziran tarihi çocuk işçiliğine karşı küresel farkındalık oluşturmak ve çocuk işçiliğini önlemek amacıyla “Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” olarak ilan edildi. İlan edilmenin ötesine geçmeyen bir durum. Bugün alınmayan önlemlerin yanı sıra MESEM kıskacında çocuklar her gün yataklarından kalkıp ölüme gidiyor. Peki ne için bir avuç sermayedarın üç kuruşu beş kuruş olsun diye.
İktidar tarafından büyüyoruz, ekonomimiz güçleniyor edebiyatını çok kez dinliyoruz ama eğitimin ticari bir hal aldığı eşitsizliğin, yoksulluğun artışı ile örgün eğitim dışına çıkan çocuk sayısı yaklaşık 1,5 milyona ulaştı. Bu bile birçok şeyi gösteriyor aslında bize. Mesleki eğitim merkezlerinin (MESEM) sayısı her geçen yıl yaygınlaştırılırken 2013’ten bugüne en az 853 çocuk iş cinayetlerinde yaşamını kaybetti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verilerine göre yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk çalışırken yaşamını yitirdi. Bunlar sadece bir rakam değil gelecek hayalleri kuran çocukların yaşamdan koparılması.
AKP iktidarı eliyle çocuk işçiliğine yasal kılıf olarak hayata geçirilen Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) denetimsiz bırakılan işyerlerinde ağır çalışma koşulları altında çalıştırılmaya devam ediyor. Bu bir politikanın sonucu. Bakan Tekin, MESEM’lere ilişkin “eleştirileri anlamadığını”, "iş dünyasıyla iş birliğine devam edeceklerini" açıklamaya devam ederken kafalarındaki politikayı her fırsatta dillendiriyor.
Devlet çocuk emeğinin sömürülmesini nasıl teşvik eder sorusunu birçok kişi kendine soruyordur ama sermayenin çıkarı olunca teşvikte eder oraya da yönlendirir.
Ekonomi birileri için iyiye gidiyordur ama halkın büyük çoğunluğu için her geçen gün kötüye gidiyor. Yoksulluk kıskacında ay sonunu getirmeye çalışan aileler bari çocuk işe gitsin de eve az da olsa katkısı olsun çıkmazında bu duruma mecbur bırakılıyor. Bir ülkenin refahı tablolarda anlatılan bol rakamlar yukarı doğru giden grafik çizgileri değil yurttaşın sofrası, ailelerin geçim derdi yüzünden çocuklarının okullarını terk etmesine göz yumup çalışmaya yollamamasıyla paraleldir.
Bir avuç insanın servetine servet katması için ölüme yollanan çocukların geleceği her şeyden daha değerli. İSİG raporları bize gerçekliği her ay yüzümüze vururken süslü laflarla güzelleme yapan iktidarından patronlara kadar bu ölülerde payı olan bir düzenle etkin mücadele şart.
Bu yıl tespit edilebilen 35. ve 36. çocuk işçi ölümü
Kütahya Yoncalı Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi olan Süleyman Tuna Ergüler ve Eymen Enes Aygece ikisi de 16 yaşındaydı. Antalya Alanya'da staj yaptıkları otelin lojmanında çıkan yangında yaralandılar. Eymen 37. gün Süleyman ise 39. gün sonra tedavi gördükleri hastanede hayatlarını kaybettiler.