Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

Büyükşehir meclisinde gazeteci dışarı çıkarılır, sonra kılık kıyafete dikkat edin söylemi gelir

Yazının Giriş Tarihi: 17.09.2026 10:15
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.09.2026 10:20

Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin Eylül ayı birinci oturumu öncesinde AS TV muhabiri Oğuz Aksu ve kameramanı, Özel Kalem Müdürü Cihangir Erol Almaç’ın talimatıyla dışarı çıkarılmıştı. O gün yaşananlar aslında yalnızca bu olaydan ibaret değildi. Bir diğer olayda ise Büyükşehir’in basınında yer alan biri (ismi bizde kalsın), kadın gazetecilerin yanına giderek “Sizler burayı temsil ediyorsunuz, o yüzden kılık kıyafetinize biraz dikkat edin” söyleminde bulundu. Şimdi bu yaklaşım konuşuluyor.

Meclis oturumunda yaşanan ilk olayda Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve Özel Kalem Müdürü Cihangir Erol Almaç’ın yanlarında bulunan bir kişiyle hararetli konuşması bir kenara dursun; asıl büyük sorun sonrasında yaşananlardır. Basın emekçilerinin dışarı çıkarılması ve sonraki günlerde Büyükşehir’den aranarak dışarı çıkarılan gazeteciye yaşananların bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığının söylenmesi, olayın doğruluğunu teyit ediyor.

Gelelim ikinci olaya: Gazetecilerin nasıl giyineceğine ve nasıl davranacağına karar verecek yetkiyi nasıl kendilerinde buluyorlar? AKP iktidarı sürekli insanların kaç çocuk doğuracağına, sokakta nasıl gezeceğine ya da bir fikrini dile getirdiği için tutuklanmasına hükmetme yetkisini kendinde buluyorsa, AKP’nin yerel temsilcileri de bu hakkı kendilerinde görüp bu söylemi dillendirebileceklerini sanıyorlar.

Meclisi takip eden hiçbir basın emekçisi orayı temsil etmiyor. Gazeteciler, halkın doğru haber alma hakkını temsil ediyor. Bursa’da aslında alışılmış bir durum var: “Parayı veren düdüğü çalar” mantığı. Yapılacak haberleri, yazılacak yazıları neredeyse kendileri karar veriyor. “Bizi eleştirirseniz ilişkimiz bozulur” baskısı, bir ahtapotun kolları gibi basını sarmış durumda. Haberi yapan gazeteciler belki de olayı olduğu gibi vermek istiyor; ancak patronaj baskısı, bir anlamda mesleklerini icra etmenin önüne geçiyor.

Yaşanan bu iki olaya sahada çalışan gazeteciler anlık tepki gösterseydi, belki bu kadar pervasız hareket edemezlerdi diye düşünüyorum. Bursa’daki gazetelere bakıldığında birçoğunun gazetecilikten çok halkla ilişkiler görevi yaptığı görülüyor. Bundan kurtulmadıktan sonra mesleği icra etmek her geçen gün zorlaşıyor. Çıkışın yolu, gruplaşan dedikoduculuk ağından çıkıp mesleğin etik değerleri etrafında birlikte mücadele etmekten geçiyor; bu açık.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.