Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) bileşenleri, 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun yürürlüğe girişinin ikinci yılında Bursa Üç Fidan Parkı’nda ortak basın açıklaması düzenledi.
Yapılan ortak açıklamayı Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal okudu.
Bunca tartışmanın arasında kabul edilen bu yasa başarıya ulaştı mı diye soran Baysal, “Gerçek başarı; bilimsel verilerle, şeffaflıkla ve topluma sağladığı faydayla ölçülür. Ve kamu politikalarının başarısı ancak ölçülebiliyorsa değerlendirilebilir. Ölçülemeyen hiçbir uygulamanın başarılı ya da başarısız olduğu söylenemez. Bu nedenle talep ettiğimiz veriler herhangi bir polemiğin değil, bilimsel değerlendirmenin temelini oluşturmaktadır. Bu veriler yalnızca meslek örgütlerinin değil, toplumun da bilgi edinme hakkının bir parçasıdır. Bu nedenle Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşmasını beklediğimiz temel göstergeleri tekrar soralım:
Son iki yılda açılan yeni hayvan bakımevi sayısı,
Toplam bakımevi kapasitesindeki artış,
Bakımevlerinde bulunan ve sokakta kalan hayvan sayısı,
İstihdam edilen veteriner hekim, veteriner sağlık teknikeri ve yardımcı personel sayısı,
Gerçekleştirilen kısırlaştırma ve sahiplendirme sayıları,
Son beş yıla ait doğrulanmış hayvan kuduzu vakaları ile insan kuduzu ve kuduz riskli temas verileri."

Hiçbir ülke sahipsiz hayvan sorununu yalnızca hayvanları toplayarak çözememiştir diyen Baysal, “Kontrolsüz üretimin önlenmesi, etkin kimliklendirme ve kayıt sistemleri, yaygın kısırlaştırma, güçlü veteriner hekimliği hizmetleri, sahiplendirmeyi teşvik eden politikalar, etkin denetim ve toplumun bilinçlendirilmesi birlikte yürütülmeden kalıcı başarı sağlanamamaktadır. Hayvan koruma politikalarının temel amacı hayvanların yerini değiştirmek değil; yeni sahipsiz hayvan oluşumunu önlemek olmalıdır. Üretim devam ediyor, hayvan terkleri önlenemiyor, kayıt sistemi etkin çalışmıyor ve popülasyonun kaynağı kontrol altına alınamıyorsa; milyonlarca hayvanın bakımevlerine taşınması tek başına kalıcı çözüm oluşturamaz. Aksi halde sistem, sorunu çözmek yerine yalnızca görünür yerini değiştirmiş olur" dedi.
Belediyelerin karşı karşıya kaldıkları mali yükü, artan hizmet baskısını ve tasarruf tedbirlerini biliyoruz ifadelerini kullanan Baysal, “Ancak belediyeler bu sürecin yalnızca yükünü değil, geleceğini de taşımaktadır. Bir belediye başkanı yalnızca insanların değil; kentindeki hayvanların, su kaynaklarının, tarım alanlarının, ormanların ve tüm ekosistemin de sorumluluğunu taşır. Hayvan refahına yapılan yatırım yalnızca hayvanlara yapılan bir yatırım değildir. Bu yatırım aynı zamanda halk sağlığına, çevresel sürdürülebilirliğe ve çağdaş kent yönetimine yapılan bir yatırımdır. İşte Tek Sağlık yaklaşımı tam olarak bunu ifade etmektedir. İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. İkinci yılın sonunda artık sloganlarla değil; verilerle konuşmak, sonuçları değerlendirebilmek istiyoruz. Duyguları değil bilimi dinlemek sonuç verir. Bizler, Bursa Akademik Odalar Birliği'ni oluşturan meslek odaları olarak, bilimi esas alan, mesleki uzmanlığa saygı duyan, yerel yönetimleri güçlendiren, şeffaflığı ilke edinen ve Tek Sağlık yaklaşımını kamu politikalarının merkezine yerleştiren anlayışın ülkemizi kalıcı çözüme ulaştıracağına inanıyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın uygulamanın ikinci yılına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşmasını bekliyor; bu verilerin bilimsel değerlendirmeler ışığında tartışılmasını önemsiyoruz. Sorunun kaynağı çözülmeden yalnızca popülasyonu yönetmeye çalışırsanız, değişen tek şey hayvanların bulunduğu yer olur. Sorun ise varlığını sürdürmeye devam eder” dedi.
Kaynak: Haber Merkezi