
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı videolu mesajda gençlere seslendi. “Devlet aklı” tartışmaları üzerinden değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, devletin milletin aklı, vicdanı ve iradesiyle hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Mesajında İmamoğlu, iktidarın “devlet aklı” söylemini eleştirerek, bunun hukuksuz uygulamaları meşrulaştırmak için kullanıldığını söyledi. Devletin aklının ancak milletin aklıyla ortaklaştığında anlam taşıdığını ifade eden İmamoğlu, adalet, hukuk ve kamu yararından uzaklaşan bir anlayışın devlet aklı olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti.
“Bu devlet aklı değil, olsa olsa akılsızlıktır” diyen İmamoğlu, devletin temelinin adalet olduğunu vurgulayarak, adaleti ortadan kaldıran bir anlayışın devlete zarar vereceğini söyledi.
“19 Mart da 21 Mayıs da aynı darbenin aşamalarıdır”Geçmişten bugüne yaşanan bazı siyasi süreçlere de değinen İmamoğlu, Ergenekon ve Balyoz davaları, Gezi Parkı protestoları, 15 Temmuz darbe girişimi, anayasa referandumu ve seçim süreçleri üzerinden iktidarı eleştirdi. 19 Mart 2025 ve 21 Mayıs 2026 tarihlerinde yaşanan gelişmeleri de aynı sürecin parçaları olarak değerlendiren İmamoğlu, şunları söyledi;
“19 Mart da 21 Mayıs da aynı darbenin aşamalarıdır. Darbenin amacı demokratik muhalefeti yok etmek, ülkemizde millet egemenliğini, hür iradeyi, demokrasiyi ortadan kaldırmaktır. İşte milletimize yutturmaya çalıştığınız devlet aklı uydurmasının özeti budur. Sonucu ise yoksulluk, işsizlik, geleceksizlik, umutsuzluk ve mutsuzluk olmuştur. Bu rejimin kullandığı devlet aklı retoriği, beceriksizlik ile iç içe geçmiş kötülüğün perdesi olarak kurgulanmıştır.
“Devlet milletle mücadele etmeyi bırakmalı”Milletimiz artık çok iyi biliyor ki adalet olmayan yerde bereket de olmaz. Adaletsizliğinizle, hukuk tanımazlığınızla bu toprakların bereketini kuruttunuz. Ülkesinin bereketini kurutan, milletini perişan eden bir akıl devlet aklı olamaz. Meşruiyetini yurt dışında arayan hükümet devlet aklının yanından geçmez. Koltuk uğruna cumhuriyeti, demokrasiyi zedeleyen hükümet devlet aklı olmaz. Kendini ülkenin sahibi görenlerin güç zehirlenmesidir sizin devlet aklı diye pazarlamaya çalıştığınız. Biz ise devlet geleneğimizi, cumhuriyeti, devletimizin ve birliğimizin gerçek aklını demokrasi, bağımsızlık, adalet ve kalkınma ile harmanlayan kadrolarız.
Devletin bu akılsızlıktan kurtulması gerekiyor. Olmayan aklı akıl diye yutturmayın. Devlet milletle mücadele etmeyi bırakıp milletin aklını, vicdanını ve iradesini kendi stratejik aklıyla buluşturmak zorunda. Bin yıllık devlet geleneğimizle harmanlanmış, bugüne ulaşmış, sahibi 86 milyon yurttaşımızın irfanı, erdemi ve inancıyla bütünleşmiş olan bu büyük gücümüz sarsılmaz kimliğimizdir. Çünkü demokrasimizin de güvenliğimizin de kalkınmamızın da toplumsal barışımızın da tek yolu budur. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun mücadelesidir. Sevgili gençler, bu inançla bu yolculuğun öncüleri sizler olacaksınız. Yürüyelim arkadaşlar."