
DEM Parti, cihatçı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) ve ona bağlı gupların ocak ayı başından itibaren Rojava'ya yönelik sürdürdüğü saldırılara dair siyasi partilere, sendikalara ve meslek odalarına ziyaretlerinin ilkini CHP'ye gerçekleştirdi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile Grup Başkan Vekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli'den oluşan heyeti CHP Genel Merkezinde, CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke'nin de aralarında olduğu heyet kapıda karşıladı.
DEM Parti heyeti daha sonra CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşmek üzere toplantının yapılacağı salona geçti.
Özel: Meclisin kapanmasını doğru bulmuyoruzGörüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında konuşan Özgür Özel, "Dış politikada ve iç politikada bu kadar önemli bir tansiyon varken Meclisin kapanmasını hiç doğru bulmadık. Ama AKP ısrarla muhalefet partileri karşı çıkmasına rağmen Meclisi tatile soktu. Ama Meclisin kapalı olması siyasetin durması anlamına gelmiyor. Böylesi bir ihtiyaçtan DEM Parti'nin kıymetli heyeti bizi ziyarette bulundular. Çok faydalı görüş alışverişlerinde bulunduk kendileriyle" dedi ve sözü DEM Parti Eş Genel Başkanlarına bıraktı.
Bakırhan: Türkiye'de bir nefret korosu varTuncer Bakırhan, CHP'ye sıcak karşılama nedeniyle teşekkür etti ve "İyi bir tartışma yürüttük. Sayın Özel'in Halep saldırısı başladığı günden bugüne kadar yapmış olduğu yapıcı ve sağduyulu açıklamalarını takip ettik. Teşekkür ediyoruz. Bu süreçte sağduyuya, yapıcı davranmaya, kapsayıcı açıklamalar yapmaya hepimizin ihtiyacı var" dedi.
Bakırhan şöyle devam etti: "Suriye'yi ve bölgeyi konuştuk. Kuzeydoğu Suriye'de insanlık dramı yaşanıyor. Ateşe benzinle gidenler var, bir de ateşi soğutmaya çalışanlar var. Biz çatışmanın, şiddetin son bulmasını, meselenin diyalog ve müzakereyle barışçıl bir şekilde çözülmesini istiyoruz. Ama maalesef Türkiye'de bir nefret korosu var. Sabah akşam Kürt karşıtı propaganda yapıyorlar. Suriye'de sanki demokratik bir rejim ve zemin var da Kürtler oyun bozanlık yapıyormuş gibi bu koro, 7 gün 24 saat Kürt karşıtı bir algı oluşturmaya çalışıyor. Kürtler hiçbir zaman yaşadıkları ülkelere ve komşu ülkelere tehdit olmadılar. Bundan sonra da olmayacaklardır. Bu ezberin artık bozulması gerekiyor. Yine Kürtlerin hiçbir ülkenin değerleriyle, bayrağıyla, sembolleriyle bir sorunları yok ve olmayacak da. Bunun üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıları da kabul etmiyoruz."
"Halep'te bir sabotaj gerçekleşti"Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının "bölgede yüz yıldır oynanan oyunlara karşı" ve "kısır döngüyü ortadan kaldırmaya dönük" olduğunu dile getiren Bakırhan, şunları kaydetti: "Ama maalesef tam bu süreçte Halep'te bir sabotaj gerçekleşti. Silahsız, günahsız Kürtler saldırı altında kaldı. Göç etmek zorunda kaldılar. İnsanlar yaşamını yitirdi. Birileri istiyor ki halklar sürekli çatışsın, emperyal güçler de bu çatışmalardan rant elde etsin. Ama Kürtler Suriye'de Araplarla çatışmak istemedikleri için, halklar arası savaş yaşanmasın diye Halep'i terk ettiler. Bu oyunu görmek gerekiyor. Büyük ve tehlikeli bir oyun var. Biz DEM Parti olarak bu oyunun farkındayız. Umarız iktidar da hakları karşı karşıya getiren bu zemini görür ve bu oyunların olmaması için üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirir."
Bakırhan ayrıca "Suriye'de rejim selefi, kadın düşmanı, Kürt, Alevi, Dürzi düşmanı mı olacak yoksa demokratik mi olacak? Türkiye'yi yakından ilgilendiriyor. Biz DEM Parti olarak demokratik bir zemin oluşmasının mücadelesini yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.
"Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapıları açılmalı"Sahada ciddi bir insani kriz olduğunu söyleyen Bakırhan, "Kobanê başta olmak üzere Kürt kentlerinde ciddi bir abluka var. Elektrik yok, sular akmıyor, çocuklar soğuktan yaşamını yitiriyor. Ateşkese rağmen her gün ciddi çatışmalar var. Kürtleri bir türlü rahat bırakmıyorlar. Acil insani koridoların açılması gerekiyor. Türkiye, Mürşitpınar ve Nusaybin sınır kapılarını açabilir. Daha önceki Kobanê kuşatmasında Mürşitpınar açıldı. Yine açılmalı" çağrısında bulundu.
"IŞİD, Diyarbakır ve İzmir için de tehdittir"Ateşkesin sürmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, "Türkiye, Suriye üzerindeki rolünü yapıcı bir şekilde değerlendirmeli. Sadece HTŞ rejimini değil, Kürtleri de dikkate alan bir süreçte olmalı. SDG'nin çıktığı bölgelerde IŞİD bayrakları açıldı. IŞİD Diyarbakır için de İzmir için de tehdittir. Kürtler çekilince bir zafer ortaya çıktığını sananlar, orada canlanan IŞİD belasını da iyi görmeli. Yine kimi medya organları ve siyasiler, Kürtleri kıran bir dil kullanıyor. Bu dilin kimseye yararı yok" dedi.
Özel: Sınır çizgisi kardeşliği ortadan kaldırmıyorArdından tekrar söz alan Özel, "Siyaset konuşmak ve çözüm üretmek için yapılır. Ayrılıklar, kavgalar, çatışmalar üzerinden değil, barış, kardeşlik ve dostluk üzerinden yarınları kurmak için yapılır. Biz, Türkiye'de süreç başladığı andan ve Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiğimiz tüm süreçlerde Türkiye'nin barışıyla Suriye'nin barışını iç içe gördük. Bunun dışında bir şey planlamak akılla mantıkla bağdaşmaz. Suriye'de bir an önce istikrarın sağlanmasından, hem Türkmenleri hem Arapları, Kürtleri, Dürzileri, Alevileri kapsayan, anayasal güvence altına alan ve barışı hakim kılan bir çözümden yana olduk. Bu durum Türkiye'nin barışına da katkı sağlayacaktı. Orada bir sınır çizgisi olması, iki taraftaki kardeşliği ortadan kaldırmıyor. Ama işler yolunda giderken kardeşlikten bahsedenler, biraz ortalık karışınca gerçek yüzlerini gösteriyorlar. Nefret söylemine varan, Kürtleri kıracak, rencide edecek bir dil kullanıyorlar. Bunların tamamını reddediyoruz. Burada iki eş genel başkan, bir genel başkan yan yana duruyoruz. Bir Türk, bir Arap, bir Kürt var. Ama hepimiz kardeşiz. Bizim siyasetimiz düşmanlık üretemez. Ben her güne başlarken kendime bu soruyu soruyorum: 'Bu oyunda kazanan İngilizler, Amerikalılar, İsrailliler mi olmalı? Yoksa Kürtler, Türkler, Araplar, Aleviler ve Dürziler mi olmalı?' Niye dünyanın neresinde sömürülecek bir şey varsa oraları sömürmüş olanlar buradan yine kazançlı çıksın? Barışı, kardeşliği, demokrasiyi sağlayalım. Biz kazanalım bir sefer de. Bunun yolu herkesin cesaretle inisiyatif almasından geçiyor" diye konuştu.
"CHP'li belediyelerimiz yardım ulaştırmak istiyor"Suriye'de yaşanan insalık dramını dikkatle ve endişeyle takip ettilerini söyleyen Özel, şöyle devam etti: "Bir yandan Türkiye'den yardım konvoylarının yola çıkmış olmasını olumlu görüyoruz. Ama orayı kim bu hale getirdi ona da bakmak lazım. Buradan yardım tırları yollamak yerine bunlara sebebiyet verecek kargaşaya imkan tanımayıp diyalog ve çözümü ön plana almak gerekiyor. Bu yardımlar doğru yere mi ulaşacak yoksa başkalarının eline mi geçecek bundan dolayı da endişeliyiz. Bu yardımların Kobanê'ye daha rahat ulaştılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı'nın insani yardımlarla sınırlı olmak üzere açılmasını ve tüm yardımların buradan ulaştırılmasını önemli görüyoruz. CHP'li belediyelerimiz yardım ulaştırmak istiyorlar. Bu konuda bir koordinasyon sağlanması için görüşmeler yapacağım. Ateşkese tam olarak uyulmasını, sonuç alana kadar uzatılmasını, bu sürenin diplomasi için kullanılması gerektiğini söylüyoruz. Türkiye'de de bir süreç yürüyor. Komisyon rapor yazma aşamasında ama 'Suriye'de savaş varken Türkiye'de kalıcı barış nasıl mümkün olabilir' sorusuna komisyonun yanıt araması gerekir. AKP, ne kadar Hizbullah tutuklusu ve hükümlüsü varsa hepsini saldı. Sonra HÜDA PAR ile ittifak kurdular. IŞİD'in Atatürk Havalimanı'ndaki saldırılarından hükümlü olanlar vardı, kanun yararına bozma, onlar da serbest bırakılmış, gitmiş. IŞİD meselesinde herkes dikkat etsin. HTŞ'ye kravat giydirmekle, demokrasiyi şirk gören zihniyetteki kişilerin hareket alanı bulacakları bir rejim, bir düzen, düzen değildir. Orada kimseye huzur yoktur. En çok da Türkiye'ye. İdlib'in uyuşturucu merkezi olduğunu da unutmayalım. Suriye'de mutlaka demokrasi, diyalog, diplomasi ve barış gerekli."
Ziyaretler sürecekHeyet, 29 Ocak’ta DEVA ve Saadet Partisini ziyaret edecek. Gelecek Partisi ziyareti ise Ahmet Davutoğlu’nun sağlık durumu nedeniyle ileri bir tarihte gerçekleşecek.
Ayrıca DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Genel Başkan Yardımcıları Öztürk Türkdoğan ve Elif Bulut ile HDP Eş Genel Başkanı Sultan Özcan'dan oluşan heyet bugün Türkiye Barolar Birliği, KESK ve Türk Tabipleri Biliğini ziyaret ediyor. Bu heyet 29 Ocak’ta da TMMOB ve Halkevlerini, 30 Ocak’ta ise İnsan Hakları Derneğini ziyaret edecek.