CHP'nin 'ara seçim' ziyaretleri DEM Parti ile başladı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "ara seçim" çağrısının ardından DEM Parti'yi ziyaret ederek Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü.

Haber Giriş Tarihi: 06.04.2026 16:57
Haber Güncellenme Tarihi: 06.04.2026 16:57

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "ara seçim" çağrısının ardından siyasi parti ziyaretlerine DEM Parti ile başladı; genel merkezde Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile görüştü. Özel, çarşamba günü İstanbul’da TİP ve EMEP genel başkanlarıyla bir araya gelecek. Ziyaretler perşembe ve cuma günleri Ankara’da devam edecek.

#CanlıYayın Özgür Özel, DEM Parti ziyareti sonrası açıklama yapıyor https://t.co/3qGBRtDwO9

— BursaMuhalif Gazetesi (@BursaMuhalif) April 6, 2026

DEM Parti'deki görüşmede Özel'e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ile Genel Başkan Yardımcıları Gökçe Gökçen ve Sezgin Tanrıkulu eşlik etti. Görüşmenin ardından kameraların karşısına geçen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Mecliste boş bulunan sandalyeler için ara seçim yapılması gerektiğini belirtti.

Hatimoğulları, "Boş sandalyeler için bir ara seçim evet yapılabilir, yapılmalı. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi toplum bir erken seçim beklentisi içindeyse bizler DEM Parti olarak toplumun bu mesajını alırız. DEM Parti olarak toplumun talepleri çerçevesinde de bir olası seçimde hazırlıklı olduğumuzun da altını çizmek isterim" dedi.

Özgür Özel: Can Atalay yemin etmek için bekliyor

Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özgür Özel, Hatimoğulları ve Bakırhan'a "gösterdikleri misafirperverlik için" teşekkür etti.

Süreç komisyonunun nihai raporunu hatırlatan Özel, "Raporun altıncı ve yedinci maddeleri var. Bu maddeler bir an önce hem terörün sonlanması hem de demokratik adımların atılmasını gerektiriyor. Numan (Kurtulmuş) Bey'in başkanı olduğu parlamentoda örneğin Hatay seçilmiş milletvekili Can Atalay yok. Anayasa Mahkemesinin kararı uygulanmadığı için yok. Numan Bey’in haklı talimatıyla milletvekili kütüğüne Can Atalay işlenmiş. Yemin etmek üzere bekliyor Can Atalay. Yapılması gereken tek iş bu artık. Bu adım dahi atılmış değil" dedi.

"Belediyelerimizde kayyımlar görev yapıyor"

Rapora rağmen kayyım uygulamasının sürdüğünü hatırlatan Özel, "Belediyelerimizde, çoğu DEM Parti’ye ait olmak üzere, kayyımlar görev yapıyor. Bizim Şişli’de, Esenyurt’ta, Ovacık’ta kayyım oturuyor. Oysa hep birlikte rapora imza attık. Kayyım uygulamasını sonlandırmak gerekiyor. Ama bu konuda hiçbir adım atılmıyor" diye konuştu.

"Numan Kurtulmuş’tan randevu talebim olacak"

Özel, "Siyasi parti ziyaretlerini bitirdikten sonra Sayın Numan Kurtulmuş’dan bir randevu talebim olacak ve uygun görmeleri durumunda kendileriyle bir görüşme yapacağız. Bu görüşmede hem raporun altıncı ve yedinci maddeleriyle ilgili, hem diğer atması gereken adımları kendisiyle de müzakere etme ve bu konudaki beklentimizi dile getirme imkanı bulacağım" dedi.

"Siyasi etik yasası" çağrısı

Görüşmede "birlikte çılışılacak alanlardan bir tanesi" olarak Siyasi Etik Yasası’nı da konuştuklarını aktaran Özel, şunları söyledi:

"8 senedir Siyasi Etik Yasası'na ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyoruz. Yasa teklifimiz Mecliste duruyor. Hemen her sene de bu gündeme geliyor, AK Parti ve MHP buna yanaşmıyor. Herkesin hem mal varlığı şeffaf, incelenebilir olmalı, hem de o malın nasıl edinildiği konusunda siyaset kurumu hesap verebilir olmalı, denetlenebilir olmalı. Çağrımızı yineliyoruz. Sayın Erdoğan… CHP'de eğer belediyelerde bir yolsuzluk, bir eksiklik varsa, bunun yüz katının AK Parti’de olduğunu herkes biliyor. Ben de büyük bir özgüvenle diyorum ki kendine güvenen, hesabını kitabını, mal varlığını her şeyini bir ortaya koysun bakalım. Ekrem İmamoğlu da bundan muaf değildir, Özgür Özel de muaf değildir. Ancak Erdoğan da muaf değildir, Akın Gürlek de muaf değildir. DEM Parti’nin Meclisteki tutumu da zaten son derece olumludur, özgüvenlidir. Bunu tüm muhalefet partileriyle konuştuktan sonra Numan Bey’den inisiyatif almasını isteyeceğiz.”

"Ya AKP'ye katıl, ya içeriye atıl"

Seçim yaklaştıkça iktidara da yaklaştıklarını söyleyen Özgür Özel, şöyle devam etti:

"Türkiye’de muhalefetin güçlendiğini ve iktidarın yıprandığını biliyoruz. Bundan dolayı da sürekli seçimden kaçıyorlar. 31 Mart’ın yıl dönümünde bu sefer darbenin Bursa ayağıyla karşılaştık. İki yıldır sürekli AK Parti'ye geçeceği bir yerlerde söylenen, defalardır ‘Ya AK Parti’ye katıl, ya içeriye atıl’ tehditlerine karşı dik durmuş olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımıza görev yaptığı dönem değil, geçmiş dönem değil; yedi yıl öncesinde görevde olduğu belediyeden de değil, ailesinin de görevler aldığı bir vakfa zorla bağış yaptırdığı iddiasıyla operasyon yapıldı. Bu iddiayı söyleyen kişiler; bir şirket, üç kişi. Biri yurt dışında, biri firarda, biri olmuş itirafçı. Bu üç kişiden birinin evinin önünde 500 kişi eylem yaptı geçtiğimiz gün. Çünkü emlak dolandırıcısı. Aynı yeri başka başka kişilere satmış. Kimseye de teslim etmemiş. Böyle birinin ifadeleriyle bir operasyon yapıldı. Bu sandığa karşı yapılan yargı darbesine teslim olmayacağımızı söylemiştim. Millet başka bir şey söylüyor, inatlaşıyorsunuz. İstanbul seçimini CHP kazanıyor, iptal ediyorsunuz. Bir daha kazanıyor, beş yıl zulmediyorsunuz. Bir sürü haksızlık yapıyorsunuz. Yine kazanıyor, diplomayı iptal edip içeriye atıyorsunuz. Bozbey, Bursa’yı 47 yıl sonra kazanıyor, AK Parti’den alıyor. Onu içeriye atıp, Bursa'yı almaya çalışıyorsunuz. ‘Bu milletin önüne bu sandık gelecek ve bu sandığı getirmek için ne gerekiyorsa onu yapacağız’ demiştik. Bu konuda da Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a önemli bir görev düştüğünü, siyasi partilerle bunu görüştükten sonra kendisine de gideceğimi söylemiştim.”

"Ara seçim zorunluluğu var"

“Anayasamıza göre ve Seçim Kanu'nın 7. maddesine göre ara seçim son 1 yılda ve ilk 30 ayda yapılamaz. Onun dışında hüküm ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilebilir’ demiyor, ‘Gidilir’ diyor. ‘Ara seçimler her seçim döneminde bir defa yapılabilir’ demiyor, ‘Yapılır’ diyor. ‘Genel seçimden 30 ay geçmedikçe ara seçime gidilemez’ diyor. ‘Boşalan üye sayısı, üye tam sayısının yüzde 5’ini bulduğu hallerde, 30 ay beklenmeden ara seçime 3 ay içinde gidilir’ diyor. Şimdi ne 30 aydayız, ne son bir yıldayız. Boşalmış 8 milletvekilliği var. AK Parti’den öncesinde Türkiye demokrasisinde kanuna uygun ve anayasanın emirlerine uygun şekilde bu ara seçimler hep yapıldı. Bir an önce Türkiye Cumhuriyeti’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin boşalan sandalyeler için ara seçim kararı alması, bu konuda da Meclis Başkanı’nın üzerine düşen görevi yapması zorunludur. CHP'nin milletvekili istifa ettirerek ara seçim yapma işi ilk 30 ayın işidir. Şu anda ara seçim zorunluluğu vardır ve yapılmalıdır. Ara seçim yapılsın da biz 22 milletvekili mi istifa ettiririz, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana gibi Türkiye açısından çok önemli fikirler verecek büyük şehirlerde mi milletvekili istifa ettiririz, Türkiye coğrafyasında en çok seçmeni götürecek şekilde mi istifa ettiririz ya da sadece İstanbul’da mı olur? Onlar CHP'nin o an vereceği kararlardır. Burada öngörülebilirlik lüksünü iktidara tanımak istemem. Kimse şöyle düşünmesin. ‘22 milletvekili istifa etmezse ara seçim olmaz.’ O ara seçim olacak. Anayasa öyle diyor. Olmazsa Numan Bey de bunu sorumluluğunu taşır, iktidar partisi de anayasanın emrettiği bir ara seçimden kaçma sorumluluğunu taşır.”

"Numan Bey'den duymak istiyoruz"

“Biz geçmişte 30’a tamamlayarak ara seçime zorlamayı konuştuk ve tartıştık. Bu ilk 30 ayda zorunlu. Şu an Kastamonu’yu merak ediyoruz, Afyon’u merak ediyoruz. Hatay boş mu değil mi, onu Numan Bey’den duymak istiyoruz mesela. Bizce Hatay boş değil. 8 değil 7 milletvekili şu anda. Ama İstanbul birinci bölge, Murat Kurum’dan ve Sırrı Süreyya’dan boşalan yer. İstanbul birinci bölgede seçmenin karşısına çıkmaya AK Parti’nin cesareti var mı? Bunu soruyoruz. Hatay'da bir arada seçim kararı alınabilecek mi alınamayacak mı? Görmek istiyoruz. Orada Can Atalay’ı bir kere daha Hatay’a sormak isteriz mesela. Biz buraya siyaset kurumunun içinde bulunduğu çoklu saldırı ve milletin karşı karşıya olduğu çoklu zorluklara karşı bütün muhalefetin bir ve beraberce mücadele hattında olması için ve bugüne kadarki birleşik mücadelenin artırılması ve pekiştirilmesine yönelik toplam talebin ilk ziyaretini yapmak üzere geldik."

Hatimoğulları: Seçilmişler tutuksuz yargılanmalı

Tülay Hatimoğulları ise konuşmasına Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla “Baskılara boyun eğmeyen çok sayıda gazeteci katledildi bu topraklarda. Musa Anter, Metin Göktepe, Gurbetelli Ersöz, Hrant Dink, Nazım Daştan, Cihan Bilgin… Katledilen bütün gazetecileri saygı ve minnetle anıyorum” sözleriyle başladı.

Hatimoğulları, "Dünya küresel ölçekte bir savaşla ve yoksullukla mücadele ederken Türkiye'deki gündeme dönüp baktığımızda muhalefete dönük baskıların yoğun bir biçimde devam ettiğine tanıklık ediyoruz. Milyonlar aç, muhalefeti yargı yoluyla zayıflatma peşindeler. Baskıyla zayıflatma peşindeler. Muhalefetin içindeki dayanışmayı bölme peşindeler. Yargı krizi bir demokrasi krizidir. Seçilmişler tutuksuz yargılanmalıdır. Başta Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere bütün seçilmiş belediye başkanları serbest bırakılmalıdır. Kayyımlar ortadan kaldırılmalı. Seçilmiş Belediye eş başkanları ve belediye başkanları hızla görevlerine iade edilmelidir. Aynı şekilde yine memleketim Hatay'ın milletvekili olan sevgili Can Atalay’ın hapiste tutulması şu anda bir anayasal suçtur. CHP belediyelerine sistematik operasyonlar hukuki değildir, siyasidir. Siyaseti dizayn etme hamleleridir ve DEM Parti olarak başından beri bunun karşısında olduğumuzu belirtmek isterim" dedi.

"Süreci daha fazla ilerletmemiz gerekiyor"

Süreci konuştuklarını belirten Hatimoğulları, "Yapılması gereken hukuki ve yasal düzenlemelerle ilgili hızlıca paketlerin çalışılması, hızlıca bir çerçeve yasanın üzerinde emek verilmesi ama hâlâ bu konuda atılmış bir somut adım yok. Bu konuda elbette iktidar partisi ve ortağı hepimizden daha sorumlu. Meclis çoğunluğu ve bu yasanın getirilmesi kendi inisiyatifleriyle ellerinde. Bir kez daha iktidara sesleniyoruz ve devlet aklına sesleniyoruz. Bu süreç AKP-DEM Parti arasına sıkıştırılmış bir diyalog ve görüşme süreci değil, 86 milyonun demokrasisinin mümkün olmasıyla gerçekleşecek bir süreçtir. Bu sürecin başarısı ana muhalefet partisi ve bütün siyasi partiler, bütün toplumsal öznelerin ortak tavrıyla da mümkündür. Başından beri bizlerle dayanışma içinde olan ve bu süreci başından beri destekleyen Cumhuriyet Halk Partisine ve özel olarak Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’na partimiz adına teşekkürlerimizi sunuyorum. Gerçekten başından beri bu süreci büyük bir samimiyetle desteklediler. Ama bu süreci daha fazla ilerletmemiz gerekiyor. Barışa dair sözü ve eylemi olanlar ancak Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olur. Gerekli yasal düzenlemelerin çıkarılması için Türkiye’nin demokratikleşmesinde az da olsa adımların atılması, o kapının aralanması için hepimizin çok daha fazla elini taşın altına koyması gereken bir dönem" dedi.

"Ara seçim evet yapılabilir, yapılmalı"

Hatimoğulları ara seçime dair de şunları söyledi:

"Parlamentoda eksik olan 8 milletvekili. Aslında biz bunu belki 7 diye tarif etmeliyiz. Çünkü değerli Can Atalay'ın yasa gereği de şu an parlamentoda olması lazım, hapishanede değil. Dolayısıyla bu vekillerin seçilmesi için bir ara seçim evet yapılabilir, yapılmalı. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi toplum bir erken seçim beklentisi içindeyse bizler DEM Parti olarak toplumun bu mesajını alırız. DEM Parti olarak toplumun talepleri çerçevesinde de bir olası seçimde hazırlıklı olduğumuzun da altını çizmek isterim."