
DSİ 1. Bölge Müdürlüğü önünde bir araya gelen Bursa Su Kolektifi üyelerine CHP Bursa Milletvekili orhan Sarıbal'da destek verdi.
AKP için TAlan Başkanlığı bile yetersiz kaldı ki içinde bulunduğumuz ayda Milli Parklar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle su şirketlerine su tahsislerinde planlamayı ortadan kaldıran ayrıcalıklar getirdi denilen açıklamada, “AKP iktidarı, hem doğal yaşamındaki canlıları, hem de Bursa halkını susuz bırakma pahasına devlet eliyle yaratılan su baronlarının çıkarlarını kolluyor. Bu yasal düzenlemeler kanunla yapılsa da adil ve halk için değildir. Yapılması gereken, su şirketlerine verilen tahsis süreleri doldukça DSİ’nin tahsisi iptal etmesi, Uludağ’da kaptaj tesislerini yıkarak su milli parkta kendi doğallığına bırakılmasıdır. 2025’te kurak ve susuz bir yaz mevsimi geçirdik. Çeşmelerimizden akan suda kesintiler oldu. Yeraltı suyu çare olarak devreye alındı. Orhaneli Çınarcık Barajından su getirilerek şebeke sistemine verildi. Susuzluk derinleşirken Bursa’da yeni yatırımlara izin verilmeye devam ediliyor. Bir kentin gelişimi su yeterliliğiyle sınırlıdır. Sanayi yatırımları ciddi miktarda su tüketir. Bursa’da su varlıkları alarm verirken susuzluğa bugünden hazır olunmalı, Bursa sanayi yatırımlarına kapatılmalıdır” çağrısı yapıldı.
"Kaçak kuyuların ruhsatlandırılmasına kesinlikle izin verilmeyecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır"Bursa’da özellikle tekstil boyahanelerinde bir yasal kuyuya karşılık 3 – 5 kaçak yeraltı su kuyusu olduğunu herkes bilir, DSİ de bilir ama görevini ihmal ederek görmezden gelir ifadelerine yer verilen açıklamada, “Su kuyularından çekildikten sonra birçoğu kaçak deşarjlarla ya da Yeşil Çevre gibi yerlerde ise arıtılmış demenin olanaksız olduğu deşarjlarla Nilüfer Çayı ve onu besleyen derelere boşaltılmaktadır. Ovadaki kaçak fabrika ve tesisler derhal yıkılmalıdır. Yeşil Çevre AAT kimyasal ve ileri biyolojik arıtma yapmalıdır. Önünde bulunduğumuz kurum DSİ çiftçilere yeni kuyu açma izni vermezken, sanayicinin açtığı kaçak kuyuları görmezden geliyor. Kaçak kuyu suyu kullananlara karşı DSİ düzensiz aralıklarla ama sürekli, önceden haber vermeksizin en son teknolojik aygıtlar kullanarak denetimler yapmalı, kaçak kullanım para cezasıyla değil, hapis ve işletme kapatma gibi caydırıcı cezalarla engellenmeli, kaçak kuyuların ruhsatlandırılmasına kesinlikle izin verilmeyecek yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Şirketler buldukları açıkları kullanarak kârını arttırma eğilimindedir. Panayır halkı özellikle geceleri pis kokudan yakınmaktadır. BUSKİ AAT işletmelerinin özel şirket sözleşmesi iptal edilerek doğrudan Belediye’nin işletmesine alınmalıdır. DOSAB, BOSB ve NOSAB AAT’leri Nilüfer Çayından çok daha şeffaf su deşarj etse de seyreltilmiş renkli ve köpüklü deşarjlarına son vermelidir. Deri OSB AAT’nin içinde deri parçacıkları yüzen deşarjı müsilaj nedenidir. İleri Biyolojik niteliğe çıkarılmalıdır. Çevre ŞİD Bakanlığı’nın AAT deşarjlarından anlık olarak ölçtüğü sonuçlar, internette herkesin erişimine açık olarak yayınlanmalıdır. Tüm bunların ötesinde AKP iktidarı iklim krizinin yaratığı susuzluk sorununa karşı il, havza ve ulusal çapta kurduğu Su Kurulları, Su Tahsis Yönetmeliğindeki insan ve tarım önceliğini ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Bu kurullar kaldırılmalı yönetmelik eksiksiz uygulanmalıdır. Son olarak AKP çıkarmaya çalıştığı Su Kanunu, su tahsis yönetmeliğini aşmak için kullanılacağı kaygısını taşıyoruz. Yeni kanun değil, kanunlarda zaten var olan koruma, tahsis ilkeleri uygulanmalı, su kirleten ve kaçak kullananlara yaptıklarına pişman edecek cezalara yönelik yasal düzenlemeler yapılmalıdır” denildi.