Bursa Barosu: “Kadını aile içindeki rolüne hapseden ve eşitsizliği arttıran bu anlayışa karşı çıkıyoruz”

Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir dizi etkinlik düzenledi. Bursa Adalet Sarayı ve Bölge Adliye Mahkemesi fuayelerinde stant açan Bursa Barosu Kadın Hakları merkezi, broşürlerle kadın hakları konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Haber Giriş Tarihi: 07.03.2025 15:29
Haber Güncellenme Tarihi: 07.03.2025 15:29

Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle adliye önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan açıklamayı Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Ceren İlgen Altuntaş okudu.

Tari̇h boyunca kadınlar, kadının insan haklarını ihlal eden düzeni̇n deği̇şmesi̇ i̇çi̇n mücadele etmi̇ş ve bu mücadeleler sonucunda gerek yasal gerekse uluslararası sözleşmeler bağlamında bi̇rçok kazanımlar elde etmiştir diye Altuntaş, “Ülkemi̇zde Dünya 8 Mart Emekçi̇ Kadınlar Günü utanç veri̇ci̇ bi̇r şeki̇lde, gi̇derek artan kadına yöneli̇k şi̇ddeti̇n, kadın ci̇nayetleri̇ni̇n, kadınların şüpheli̇ ölümleri̇ni̇n dehşeti̇nde yaşanmaktadır. Kadınların mücadelesi bugün hâlâ devam etmektedir. 2024 yılında Türkiye’de en az 394 kadın erkekler tarafından öldürülmüş, 259 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulunmuştur. Bu korkunç tablo, kadınların şiddete karşı korunması ve haklarının savunulması konusunda hala ciddi eksikliklerin olduğunu göstermektedir. 2024 yılındaki kadın cinayeti sayısı, veri tutulmaya başlandığından bu yana ulaşılan en yüksek sayıdır. 2024 yılında 280 kadın aile içindeki erkek tarafından öldürülmüştür.  Bu veriler bize kadınların en çok aile içinde öldürüldüğünü göstermektedir. Bu cinayetleri engellemenin yolu toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedefleyen ve kadını aile içinde koruyan politikalar geliştirmektir" dedi.

"İstanbul Sözleşmesi yaşatır”

Kadınları koruması gereken mekanizmalar işlememekte, failler cesaretlendirilmekte ve her geçen gün yeni bir kadın, sistemin göz yummasıyla yaşamdan koparılmaktadır ifadelerini kullanan Altuntaş, “Bizler, bu davaların takipçisi olacağımızı, faillerin en ağır şekilde cezalandırılması ve benzer ölümlerin önlenmesi için mücadelemizi sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Kadınların güven içinde yaşadığı bir dünya mümkün ve bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Son dönemde hükümetin ilan ettiği "Aile Yılı" gibi girişimler, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin geriye gitmesine ve kadınların haklarının daha da kısıtlanmasına zemin hazırlamaktadır. Kadını aile içindeki rolüne hapseden ve eşitsizliği arttıran bu anlayışa karşı çıkıyoruz. Kadınların sosyal hayata, eğitim ve istihdama eşit şekilde katılmasını sağlamak için gerekli adımları atmaya, kadınları birey olarak güçlendiren politikalar geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu veriler, 6284 sayılı Kanun ve İstanbul Sözleşmesi gibi yasal düzenlemelerin hayati önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Kadınların haklarının korunması ve şiddetten arındırılmış bir toplumda yaşaması için bu yasaların yalnızca kağıt üzerinde kalmaması, etkin ve eksiksiz bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Biliyoruz ki, eğer İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun tam anlamıyla hayata geçirilseydi; Narin, İkbal, Mine, Yasemin! ve adlarını öfke ve yasla andığımız birçok kadın bugün hayatta olacaktı. İşte tam da bu yüzden, yüksek bir sesle ve kararlılıkla bir kez daha söylüyoruz: Kadına yönelik her türlü şiddeti önlemeyi, mağdurları korumayı ve failleri cezalandırmayı amaçlayan İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dedi.

"Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Kadınlar, yıllardır her türlü ayrımcılığa, şiddete, eşitsizliğe, baskıya rağmen varlıklarını, direncini ve gücünü göstermek için mücadele ediyorlar diyen Altuntaş, “Fakat patriyarka imtiyazlarını kaybetmemek için kadınlara yönelik sömürü ve eziyette ısrar ediyor. Bu 8 Mart’ta, kadınların kendilerine dayatılan sınırlara, kimliklerine, bedenlerine, ve tüm hak ihlallerine karşı direnişini onurlandırırken, aynı zamanda bu eşitsizliğe son verme kararlılığımızı bir kez daha haykırıyoruz. Bursa Barosu Kadın Hakları Merkezi üye avukatlarıyla, kadının haklarına yönelik her türlü ihlale ve kadın hakları kazanımlarından kayba neden olacak her türlü zihniyetin, söylemin, girişimin karşısında olacağımızı, kadının eşit ve özgür bir birey olarak var olduğu, kadının insan haklarının ihlal edilmediği, barışın, özgürlüğün, demokrasinin sağlandığı, kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı bir Türkiye ve Dünya için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.