CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal: “Bütçe faize, 86 milyon yoksulluğa sürüklendi”

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM Tarım ve Köyişleri Komisyonu’nda görüşülen Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair teklif üzerine yaptığı konuşmada, mevcut düzenlemenin gerçek sorunları örtbas ettiğini belirtti. Sarıbal, “Mazot ve gübre fiyatlarının üreticiyi üretimden kopardığı bir dönemde bu teklifi görüşmek, krizi görmezden gelmektir” dedi.

Haber Giriş Tarihi: 26.03.2026 15:54
Haber Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 15:54

Milletvekili Sarıbal, komisyonda görüşülen teklifin zamanlamasını eleştirerek, asıl tartışılması gerekenin çiftçinin yaşadığı kriz olduğunu vurguladı. “Çiftçi artan mazot ve gübre maliyetleri nedeniyle üretimden kopma noktasında. Üretici ayakta kalmak için ağır borçlanma sarmalına sürüklenmiş durumda. Gıda krizi derinleşiyor, halkın temel gıdaya erişimi zorlaşıyor” diyerek, teklifin geri çekilmesi gerektiğini söyledi, yerine mazot, gübre ve doğrudan üretici desteklerini içeren acil bir kanun hazırlanması çağrısında bulundu.

Türkiye’de uygulanan ekonomik ve tarım politikalarının milyonlarca yurttaşın hayatında derin bir yıkıma yol açtığını belirten Sarıbal, iktidarın gerçek sorunları görmezden geldiğini vurgulayarak, “Mesele tali başlıklar değil, doğrudan uygulanan ekonomik tercihlerdir” dedi. Milletvekili Sarıbal, mevcut politikaların iki temel sonuç doğurduğunu ifade etti. Birincisinin, çiftçinin üretimden para kazanamaması nedeniyle toprağını terk etmek zorunda kalması olduğunu belirten Sarıbal, köylerin boşaldığını ve üreticilerin kentlerin varoşlarına sürüklendiğini söyledi. İkinci olarak ise üretimde kalmaya çalışan çiftçilerin ağır bir borç yükü altında bırakıldığını dile getiren Sarıbal, “Bunun adı, tarımı bütünüyle şirketlere, tekellere ve sermaye gruplarına bırakmanın sonucunda ortaya çıkan mülksüzleştirme düzenidir. 1980 faşist askeri darbesiyle kurulan ekonomik ve siyasal rejim, 24 yıllık iktidarın taşlarını döşeyen tarihsel zemindir. O günden bugüne emek zayıflatılmış, köylü yalnızlaştırılmış, kamu tasfiye edilmiş, kaynaklar halk için değil sermaye için kullanılmıştır” ifadelerini kullandı.

Devasa kaynak nereye gitti?

Bütçenin bir servet transferi mekanizmasına dönüştürüldüğünü kaydeden Sarıbal, “2025 bütçesinde faize ayrılan kaynak 1 trilyon 950 milyar lira. 2026 bütçesinde bu rakam 2 trilyon 742 milyar liraya çıkıyor. Daha yılın ilk iki ayında gerçekleşen faiz ödemesi 640 milyar lirayı bulmuş durumda. Bu gidişle, 2026 yılı sonunda bütçede öngörülenin bile üzerinde bir faiz ödemesiyle karşı karşıya kalacağımız çok açık. Cumhuriyet’in kuruluşundan 2002 yılına kadar, yani 82 yılda 54 hükümetin yarattığı toplam kaynak yaklaşık 740 milyar dolar. 2002’den bugüne iktidar, büyük bir başarı hikayesi yazarak 4 trilyon dolarlık bir kaynak üretti. Bu devasa kaynak nereye gitti? Neden 86 milyonun refahı artmadı? Bu sorular, bu Komisyonun da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de araştırması gereken temel meselelerdir. Mesele, halkın alın teriyle yaratılan kaynakların yurttaşa refah, güvence ve insanca yaşam olarak dönüp dönmediğidir. Bu Meclis’in önündeki en büyük sorumluluk, 86 milyon yurttaşın yaşam hakkını, beslenme hakkını, barınma hakkını, eğitim ve sağlık hakkını savunmaktır” diye konuştu.