Maden işçilerine polis barikatı: İşçi hakkını mezarda mı arayacak?

Bağımsız Maden-İş üyesi maden işçileri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının önüne gitmeleri engelleniyor. İşçiler metro çıkışında ablukaya alındı. Basının çekim yapması engelleniyor.

Haber Giriş Tarihi: 12.08.2026 13:18
Haber Güncellenme Tarihi: 12.08.2026 14:26
Haberyazilimi.com

Bağımsız Maden-İş üyesi Eti Gümüş ve Doruk Madencilik işçileri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önüne gitmek için geldikleri Milli Kütüphane Metro Durağı’nda polis tarafından engellendi. İşçiler metro çıkışında ablukaya alındı.

İşçilerin bakanlık yönüne geçişlerine izin verilmezken, gazetecilerin görüntü alması engelleniyor. Yüksek yere çıkmak isteyen Sözcü Muhabiri Barış Yalınkılıç polisin müdahalesine maruz kaldı. Ardından basınla polis arasında tartışma yaşandı.

İşçiler engellemeyi sloganlarla protesto ederken, baretlerini yere vuran işçilerin etrafı polislerce ablukaya alındı.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Ankara il yöneticileri de destek amacıyla işçilerin yanına geldi.

'Bu ülkede kanun patronlara işliyor'

Abluka altındaki alanda basın açıklaması yapan Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, yaklaşık 120 işçiyle 40 metrekarelik bir alana sıkıştırıldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu işçiler haklarını arıyorlar. Ne yazık ki bu ülkede hukuk patronlara. Hiçbir zaman işçiler kanundan faydalanmamıştır. Bu ülkenin kanunlarından patronlar faydalanmıştır. İşçiye zulüm oluyor. Yıldızlar SSS Holding patronunun keyfine bu işçiler gözaltına alınıyor. Patronu sorgulaya çekip sorgulamıyorlar, bu polisler ne iş yapıyor o zaman? Ankara Valiliği yasa koymuş; ne kadar yasak koyarsanız koyun, bu işçiler ezilmeyi bildikleri gibi dikilmesini de iyi bilirler. Alınteriyle kazandıklarını yemek istiyorlar, fakat kimsenin halkına tecavüz etmiyorlar. Fakat bu ülkede işçi sınıfının halkına tecavüz ediyorlar. Bunu da bakan ve vali aracılığıyla yapıyorlar.

'Takım elbisemiz, makam aracımız yok diye görüşmüyorlar'

Hak arama yollarının tamamen kapatıldığını vurgulayan Çakır, tepkisini şöyle dile getirdi: "Bu işçi hakkını nerede arayacak? Yeraltında soramıyor, yerüstünde soramıyor, bakanlığa gelemiyor. Mezarda mı arayacak? O zaman bizi gömün buraya, en azından gururumuzla ölmüş olalım. Dün bakan yardımcısıyla görüşecektik. Fakat bakan yardımcısı da maalesef talimatla yürüyor. Takım elbise giymiyoruz, milyonlarca maaşımız, makam aracımız yok diye Bakan bey bizimle görüşmek istemiyor. Diğer konfederasyonlar makamlarında eylem yapıyor, onların etrafında polis yok ama bütün polis bizim etrafımızda."

'Korkmayacağız, her gün burada olacağız'

Kendisi de 22 yıl madenlerde çalışmış bir emekli olduğunu belirten Çakır, sonuna kadar mücadele edeceklerini vurguladı: "Bağımsız Maden-İş olarak bir işçiyle bile kalsak Türkiye işçi sınıfının hakkını almak için burada duracağız. Bu mücadelede ölebiliriz de, biz çok arkadaşımızı kaybettik.

Bizim çocuklarımız, torunlarımız var. Türkiye halkına çağrı yapıyorum: Bu işçilere sahip çıkın, bugün bu işçilerin yaşadıklarını yarın siz yaşayacaksınız. Polisle, valiyle, savcıyla bizi korkutamazlar. Korkmayacağız, her gün burada olacağız. Kulağı duymayanın kulağını açacağız, gözü görmeyenin gözünü açacağız. Çünkü biz madenciyiz. Haklıyız."

İşçilerle dayanışma çağrısı

İşçilerle birlikte açıklama yapan Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu da maden işçileri ile dayanışması yaptı. Aksu, "Şimdi şayet biz bir kez daha gözaltına alınırsak, halkımıza sesleniyoruz; İşçi sınıfının dostlarına, madencinin dostlarına, madencilerin ailelerine, Türkiye'nin dört bir tarafında neredeyseniz o ilin merkezine çıkın. Hem bize yapılan muameleyi anlatın hem kendi derdinizi anlatın. Her ilin en büyük meydanına, her ilçenin en büyük meydanına 10 kişi de olsanız, 5 kişi de olsanız, 100 kişi de olsanız, 1000 kişi de olsanız; bizi gözaltına aldıkları andan itibaren lütfen çıkın. Buradan tiyatro oyuncularına, sinema oyuncularına, yönetmenlerine, sanatçılara, müzisyenlere, akademisyenlere, avukatlara, mühendislere, doktorlara, üniversite öğrencilerine, lise öğrencilerine, çiftçilere, emeklilere, tüm fabrikalardaki iş yerlerine, iş yerlerindeki yüreği işçi sınıfından yana yatan iş yeri temsilcilerine, sarı sendikalar içerisinde olup onların kirini taşımayan sevgili işçi kardeşlerimize, metal fabrikalarına, kimya fabrikalarına, tekstil atölyelerine, fabrikalarına, maden ocaklarına, tarlalara, tarlalarda çalışan ablalara, kardeşlere, herkese çağrımızdır! Üçüncü kezdir gözaltına alınacağız. Tekrar gözaltına alınırsak inanın ki bu siz alınıyorsunuz. İnanın ki bu size karşı yapılmış bir muamele, inanın ki sizi aşağılamak için yapıyorlar. Hepimizi aşağılamak için yapıyorlar. Biz hepiniz yurttaşlıktan kovulmuş durumdayız. Yurttaşlık haklarımız yok." diye seslendi.

Ödenmeyen ücret, fazla mesai, tazminat ve sosyal hak ödemeleri için 17 gündür Ankara’da olan Türkiye Maden İşçileri Sendikası üyesi Doruk Madencilik işçileri de Aydınlıkevler’deki konukevinde açlık grevi eylemlerine üçüncü gününde devam ediyor.

Kaynak:Evrensel