Korteks’te ‘daralma’ gerekçesi yalan çıktı

Temmuz'da iki gün süren grevin ardından işçilere sorulmadan imzalanan toplu iş sözleşmesi sonrası ‘üretimde daralma’ bahanesiyle işçi çıkaran Korteks, şimdi işçi alımlarına başladı.

Haber Giriş Tarihi: 17.10.2026 09:48
Haber Güncellenme Tarihi: 17.10.2026 09:55
Haberyazilimi.com

Temmuz ayında iki gün süren grevin ardından işçilere sorulmadan imzalanan toplu iş sözleşmesi sonrası ‘üretimde daralma’ bahanesiyle işçi çıkaran Korteks, şimdi de işçi alımlarına başladı.

2026 ocak ayında başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yetkili sendika TEKSİF’in yüzde 25’lik zam teklifine karşı patron beş ay sonra masaya rakam getirmiş ve yüzde 13 teklif etmişti. 2 gün süren grev sonrası TEKSİF işçilere sormadan yüzde 13’e imza atmış bu duruma ise işçiler tepki göstermişti. Satış sözleşmesine tepki gösteren işçiler, devam eden günlerde ek protokol ve sendika değiştirmeyi tartışırken 23 Temmuz’da işten çıkarmalar başlamıştı.

İşçiler, patron tarafından ‘üretimde daralma’ bahanesiyle işten çıkarılırken işçilerin kıdem, ihbar, yıllık izin gibi alacaklarının, dört taksite bölünerek ödeneceği belirtildi. İşten atılan işçiler ise 19 Eylül’de fabrika önünde basın açıklaması yaparak duruma tepki gösterdi. Korteks Fabrikası daha sonra İŞKUR üzerinden alım yapmaya başlarken, 8 Ekim günü fabrika içerisinde panoya astıkları ilan ile üretim bölümüne de işçi alınacağını duyurdu. Ücretlerin hâlâ geç yatırıldığı Korteks’te işçiler işten atmaların devam ettiğini 5 işçinin daha işten çıkarıldığını belirtti.

İşçi alımlarına tepki gösteren işten çıkarılan Korteks işçileri, “Bunun böyle olacağını biliyorduk. Binbir türlü yalanla işçiyi kandırmaya çalıştılar. Bizim mücadelemizi bölmek istediler. Önümüz kış, okullar açıldı ama patron için bunların bir önemi yok. Önemi olsaydı zaten bize sefalet zammı dayatmazlardı. TEKSİF aynı tezgahın ortakları olarak işini yaptı. Yaptığımız eylemden sonra çıkarılan işçilerin alacaklarını dört taksit değil iki taksit olarak vermeye başladılar. İçerideki arkadaşlarımıza sesleniyoruz, mücadele etmeden hiçbir hakkımızı alamayız.”