
KESK Bursa Şubeler Platformu, SGK önünde basın açıklaması yaparak, '5510 sayılı yasa bir sefalet ve sömürü belgesidir' dedi.
Yapılan açıklamada konuşan BES Bursa Şube Kadın Sekreteri Emine Kan, "2008 yılında "Sosyal Güvenlik Reformu" ambalajıyla önümüze konan ve yasalaşan 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası, aradan geçen yıllar içinde bir reform değil, tarihi bir "Sosyal Güvenlik Yıkımı" olduğunu kanıtlamıştır. Bu yasa, çalışma hayatını ve emekliliği bir hak olmaktan çıkarmış, milyonlarca insanı açlık sınırının altındaki sosyal yardımlara muhtaç bırakmıştır. Sistemin en büyük tuzağı Aylık Bağlama Oranlarında (ABO) yapılan gizli kesintilerdir. 2008 yılı bir milat kabul edilerek, emeklilikte insanca yaşam hakkımız elimizden alınmıştır. Eskiden %70’lerde olan aylık bağlama oranları, bugün %30’lara kadar düşürülmüştür. Dünyanın hiçbir yerinde "daha çok çalışan ve sisteme daha çok prim ödeyen" bir işçinin emekli maaşı düşmez; ancak 5510 sayılı yasa yüzünden Türkiye’de çalıştıkça emekli maaşımız erimektedir. Maaşımızın büyük bir kısmı "ek ödeme", "tazminat" veya "seyyanen zam" adı altında verilmektedir. Ancak bu ödemeler emekliliğe (prime esas kazanca) yansıtılmamaktadır. Yani devlet, kendi çalışanına verdiği maaşın sigortasını tam yatırmamakta, kendi çalışanını "kayıt dışı" çalıştırmaktadır. Emekli olduğumuz gün bu ek ödemeler bıçak gibi kesilmekte, maaşlarımız yarı yarıya düşmektedir. Bizleri Zorunlu BES ve Tamamlayıcı Emeklilik sistemleri adı altında özel sigorta şirketlerinin kucağına iten bu düzeni reddediyoruz" dedi.
"Çocuklarımızı iş cinayetlerinde kaybediyoruz"5510 sayılı yasanın ve yarattığı yoksulluk düzeninin en karanlık faturası, eğitim çağındaki çocuklarımıza ve öğrencilerimize kesilmektedir diyen Kan, “Ailelerin yoksullaştırılması ve eğitimin niteliksizleştirilmesiyle birlikte, "stajyer" ve "çırak" kılıfı altında yüz binlerce çocuk, acımasız ve denetimsiz işkollarına, şantiyelere, sanayi sitelerine sürülmüştür. Öğrencinin yeri şantiye, atölye veya fabrika dişlilerinin arası değil; okuldur. Çocukların ellerinde ağır sanayi aletleri değil, kalem ve kitap olmalıdır. Staj ve mesleki eğitim adı altında meşrulaştırılan çocuk işçiliğinde, gencecik evlatlarımızı iş cinayetlerinde kaybediyoruz. Bu ölümler kaza değil, çocukları ucuz iş gücü olarak gören sömürü sisteminin taammüden işlediği cinayetlerdir” dedi.
"Hiçbir çocuğun eğitim hakkı elinden alınmamalıdır"BES Bursa Şube Kadın Sekreteri Emine Kan taleplerini ise şöyle sıraladı:
• 5510 Sayılı Sefalet Yasası İptal Edilmelidir! 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası ayrımı derhal son bulmalı, hakkaniyetli bir "İntibak Yasası" çıkarılmalıdır.
• Aylık Bağlama Oranları (ABO) Eski Haline Getirilmelidir! Emekli maaşları, açlık sınırının ve asgari ücretin çok üzerinde, insanca yaşanabilir bir seviyeye çekilmeli ve ekonomik büyümeden tam pay almalıdır.
• Kamuda Kayıt Dışı Ücrete Son Verilmelidir! Emekçilere ödenen tüm ek ödemeler, tazminatlar ve seyyanen zamlar emekli keseneğine (prime esas kazanca) dahil edilmeli, "Tam Sigorta" uygulanmalıdır.
• Çocuk İşçiliğine ve Öğrenci Sömürüsüne Derhal Son Verilmelidir! Mesleki eğitim (MESEM vb.) adı altında öğrencileri tehlikeli işkollarında ucuz iş gücü olarak kullanan sisteme son verilmeli; iş cinayetlerinin sorumluları yargılanmalı, hiçbir çocuğun eğitim hakkı elinden alınmamalıdır.